'Game' sözcükleri arandı, toplam 39 tane içerik bulundu.
Telefonun çalar saat uygulaması beşer dakika arayla çalmaya geceden hazırdır. Bir telefon sesi tarafından uyandırılmaya rıza göstermenin ardından yapılabilecek en zor seçim hangi melodiyle uyandırılacağını seçmektir. Bu seçim var oluşa temas eden...
Half Life, Unreal Tournament ve de pek çok online fps oyununda mevcut deathmatch modunun flasha indirgenmiş hali diyebiliriz. Daha ziyade unreal tournament tadı aldığım oyun sıradan bir flash oyunundan çok daha kapsamlı ki bu da oyundan kopmanızı
Testere 7, Fenerbahçe'yle alakalı olacak diyorlardı da inanmıyordum. "Hadi canım sen de, yok daha neler, inanmıyorum kuzum, siktirgit lan taşak geçme, lan olm iki dakka huzur ver" derdim. Meğer gerçekmiş. Çok başarılı bir fragman....
Rockstar Games firmasının 97 yılında piyasaya sürdüğü Grand Theft Auto serisinin ikinci oyununun introsu efendim. Grand Theft Auto London:1969 serisinden sonra 99 yılında çıkan bu oyun GTA serisinin -bana göre- en başarılı oyunudur. Zaten bundan...
Saatlerimi yiyen ömrümü çürüten bir oyunla karşınızdayım, bu yaşadıklarımı siz de yaşayın istedim. Oha lan bu nasıl oyun dedirten oyun. Kendi karakterimizi yaratıyoruz tipimizi ayarlıyoruz, online yarışlara katılıyoruz. Hızımızı, zıplamamızı falan...
Ey abarth egzostlu, siyah cam filmli,paynır teypli modifiye şahin sahipleri güzel insanlar! Sorarım size; Lisenin kapısında kaç saat beklersiniz hastası olduğunuz manitayı? Yada daha güzel bir cıvır görünce kaç sigara nefesinde harcarsınız...
Çizgiyi alengirli yerlerde mouse ya da yön tuşlarıyla yöneteceğimiz, refleks ve beceri isteyen bir oyun. Ben sevdim. Siz de seveceksiniz. Sevenler ağlarmış.
Bende yazıyorum... yazdıklarımı da "Bir şizofrenin saçmalıkları" başlığı altında boşa yazmıyorum. Bakmayın şizofren falan değilim, arkadaşlar öyle çağırıyor sadece. Hayatla ne gibi bi alıp veremediğim var benim ? Lan aslında bakmayın...
Cüneyt Arkın'ın kurşununu yemek yeşilçamın emekçi kötü adamları için ayrı bir zevktir. Kurşunu yiyen oh be vuracaksa Cücü vursun der ve çiftelli oynayarak kolajdan ayrılırdı. Ve bir de Gargamel vardı. O, kötüydü.
Karakterin yolunu çizerek bitişe varmasını sağlamaya çalıştığımız, yer yer sabretmeyi öğreten, yüreğimizin götürdüğü yere gitmemiz gereken bir oyun...