Evlilik Programları.

Ben evlilik programı yapanları kıskanıyorum, izdivaçlar hayat tarzım oldu lan. Bu nası iş ben anlamadım. Okul formalarını değiştirmeden TV başına oturduğumu hatırlıyorum.

Şimdi şöyle, akşam kuşağı Esra Erol'la Evlen Benimle, sabah kuşağı ise Ne Çıkarsa Bahtına. Bu ikisi arasında git gel yapıyorum sürekli. Yok yok öyle değil, programın ismi Ne Çıkarsa Bahtına. Bilin bakalım hangi kanal? Tabii ki Flash TV. Her liseli gibi bende zorla gidiyorum galiba okula. Sabah kalk, bi şeyler ye, yazılın varsa yazılıya çalış falan falan...

Moral ve motivasyonum çok iyi olmuyo doğal olarak. Bi de her sabah uykulu olduğumdan, hafif bi sinir de olmuyo değil. Napıyorum? Hemen Flash TV'yi açıyorum. Zaten kanalı açar açmaz bana bi gülme geliyo. Gelen talibine bakir misin diye soran seksenlik amca mı dersin, gelen taliplerine kek ile çay ikram eden genç kızımız mı dersin, hepsi var. Evet evet yanlış duymadınız son cümlemi. Geçen bi ablaya denk geldim, yanında çay var, börek var, kek var. Gelen taliplerine sırayla ikram ediyo. Neymiş efendim, kendi elleriylen açmış. Ulan herifin biri 2 dakika çay karıştırdı, mahalle kahvesine çevirdi programı. Güleyim mi, ağlayayım mı bilemedim. Ama genellikle gülüyorum.

Öncelikle biraz Flash TV'de olan evlilik programından bahsetmek ve ayrıntıya girmek istiyorum. Programımızdaki paravan denilen bölgeye baktığımızda, banyo perdesine benzeyen, aşağıdan yukarı doğru açılan ince bir örtüyü görüyoruz. Pembeli, kalpleri bile var. Yanlış hatırlamıyosam perdeyi yukarı çeken kişi sunucuydu. Elinde bi kumanda hatırlıyorum ama emin olamadım şimdi. Az yeseydiniz de bi paravan yaptıraydınız keşke. Kadın konuşurken nefesinden gelen rüzgar ile örtü düşecek diye korkuyorum.

Müzik konusuna gelince, orkestra yok. Bence normal. Mesela dans müziği olarak sadece My Heart Will Go On var. Ha, Flash TV'nin halayına, halk oyunlarına, oyun havalarına, dansçı gruplarına sözüm yok. Ufak bir el şıklatmasıyla stüdyonun ana baba günü olacağından şüphem yok. Aşiret gibiler, maşallah.

İki kişiye birden talip olma durumları da mümkün Ne Çıkarsa Bahtına adlı evlilik programımızda. Geçen yine yaşlı bir teyze vardı. Amcaya talip oldu, amca istemedi. Beş saniye sonra tribün dediğimiz bölgedeki başka bir amcaya talip oldu. İkinci talip olduğu amca da ilk amcanın oda arkadaşı çıktı, kankiler yani. Bunu duyan amca, ''O benim oda arkadaşım! En yakın arkadaşımın talibiyle konuşmam!'' diye saçını başını yırttı. Sonra azgın teyze televizyondan bana talip oldu. Şaka lan, inşallah ruh eşini bulur teyzecim.

Başka bir bölümde ise talip olarak gelen bir beyefendi var. Tamam hoş, güzel. İşin komik tarafı talibin, talip olarak geldiği kişinin karşısından gelmesi. Ben oturuyorum, siz karşıdan bana talip olarak geliyosunuz yani. Şaka mısınız arkadaş, arkaya bi yere bölme falan yaptıraydınız keşke. E paravan neden var, bunlar konuşmadan, birbirlerini görecek diyosunuz evet. Onun da çözümü var. Sunucu abla talip gelmeden önce adayın koltuğunu ters çeviriyo, gözünü falan kapatıyo, talip geldikten sonra tekrar kameraya doğru çeviriyo. Ben ne desem bilemedim ki. İlkel şartlarda program yapılıyo, saygı duymak lazım.

Flahs TV için özellikle parantez açmak istedim. Dalga geçtiğime bakmayın. Takılıyorum ya. Doğallar, komikler. Keşke her şey, herkes bu kadar doğal olsa, saf olsa lan. Neyse, evlilik programları hakkındaki yazımıza genel olarak devam ediyorum.

Mesela seyirci bölümü dediğimiz bölümde, en ön sırada yaşını başını almış değerli amca ve teyzeler bulunur. En ön sıraya yerleşebilmeniz için genellikle 1 defa evlenip ayrılmış, ya da başınızdan herhangi bir nişan, söz geçmesi gerekli. En azından ufak bir tecrübe sahibi olmanız gerekli. Çünkü bu kısımda oturan kişiler genellikle 2.27 dakikada bir yorum dile getirirler. Taliplere, adaylara yol gösterirler. Bunun için de ele avuca gelecek bir bilgi birikiminizin olması gerekli. Ha unuttum, en ön koltuğa oturmak için son bir çare var, ''Kavgacı mahalle karısı modeli''. Bu yapıya sahip modellerimiz programa katılan her kişiye, ağzından tükürükler saçarak saldırır. Sen para için gelmişsin der, evde kalırsın der, yaş aralığın çok fazla der, ananı da al git der. Yani son cümleyi demez de, Rtük kurallarını oldukça zorlar. Ama sonuç olarak onlar yorumcudur. Evlilik programlarının gülüdür, böceğidir. Karşıda oturan kişi haklı olsa bile kendisini yoğun bir baskı altında hissederek haksız olduğunu hisseder. Yorumcu amca ve teyzeler bunu hissettirir. Ayrıca buradan Cemal abiye sevgilerimi ve saygılarımı iletiyorum. Aralarında en kalıcı olan o oldu çünkü. O kendini biliyo.

Mesela ısrar olayı var bu programlarda. Hem gelen adaya, talibe baskı yapmıyoruz deniliyo, hem ''Bir bardak çay içsen nolur??'' şeklinde hayvanlar gibi baskı yapılıyo. Gıcık oluyorum güzel kardeşim. Hapishane değil orası, ağır olun len. Adamın elli talibi geldiyse ellisini de geri çevirme hakkına sahip. Ellisinden de yatlar, katlar isteme hakkına sahip. Çok yakışıklı, çok güzel isteme hakkına sahip. Gelip, bir hafta içinde evlenip gitmek zorunda değil. İlle utandıracaksınız adamı, ya da kadını. Demek ki beğenmemiş, ya da 1. el talip arıyo, çift dikiş istemiyo belki. Ya da çok başka bi neden. Söylemiyo, utanıyo, bahane buluyo sonuç olarak. Sonra vay efendim neden doğruları söylemiyoruz, neden açık olmuyoruz. Arkadaşım, rahat bırakın o zaman insanları, tamam mı.

Gördüğünüz gibi bilinç altıma yerleşmiş. Her an katil olabilirim, aman onunla bununla evlen diye ısrar etmeyin.

Çok ekşınlı olaylar da oluyo tabii. Face'de tanışıyolar, programa katılıyolar. Yok efendim programda cilveleşiyolar, Face'de webcam show yapıyolar. Face'de tanışıp evleniyolar, sonra biri gelen oyun isteğini kabul etmiyo. Ayrılıyolar, ne bileyim sorumlusu Esra Erol falan oluyo. Gördüğünüz gibi hep Face dedim. İlk ve ana sorun Facebook. Gidin okey oynayın olum feyste, derdiniz nedir. Boş işler hep. Her programda olduğu gibi ağız dalaşları da oluyo tabii, buraları es geçiyorum.

Hep eleştirmeyelim. Hayırlara da vesile oluyo bu yapımcılarız, sunucularımız. Programda evlenip 2 sene sonra dört çocukla gelen çok insan oluyo. Nedense hep dört çocuk ama, ilginç. Salladım zaten. Anasını babasını bulanlar oluyo. Eski yarine yeniden kavuşanlar oluyo. Küs olduğu kişiyle barışanlar oluyo. Oluyo da oluyo. Eğer hayırlı bir şey gerçekleşecekse yer, zaman, kişi, kurum önemli değil. Verin gazı.

Cümleleri daha fazla uzatmak istemiyorum. Aklıma gelenleri mal bir dille yazmak istedim. Sonuç olarak ben yine başa dönüyorum, evlilik programlarını gülmek için izliyorum diyorum. İzlemek güzel şey, her şeyi izleyin, görün. Ne bileyim, insan görmek istiyo. Ayrıca, gülmek çok mükemmel bi şey.

Saygılar, oos.

oos oos diyor ki;
Kategori: Genel
Etiketler: evlilik programları izdivaç gelin damat
3 06 Temmuz 2013
Yorumlar
Yorum Yaz

Tüm Yorumlar

  • oos
    oos 07 Temmuz 2013 - 12:45tedavim devam etmekte iyiye gidiyorum, teşekkür ederim masoncum :) [ispiyonla]
    +1
  • 36derecemason
    36derecemason 07 Temmuz 2013 - 09:14Benden daha beter olanları varmış allah yardımcın olsun. [ispiyonla]
    +1
© 2004 - 2019 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...