'nimet' sözcükleri arandı, toplam 10 tane içerik bulundu.
Yazımın 1. bölümünde kısmen normal sayılabilecek 8 grup yurdum insanına değinmiştim. 2. ve son bölümde en dipleri ve kalbür üstü şahsiyetleri anlatacağım. Beğenmeyen okumasın: 9-Baba parasına talim eden kalburun en üst grubu: Burger restoranın
Xi ve kabilesi medeniyetten bihaber, batı kültürüne zıt ütopik yaşamlarını sürdürürler ta ki bir uçaktan atılan Coca-Cola şişesiyle karşılaşana kadar. Coca-Cola şişesinin Tanrı tarafından gökyüzünden onlara gönderildiğine inanırlar. O ana kadar alet...
Öyle oluyor..Öyle geliyor,çocukken hiç büyümeyecekmişsin gibi geliyor ya..O duygu acayipmiş.Yani şimdi şimdi anlıyorum ki,çocukken uğradığımı düşündüğüm haksızlık karşısında,ya da durup dururken sarfettiğim ‘BÖYÜYÜCEM BEN,BÖYÜYÜM DE GÖRCEKSÜNÜZ!’...
Farkına varanlar bilir. Sabır gerektirir. Hevesinizi, coşkunuzu, enerjinizi törpüler. Aksayan bir şeylerin bir yerinden tutmaya kalktığınızda, tuttuğunuz yerden kopmaya alışmanız gerekir burada. hayatınıza devam edebilmek için biran evvel boş...
Hepimizin dönem başında sınıf başkanı/fotokopi sorumlusu olup, dönem sonu bu işin nimetlerinden faydalanma düşüncemizi kendisine misyon edinen Isparta' dan Ali, Arsenalin kendisini yatırması sonucu sakata gelip acısını Murat ve Fikret...
Sessizce çalışma odama girdim. Evde kimse yoktu, saatte çok geç değildi ama içimde çocukluktan kalma bir dürtüyle karanlıkta sessiz olmam gerektiğini hissettim. Masama oturdum. Odanın ışığına dokunmayıp çalışma masamın lambasını açtım. Bomboş...
İzledikçe farklı anlamlar çıkarılabilecek,farklı ve düşündürücü bir animasyon.İlk başta biraz saçma gelse de sonra anlaşılıyor mevzuu...
Trtnin tek kanal olduğu dönemlerde ekrandan inmeyen grubun akıllara zarar şarkısı. Neden, niçin, amacınız neydi diye sorası geliyor insanın.. Ha bi de soğan, turşu, fasulye, pilav, pulbiber oh yani..
Azeri reklamcı kardeşlerimiz, teknolojinin bütün nimetlerinden faydalanarak Örümcek Adam'ı inşaat reklamına monte etmeyi başarmışlar. Peter Parker seçiminde daha seçici olunsaymış tadından yenmeyecekmiş...
Doksanlı yılların ortaları, orta halli bir İç Anadolu kasabasında yaşıyorum o sıralar. Ergen bir bünyeyim ve o yılların modası olan kocaman James Bond çantalarla okula gidip geliyorum. Vücut yeni yeni yerli yerine oturma çabasında olduğu için...