Retro Görsel
Zeki Müren Sen de alkışla
1.668.012 kere alkışlandı

Beynimin En Güzel Kıvrımı Türkçe

05.07.2009
Alttaki metin kullanmakta olup da nasıl da param parça ettiğiniz bir varlığı anlatmaktadır. Burada benim ekleyeceğim birçok şey vardı ama giderek teknik bir havaya bürünmemesi ve uzamaması için genel itibarıyla anlattım. Anlayan anlar zaten özü içinde olduktan sonra.

Ah, evet, gördüğünüz, duyduğunuz, dokunduğunuz her şey aslında beyninizde vuku buluyor. Pek çoğunuz bunu biliyordur. Ayağınızı çarpıp küfrettiğiniz taş da, maşuğunuzun kucağına bıraktığınız çiçekler de beyninizde. Bu ikisini olmasa da arasında geçebilecek binbir tecrübeyi yaşamışsınızdır. Hepsi beynimizde oluyor. Sözgelimi beynimizin dışına çıktığımızda iletişim denen kavram ortaya çıkıyor. İletişim birçok yolla gerçekleşse de konuşmak en yaygını ve kolayı; birbirimize ve bizden sonrakilere bıraktığımız en büyük ortak miraslardan biri. Her bir kelimenin dile geliş süreci insanlık tarihi kadar eski neredeyse. Bir söz çıktığı zaman, onu tarihin insanlar vasıtasıyla beyninize yerleştirdiğiniz kıvrımlardan çekip çıkarıyorsunuz. Bu, köklü tüm diller için böyle. Dil dediğimiz araç insanı kendisi yapan şeylerden sadece bir tanesi ama en önemlilerinden biri. Bir dili olması gerektiği şekilde kullanmak sadece konuşmak değil, aynı zamanda güzel bir resim yapmak, bir film çekmek, notalardan bir eser ortaya çıkarmak gibidir. Çünkü dil hepsini bir araya topladığı gibi bir arada da sunar. Gerçekten güzel konuşan birini dinlediğinizde anlatılanın gözünüzde bir resim ya da kulağınızda bir müzik vs olması pek doğaldır. İşte dilin önemi bir katmana daha kavuşuyor: Ulaşmak istediğiniz yere onunla gitmek zorundasınız, bu bir tercih değil. Onu doğru kullanmazsanız bırakın bir sonraki durağınızı, gideceğiniz yere dahi ancak uzaktan bakma şansınız olur: Sanat, bilim, öğretim, felsefe vs.

Yaşadığımız zaman ve yerde tırpanlanan tüm değerlerin en önemlilerinden olan Türkçe, içinde nefes alacağımız bir orman olması gerekirken boğulduğumuz bir çöl haline gelmekte. Bu çölleşmeye televizyon, gazete, radyo, reklam vs gibi araçlar değil sadece, hepimiz birden sebep oluyoruz. Karşılığı olan bir kelimeyi değil yabancısını tercih etmek, karşılığı henüz olmayan bir kelimeyi doğru tarif etmek yerine doğrudan kendisini kullanmak; sonlarına yardımcı fiiller takarak güya doğru konuşmak artık bir önceki dönemin sorunu. Şimdi cümlenin köşe başlarına sinsi sinsi yerleşen yabancı yapıları kullanmak moda. Her ne kadar dikkat etse de bazen bu satırların sahibi de bu tuzağa düşüyor. Çünkü herkes o kadar çok yabancılık sevdasındaki sıra ona geldiğinde, o dahi duymaya duymaya doğrusunu unutmuş olup tuzağa düşüyor. Dilin dönemlik hareketi başka, değişmesi başka hallerdir. Bu dilin önce başkalarınca bozularak, sonra da asıl sahiplerinden ötürü bozunmasıyla ortadan kalkması demek.

Buna asıl sebep insanların görgüsüzlüğü. Çünkü yabancı dil bilmek ayırt edici, onu kullanmak bilgililiğin göstergesi kabul edilmiş. Yazar nice sözüm ona kalburüstü okul okumuş da bunu hala marifet sanan birçok şapşal ve hatta sapasağlam öküzlerle karşılaşmıştır. Kendisi onları birer aptal yerine koyup küçük düşmelerini izlemektedir her kelimede. Bu o kadar alçaltıcı bir şey ki yazarca artık ciddiye alınacak tarafları kalmadığına kanaat getirilmiştir. Bir toplantı, sohbet ya da yazışmada yabancı bir kelime ile karşılaştığında onlara Türkçelerini sormakta ve o kadar basit bir şey olduğu ortaya çıkınca da küçük düşmelerini zevkle izlemektedir. Çünkü cahil toplumumuz kendisini ve kendinden olan müthiş bir değeri parçalamayı marifet saymaktadır. Cehalet önce bütün değerleri kendi seviyesine çekiyor, sonra da iyice kirleterek daha aşağıya indiriyor. Bunu okuduğunuz yerde de birçok örneğini göreceğiniz bu tür bozunma size kaybettirecektir en nihayetinde.

İşi yaratıcı yazarlık olan biri için bile dili kullanırken hata yapmak kaçınılmaz olabilir. Umulur ki bu bir anlam ya da noktalama hatası olsun. Dilin tüm kurallarını her seferinde koruyarak bir metin yazmak herkesin harcı değildir. Bu herkesin içinde 40 yıllık yazarlar dahi olabilir. Ancak Türkçeyi kaldırıp yerine başkasını koymak olsa olsa aptallıktır. Bu noktada reklam, televizyon gibi araçları toptan geçmek gerek.

Beynimin en güzel kıvrımı Türkçe, beynimi ulaşabileceği en yüksek noktaya çıkaracak araçtır. Kaldı ki aramızdaki iletişimi ona borçluyken onu aradan çıkarmanın görgüsüzlükten ve cahillikten başka nedeni nedir? Zorunluluklar bir yana, kendisi varken yabancıyı kullanmak neden? Bazıları doğru biliyor ki kendi ülkelerinde yabancı dilin kullanımını yapabildikleri her alanda kısıtlıyor ya da saklıyorlar.Üreteceğim her şey beynimden, o da beynimin en güzel kıvrımı Türkçeden çıkıyor ve çıkacak, yarım yamalak bildiğimiz yabancı dillerden değil. Daha birini öğrenememişken doğru dürüst güya üzerine koyulan diğer bir dille kültürü arttırmak ancak böyle sananlar arasında geçer akçedir. Diğerlerini gözünde birer aptallık hatta sapasağlam bir öküzlüktür. Beynin kıvrımları yok oldukça omuzlarda bir yük olacak sahibi de kimliksiz ve dolayısıyla kişiliksiz, kültürsüz, bilgisiz bir hiç haline gelip beyinsizleşecek, daha da acısı bunun farkında olmayacaktır.

Rahatsız olduğum bir konuydu öteden beri. En azından belirterek dahi olsa adım atmakla en iyi içeriklerinden de birini sağladığıma eminim.


1460 defa
okundu

lokomotif

lokomotif gönderdi

Paylaş

paylaş

Oyla

  • 5/5 Yıldız
alkislarla
lokomotif
+1
 
lokomotif 29.08.2009 17:19

bak çocuk seni tanımıyorum ama şu an askerdeyim. vakit çok kısıtlı burda. cevabını dönüce vereceğim. sen de bu arada dersine çalış. şaka şaka. ama cidden cevabını vereceğim. özellikle çavuş olduğumda yapacağım çalışmalar bu yönde olacak.

yorum
mahmut123456
0
 
mahmut123456 27.08.2009 02:01

gereği yokken yabancı dilden kelime konuşmak zaten sözde entelektüel refleksidir. (orwell ve twain'in bu konuda çok eğlenceli makaleleri var) buna kimse karşı çıkmaz, ancak tutarlı olmanız için nereye kadar yabancı kelimelere karşı olduğunuzu belirtmeniz daha sağlıklı olurdu. ortodoks bir yabancı kelime karşıtlığınız varsa eğer, bu durum linguistikle iştigal eden birine 'yaşlıların gençlerin kullandığı dil konusunda gösterdiği alerjik reaksiyon' gibi gelir. yani biraz avam bir tepkidir. kaldı ki günümüz türkçesinin kelime haznesi ağırlıklı olarak yabancı dil kökenlidir, tdk'nın öztürkçeleştirme politikasına rağmen. 'ile' harici bütün temel bağlaçlar da ya farsça ya arapça ya da arapça-farsçadır. ama türkçe ölmemiştir. bozulmamıştır da. sentaksını da korumuş harika bir şablon görevi görmüştür, zihni sınırlamamıştır. orta asya türk metinleri divan eserlerinden daha güzel diyen varsa tartışacak birşeyim yok tabi. madem bu kadar kanayan yara olmuş bu konu nezdinizde, haddim olmadan linguistike girişmenizi tavsiye ederim. zira yazdığınız deneme ciddi bir disiplini ele alıyor. fakat çok subjektif, ucu açık, keyfi kalıyor içerdiği beylik söylemler ve hakaretlerle. sahte entelektueller ve onlara özenenleri hedef almışsınız ki bu güzel bir şey fakat yeni bir şey değil. Üslubunuz ise ülkemizde yeni değil dil konusunda. hatta işi tdklara kadar götürdü. bu konuda da orwell'in 1984'ünde yer alan 'newspeak' ve 'doublethink' kavramlarına göz atılabilir en basitinden. dilin kalitesi hayatın kalitesiyle doğru orantılıdır. keşke sandığınız kadar basit olsa bu işler.

yorum
idaho87
0
 
idaho87 13.08.2009 12:22

bunu neye dayanarak soyledigini sorabilir miyim punchonline? ne tarz bir ses cikarmak istiyorsun da alfabedeki harfler bunlara yetmiyor.? ornek olarak ingilzler ''ş'' harfini cikarmak icin ''sh'' harflerini yan yana kullaniyor.tek bir harfi ifade etmek icin 2 harf kullaniyorlar. e tabi senin demek istedigin ''taksi'' degil de ''taxi'' olsun demekse onu bilemem.

yorum
punchonline
0
 
punchonline 08.07.2009 11:29

aslında sorunun kaynağı da şu.. bugün kullandığıımız alfabe aslında dilimizi yazıyo dökmek için yetersiz bir alfabedir.. şu an ki haline en az 4-5 harf daha eklenmesi gerekir.. oluşturulurken gerekli hassasiyet gösterilmemiştir..

yorum
coffee
0
 
coffee 06.07.2009 23:49

Şimdi bu yazar kim bilir nice sözüm ona kalburüstü okul okumuş da bunu hala marifet sanan birçok şapşal ve hatta sapasağlam öküzlerle karşılaşmıştır.

yorum
aumurg
0
 
aumurg 06.07.2009 19:52

Amurg derken benden mi, yoksa benim rumuzumu andıran başkasından mı söz ediyorsun anlamadım. Ayrıca ilk olasılık olsa bile, niye kendi adıma bakmam gerektiğini de anlamadım. üstelik senin yazını da eleştirmedim, sadece yabancı kelimeleri doğru kullanmasını bilirsek, dilimizin zenginleşeceğini belirttim.

yorum
lokomotif
0
 
lokomotif 06.07.2009 18:10

şahsımı içerik gönderme hususunda sıkıştıran roleks ve diğer 1, 2 admine (vogue, bu ayrıyeten şarlamıştı da) selam eder, sevgili içeriğimi idareli kullanmalarını tavsiye ederim. Bundan sonra göndericem her içerik küfürlü olur çok pis. Hoanes, senin ayrı yazılması gerekenler dediklerin hangisidir bilemiyorum ama onların dışında da hata buldum ben. Zaten üzerime bok atılmaması için sondan 2. paragrafı yazmıştım. Gene geldi; olsun. Amurg'a gelince, sen önce kendi adına bak(ınız). saygılarımla. Coffee, yorumuna bakınca vuku bulacağına kuku bulmayı tercih edenlerin sitesinde olduğumu anladım. Hepinize laf yetiştirim özelden gelirseniz. Sğlıcakla kalın evlatlarım. (borastronaut, bana banka hesabını yolla) insanın içeriği olması ne güzel. çocuğu gibi. büyüdü, serpildi. 10 içerik oldu. tutup koparıcam galiba. kesiym burda. (ahaha esprikli finito) (finito dedim de kendi yazdığıma ters düştüm, burdan da ayroniii şeklinde bağlayarak hadi grsrz demek istiyorum.

yorum
hoanes
0
 
hoanes 06.07.2009 17:26

yazıyı soluklu okudum. arada telefon çaldı, kapıcı geldi. bu yoğurt kovasını alim mi diye sordu. e koyduk ki alasın dedim falan. her neyse, en başta "presentation" gayet güzel. yazı, bitişik yazılması gereken bir ikilemenin ayrı yazılması dışında "grammer" olarak kesinlikle çok iyi. ha derseniz ki malın evladı; dahi anlamına gelen daum'u bile kimse doğru düzgün ayrı yazmıyo, öp başına koy, ne diyon sen. tamam derim. ama husus bu olunca da eniğine ciciğine bakarım. "subject" de ele çok iyi alınmış. lokomotif için küçük, insanlık için de küçük bir yazı. hedef kitleye ulaşması dileğiyle, bize de congratulationlar demek kalıyor. viva.

yorum
roleksoglu
+1
 
roleksoglu 06.07.2009 12:15

yazı hakkında söylenecek güzel şeyler var lakin dikkatinizi farklı bir konuya çekmek istiyorum. lokomotif efendinin site halkı ile bir paylaşımda bulunması site timeline'ına işlenecek çok önemli bir madde, tarihe düşülen müthiş dikkat çekici bir nottur. hakkı devrim modunda site ahalisinin vicdan ve beğenisine arz ederim.

yorum
aumurg
0
 
aumurg 05.07.2009 20:54

Pek ya esneklik ve evrilme ne olacak ? Dilin kemiği yoktur ki, işine en kolay olacak şekilde esneyiverir ve evrimleşir. Yabancı kelimeler deniyor, ama Türkçemiz zaten şu zamana kadar Arapçadan, Farsçadan başta olmak üzere bir sürü kelime almış ve kullanmaktadır. Aslında dili bozan, içindeki yabancı kelimelerden çok , bu kelimelerin kulanılış tarzıdır. Yabancı kelimeler dili devşirmemeli, dil yabancı kelimeleri devşirmeli. Mesela ingilizce şu anda içinde en çok yabancı kelime barındıran dil o. Tüm bu kelimeleri ingilizceden elesek, geriye ingilizce diye çok kaba ve yetersiz bir dil kalacak. Yani demem o ki, yabancı kelimeleri iyi değerlendirmesini bilirsek, dilimizi yozlaştırmaz, tam tersine zenginleştirir.

yorum
ara
KATEGORİLER
AnaSayfa | Video | Ses | Şipşak | Atari | Yazıyorum | Bağlantı
 
ALKIŞLARLA YAŞIYORUM
Hakkımızda | Yayın Politikası | Kurallar | Kullanıcı Sözleşmesi | Gizlilik Sözleşmesi | İletişim
 
BAĞLANTILAR
Myk Medya | Kaybolduk.biz | Televidyon | Ayakustu.tv | Yahoyt
 
© 2009 MYK Medya. Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Alkislarlayasiyorum.com 'da içerik argo,küfür,cinsellik vs...içerebilir, 18 yaşından küçükler için hukuken sakıncalı olabilir. 18 yaşından büyük olmanıza rağmen rahatsız olabileceğinizi düşünüyorsanız buralara bir daha uğramamanızı tavsiye ederiz. Mahkeme, avukat, hakim gibi kelimeler bizi internette on tırsak gücüne ulaştırmaktadır. Eğer sitemizde bulunan bir içerikten rahatsızlık duyduysanız ya da telif hakları size aitse, yönetime bildirmeniz halinde gereği yapılacaktır. (0.218466043472)
Twitter Facebook RSS FriendFeed