Çocukluk Eğlenceleri

Efendim çocukken oynardık.Kah top oynardık , kah piskilet sürerdik , kah ise mario oynardık.bu tür atraksiyonları gerçekleştirirken hayat güzeldi.hatta arkadaşlar ile birlikteyken ne yapsak güzeldi.ancak öyle zamanlar olurdu ki belirli sebeplerden dolayı yukarıda sıraladığım eğlencelerden hiçbirine vakıf olamazdık.evde yalnız kalırdık ve kaderimize terkedilirdik.işte böyle anlarda üzerimize düşen ödev bir icat çıkarıp eğlenmek ya da bilumum yaramazlıklarla hoş vakit geçirmek idi.misal:

Balkondan , gelene geçene cisim fırlatmak:Efendim çocukluk hali , gönül atraksiyon ister , heyecan ister.e ne yapayım ben de balkona geçer kurban beklerdim.bir insan belirse önceden temin edip avucumda muhafaza ettiğim materyali (patates , soğan , mandal vb...) güzel bir zamanlama ve nişanla fırlatır , isabet edecek gibi ise hedefe 15-20 santim kala kendimi içeri atardım.önceden açıp ayna görevi icra etsin diye konumlandırdığım pencereden olan biteni seyrederdim.bu durumda zede beni katiyen göremezdi.erketede bekleyiş bazen uzun sürerdi zira kafasının ortasına zopa yiyen şahıs inat edip yüksek perdeden sövmek suretiyle materyali atan ipneyi tespit edip cezalandırmak ister idi.ve bu o zamanlar bana çok komik gelirdi...

Arabaların sinyal lambalarına aynayla güneş ışını yansıtmak:Bir diğer kaşıntım banyodan aldığım 15e 20 boyutlarındaki arkası puslu ayna ile pencereye çıkıp park halindeki yahut kalkış halindeki araçların sinyal lambalarına ayların verdiği deneyim ile ustaca ışık yatsıtmaktı.yoldan geçen bazıları sinyalin açık unutlduğunu zannederdi ve ben buna götümle gülerdim.bi keresinde sanırsam ailesini pikniğe götürmeye hazırlanan bir ev reisini epeyce terletmiştim.adam iniyo biniyo sinyali kontrol ediyo garibim.ne yapsa olmadı sonra gittilerdi...

Aile fertlerine acı süprizler hazırlamak:
Bazıları çok klasik ama işe yarardı.misal ablamın umumiyetle dinlediği pop kasetlerinin en can alıcı saniyelerine record tuşu yardımıyla not bırakmak ya da nakaratta vokali karga sesle ele geçirip lakaitçe okumak.misal tuz kavanozu ile şeker kavanozunu fifti-fifti miksajlamak.paralelden telefon sapıklığı yapmak; konuşulsa tanınacağını hesabederek ahizeye üflemek , herhangi bir kıllanma durumunda ustaca telefondan uzaklaşıp meşgul görünmek...

Deftere dünya kupası almanağı hazırlamak ; kendi kendine zar atarak dünya kupası düzenlemek ki brezilya kaybedeceğinde beynin diğer yarısını kandırarak zarda hile yapmak ; çorapla top oynamak ki verzalit sandalyeyi kale belleyerek kaleye oyuncak goril geçirmek ; çorabı duvardan sektirerek vole , kafa(lık) vurmak ; otuzbir çekmek ; hayal kurmak...

işte günlükçüğüm böyle de kıytırık bir çocukluk tamamladım ve yansımalarını her an yaşıyorum...

3 10 Temmuz 2008
Yorumlar
Yorum Yaz
Bu içeriğe hiç yorum yazılmamış, bir ilke imza atmak ister misin?
© 2004 - 2017 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...