Bir Gazetenin Koridorlarından

Bir gazetenin koridorlarından
Kamera Kayıt dökümleri (PG-pek gizli)

Büyük gazetenin yazıişleri idare katı yine kalabalık, rutin koşturmaca devam ediyor. Köşedeki umum müdürlük odasının jaluzileri açık. Yeni müdür Ennis camın arkasından piposunun sapını sinirle ısırarak bekliyor.

Pek şık “ Bulgari” sarı, kavanoz dibi kadar iri saatine de ara ara bakan Ennis, koridorun başında beliren Ertuğ’a , hararatle gel gel anlamına gelebilecek el kol hareketleri yapar.

Ertuğ adımlarını hızlandırır . koştura koştura daha bir hafta öncesine kadar kullandığı, İçindeki deri makam koltuğunun yılların etkisiyle kürek ve omuz kemiklerinin şeklini aldığı odanın kapısına yönelir . Ezbere adımlarla içeri dalacakken, mevcut statü aklına gelir ve saygıyla vurmak için bir obje arar . Kapı olmadığı için cam bölmenin kenarına üç defa vurur..
“tık tık tık”
-Gel gel.
-Beni çağırmışsınız müdürüm
-Nerde kaldın Ertuğ!
-Ben aslında hemen gelecektim ama yolda Okutay abiye rastladım. Dur sana bi soru soracağım dedi, Müdürüm çağırıyor dedim ama..
-Ne sordu?
-“Slovakya’mı Slovenya’mı daha büyük” dedi
-Sen ne dedin?
- Yermiyim müdürüm, “Bırak Okutay abi , Slovakya Slovenya’nın Slovakça söylenişi” dedim.
-Ben tam tersi diye biliyordum ya , neyse. Bak Ertuğcum sende yazıişleri müdürlüğü yapmamış olsan tamam diyeceğim ama biliyorsun bu saate yazı kalmaz hala yazın gelmedi. Ben şimdi ne diyeyim sana . Seni bekliyoruz . Dizgiye senin sayfayı atamadık.
-Müdürüm..
-…..
-Müdürüm aslında bitti de , yani size layık kalite bi yazı olsun diye özendim ondan biraz gecikti az bi nüanslar kaldı.
- Bak 5 dakka . tamammı….
_ İtin olur müdürüm..

Ertuğ geldiği hızla, koşar adım döner ve 4 dakika sonra Müdürünün yanındadır. Ennis dikkatle yazıyı inceler . Ertuğ misafir koltuğuna oturup oturmamakta tereddüt eder. Ennis’de otur demeyince tem otoyolundan geçen arabalara sanki çok ilginçmiş gibi uzun uzun bakar…
Derken,
Ennis:
- Buraya “Abomo’nun yeni siyaseti Pakistan’ı ihya etmezse ne olayım” yazmışsın.
- Evet yazdım.
- Abomo’nun ?
- Yav Abomo varya , zenci, başkan oldu ya beyaz dişli …Amerikanın…
- Anladım Ertuğ teşekkür ederim. Sen yarına hazırlık yap.
Ertesi gün sabah daha temizlikçilerin gelmediği bir saatte, yazıişleri katında değişik bir hava vardır. Ertuğ , Memmed Alli ve Setat çay ocağının yanında fısır fısır konuşurlar. Bazen tutamayıp yükselttikleri sesleri , el kol hareketleri bir sıkıntılarına işaret etmektedir.

Acaba bugün nasıl gelişmelere tanıklık edeceğiz değerli okuyucu?
xxxxx xxxxxx xxxxx

Katering firmasının kalitesiz yağ ve pirinçten yaptığı pilavı ve sert tavuk ızgaralarını yedikten sonra bu üçlü tekrar bir araya gelir ve koridorun başında tereddütler içinde yüzü şekilden şekle giren Ertuğ’u , Memmed Alli ve Setat adeta iterek Ennis’in odasına gönderirler.
Odanın girişinde öylece duran Ertuğ’a Ennis:
- “Ertuğ yazını mı getirdin ?” diye sorar
- Yok müdürüm de şey diyecektim
- Ney
- Şey
- Yav Ertuğ ne diyeceksen de hadi, bak Ayşa bekliyor beni . Haftasonu eki için iki tam sayfa benle kaliteli şampanya ropörtajı yapacakmış. Kız kuaförden çıkalı 15 dakka olmuş daha yanına gideceğim.
- Benlede şarap ropörtajı yaptıydı da Okutay abi resimleri görünce “Oğlum şarap ropörtajı mı yaptınız Viktorya Sekret çekimi mi?” demişti.
- Hayat böyle Ertuğcum sen mazideki şarapları yadedersin bende bugün şampanya içerim.
- Öyle Müdürüm, mukadderat. Müdürüm maruzatım daha doğrusu maruzatımız var
- Hayırdır
- Memmed Alli ve Setat diyorki , bizler eski , bi nevi onursal Yargıtay başkanı gibi onursal yazıışleri müdürü sıfatındayız. Normal yazarlardan farklı özlük haklarımız olmalı diyorlar
- Bi nevi merkez valisi gibimi?
- Ya’ni.
- “Onursal yazıişleri müdürleri” odası yaptırayım mı? Lcd televizyonda koydururum.
- ……
- Gerçekten.
- Kaç ekran?
- 40 inç
- 42 inç olmaz mı?
- Ona söz veremem . Ama Full HD
- Benim için gayet münasip müdürüm . Zaten biliyorsunuz sizin takdiriniz benim için esastır.
- Timur’un filleri gibi olmasın. Başka ne istiyorsunuz?
- Memmed Alli , “ -koza kelebeği- yazıişleri müdürlüğü” olabilirmi diyor. Adım gene yazıişleri müdürü olsun pazarda kahvede sağda solda bu titri kullanayım hesabı galiba…
- Ankara ekini verebilirim.
- Sizin Takdiriniz müdürüm. Müsadenizle ben masama gideyim
- Ertuğ!
- Buyursunlar müdürüm
- Sen bi Ayşa’ya çıtlat demiyorum sana tabii ama ropörtajda benim için , “kadınların virtüözü , gizil bir çekiciliği aurası var gibi”laflar etse ne olur?
- Acaip havanız olur müdürüm..
xxxxx xxxxx xxxxx

( Bu metnin gerçekle herhangi bir alakası yoktur. Bu satırların yazarının bu güne kadar herhangi bir gazeteden içeri adım attığı da vaki değildir, öte yandan Süleyman Nazif’e ayrı bir saygısı vardırki buda ayrı konu)

Yorumlar
Yorum Yaz

Tüm Yorumlar

  • hayvan herif
    hayvan herif 07 Şubat 2010 - 23:33Gayet oturaklı, içten, abartmadan, yazı içerisinde parantezler açıp anlamamıza yardımcı gereksiz komik olmaya çalışan açıklamalar yapmadan yazılmış gayet güzel okunası. belki biraz daha uzun olabilirdi merak ettim mesela Ertuğ'un daha sonra ne yaptığını. [ispiyonla]
    +1
  • mesut bahtiyar
    mesut bahtiyar 05 Şubat 2010 - 18:35yenisey'in yazın kabiliyeti üzerine ben de herkes gibi hem fikirim. Tek anlayamadığım bu kadar başarılı bir yazarın ''neden?'' bu kadar çok yazım hatası yaptığı. Lütfen yanlış anlaşılmasın, ben de Türkçe öğretmeni değilim ve hatalarım vardır muhakkak. Ama bu kadar özenli bir yazıda tek tük değil sürekli yazım hataları olması beni şaşırtıyor. ''acaba bilinçli bir tercih mi?'' diye dahi düşünüyorum. [ispiyonla]
  • realnone
    realnone 05 Şubat 2010 - 01:33Devamının gelmesi; bu yazıyı, kalitesiz film senaryosuna çevirmesinin muhtemel olduğu kanısındayım. Kanımca en doğru yerde durmuş. Okuduğum kadarıyla yazar konunun içinde kaybolmaktansa, dışında kalıp kısa mesajlar verme duyarlılığı içerisinde. Edebiyatı genişçe ve okunması keyifli bir yazı olmuş, bırakalım tadı damağımızda kalsın. Ellerinize sağlık sayın yenisey. [ispiyonla]
    +2
  • febris
    febris 04 Şubat 2010 - 16:42Enfes bir yazı bi solukta okunası. Tam kaptırmış gidiyorken bitmesi doyumsuzluk hissi yarattı [ispiyonla]
    +1
  • Kolalayt
    Kolalayt 04 Şubat 2010 - 13:26her satırı ayrı bi lezzette. doyurucu olmayan tadı damakta kalan yazılarınızı hep bekliyoruz. takipçinizim. tebrik ederim. [ispiyonla]
    +1
  • elninorog
    elninorog 04 Şubat 2010 - 01:16takip ettiğim kadarıyla(kafadan da sallıyor olabilirim) senin yazılar bana hep güzel bir kitabın ilk sayfaları gibi geliyor sanki devamı varmışta ben sadece ilk sayfayı okuyup ulan bi ara gelip alıyim bu kitabı diyormuşum gibi hissettiriyor [ispiyonla]
    +2
  • echslord
    echslord 03 Şubat 2010 - 19:41yenisey kitap yazmayı hiç düşündün mü ? bence düşünmelisin. [ispiyonla]
    +1
  • mımık
    mımık 03 Şubat 2010 - 03:59bayıldım. eline sağlık yenisey, çok sürükleyici olmuş. [ispiyonla]
    +1
  • aspirinartıbira
    aspirinartıbira 03 Şubat 2010 - 03:38iyidir, candır, canandır. [ispiyonla]
    +1
© 2004 - 2017 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...