Bülbülün Çilesi Yanmakmış Güle

Uzun bir tatil döneminden beri büyük bir merakla beklediğim ve sık sık hayalini kurduğum gün gelmişti.Lise hayatımın ilk günüydü ve yeni arkadaşlarla tanışma heyecanı bütün gece uyumama engel olmuştu,yine de gayet dinç bir şekilde kalktım yataktan ve gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra babamla birlikte okulun yolunu tuttum.Okuyacağım lise hakkında gayet kapsamlı bir araştırma yapmıştım ama okulun bahçesindeki araba ve insan selini görünce şaşırmaktan ve heyecanlanmaktan kendimi alamadım.Utangaç ve korkak bir yapıya sahiptim ve bu kalabalık benim için hiç de hayra alamet değildi.Yüzümün kıpkırmızı olduğunu hissediyordum.Babama
sığınmış bir şekilde sınıfın yolunu tuttum.İnsanların yüzlerine bile bakmaya tahammülüm yoktu o an,sanki ilkokul yıllarıma geri dönmüştüm.İşte bu yazıya konu olan kızı da o yolda görmüştüm ilk defa.Belki de daha önce görmüştüm ama ilgilenmemiştim kendisiyle çünkü o da babasıyla gelmişti ve ebeveynlerimiz birbirlerini tanıyorlardı.Biraz muhabbet ettikten sonra beni kızla tanıştırmıştı babam.Öğrendiğime göre ilkokuldayken aynı okuldaymışız ve bitişik sınıfta okuyormuş ama ben hatırlayamamıştım kendisini.O anki duygu karışıklığımdan dolayı kızla ilgilenememiştim ve sanırım ilgilenmek de istememiştim.Sınıfıma ilk girdiğimde etrafa bir göz atmıştım ve onu da benimle aynı sınıfta bulmuştum.Şans eseri 15 sınıfın içinden aynı sınıfa denk gelmiştik.Genelde kendi grubuyla takılırdı ve pek nadir muhabbet ederdik.Arada sırada ilçedeki ortak arkadaşlardan selam getirirdim kendisine çünkü okulun olduğu ilçeye taşınmışlardı o yıl.Günler günleri,aylar ayları kovaladı ve ilk yılın sonuna geldik.
Diğer yılın başında sıra arkadaşımın sınıfını değiştirdiler ve ben de dayanamayıp onunla aynı sınıfa gittim.Zamanımı geçirmekten en çok keyif aldığım kişiydi o zamanlar ve onu yalnız bırakmak istememiştim.Bu kızla da zaten az olan muhabbetimiz iyice azaldı.Artık teneffüs aralarında rastlaşıldığında verilen selamlardan ileri gitmiyordu sohbetimiz.Ben hep değerli bir arkadaş gözüyle baktım ona etkilenmiyordum çünkü ondan.Çok güzel ve hızlı 4 yılın ardından liseyi bitirdim.Gayet samimi dostluklar elde ettim orada ama 2 bin kişilik koskocaman lisede 1 tane bile sevgili yapamamıştım.Aşırı derecede utangaçlığım ve seçiciliğim bunun başlıca sebeplerindendi.Zaman su gibi akıp geçmişti.Liseden mezun olduktan sonra üniversite sınavına bir kere daha hazırlanmaya karar verdim.Bütün yıl boyunca kendimi derslere verdim,dersaneye gidip geldim ve yılın sonunda da amacıma ulaştım.Okuduğum lise kadar iyi bir üniversite kazanmıştım.Çok sonraları,o kızın da çok iyi bir üniversite kazandığını duydum babamdan.Hayalini kurduğum bölümü okuyordu.Çok sevinmiştim onun adına.
Üniversite yıllarına gayet hızlı bir başlangıç yapmıştım.Lise döneminden gerekli dersleri çıkarmıştım ve sanırım okul hayatı da yormuştu artık beni.Arkadaşlarım,ailem artık tanıyamıyorlardı beni.Ben bile kendimi tanımakta güçlük çekiyordum.Gayet sosyal bir çevreye sahiptim.Alkolü de iyice azıtmıştım o dönem.İçip sızmadığım tek bir günüm bile yoktu.Ailem para yetiştiremiyordu artık bana.Küçük yalanlara başvurarak dolandırıcılık yapıyordum bir nevi ve bu durum beni aşırı utandırıyordu.Hazırlık ve ilk yıl bu keşmekeş içinde geçti.Bu dönemde bir adet flörtüm bile olmuştu.Üniversiteye kadar herhangi bir kızın gözünün içine doğru düzgün bakamayan ben,o döneme kadar alkol hakkında en ufak bir fikri bile olmayan ben resmen bambaşka bir kişiliğe bürünmüştüm.Ailemin yanına gidince eski benliğime bürünebiliyordum ama geri döndüğümde yine bu tanımadığım kişilik karşılıyordu beni.Çift kişilikli bir yaşam sürüyordum o sıralar.Fırsatını bulup ailemin yanına gittim bir ara.Gece yolculuğu yapmıştım ve eve vardığımda ailemi uyandırmamak için sessizce girdim içeriye.Geleceğimi bildikleri halde uykuda olduklarını tahmin ediyordum ama babam beni şaşırtarak kapıda karşılamıştı beni uykulu gözlerle.Bana sımsıkı sarıldı.Ankaradaki hayatımdan haberi vardı az buçuk ama o hep sabırlıydı.Gözünün içine baktım.Bana bakışları hiç değişmiyordu.Ne yaparsam yapayım,onları ne kadar üzersem üzeyim yine de umut ve sevgi dolu,koruyucu bakışlarından vazgeçmiyorlardı.O an cidden oturup hüngür hüngür ağlamak istemiştim ama bu eylemi çoktan unutmuş olduğumdan dolayı içime içime ağladım ben de.Bütün gün bana olan güvenlerini,beklentilerini,nasıl da büyük bir umutla okutmaya
gönderdiklerini düşündüm.Babamla esaslı bir konuşma yaptık o gece.Artık tatilin bittiğini,eski benliğime bürüneceğimi tembihledim kendime.İçkiyi de bırakmıştım o gün.O zamana kadar geçtiği dersler bir elin parmağı bile etmeyen ben,o günden sonra tek bir ders bile kaçırmamıştım.Bu iyi performansım bile okulu 1 sene uzatmama engel olamadı.Ne kadar şanslıyım ki,çok kıymetli bir aileye sahibim.Hepinizi seviyorum iyi kalpli ailem benim.
Asosyal benliğime geri dönmüştüm.Erkek ortamlarında yine ararlardı beni ama zaten az olan kız arkadaşlarımı büsbütün hayatımdan çıkarmıştım.Günlerim ders ve bilgisayar oyunlarıyla geçiyordu artık.Kendi monotonluğumda ve yalnızlığımda boğuluyordum.Efkar en yakın arkadaşım olmuştu ve bu durum beni gayet mutlu kılıyordu.Üniversitenin bitimine az bir zaman kalmıştı.Facebookta boş boş gezindiğim bir gün arkadaş önerilerinden bahsettiğim kızı gördüm.Benim gördüğüm bambaşka bir kız olmalıydı çünkü bir insanın bu kadar değişmesi imkansız gibi geliyordu bana.Safi güzellik olarak karşımdaydı işte.O kadar masum ve içten bir bakışı vardı ki 1-2 dakika boyunca aptal aptal ekrana baktım.Arkadaşlık isteği gönderdim hemen.1-2 gün sonra da arkadaşlık isteğimi kabul etti.Başka bir gün bir paylaşımına rastladım facebookta ve o gün bu kızı etraflıca araştırmaya karar verdim.Geçen zaman boyunca neler yapmış merak ediyordum.Kızı o gün araştırdım,günler boyunca araştırdım,aynı fotoğraflarına tekrar tekrar baktım,yazılarını okudum,hoşlantılarını ve zevklerini öğrendim.Hayatım boyunca ilk defa bir kalbe sahip olduğumu anlayabiliyordum.Kızın yaşamı biraz hareketli ve pahalı gibiydi.Benim de flört etmek gibi bir niyetim yoktu zaten herhangi biriyle.Kıza fazla kapılmadan takibi bırakma kararı aldım.1 ay kadar sonra,o günün kızın doğum günü olduğunu öğrendim ve doğum gününü kutladım.Bana nazik bir cevap vermişti ve hoşuma gitmişti bu durum.1 hafta sonra benim doğum günüm olacaktı ama kutlamadı günü geldiğinde.Canı sağolsundu.1 ay daha geçti aradan ve stajda olduğum bir gün bu kıza bir mesaj yazmaya karar verdim.Saçma sapan bir şey yazıp gönderdim.Bu tür mesajlardan oldum olası anlamamışımdır zaten.Pişman olmuştum ama mesaj iletilmişti bir kere.Mesajıma cevap
gelmedi.Bir gün bekledim,diğer bir gün bekledim,günlerce bekledim cevap gelmedi.Cevap gelmedikçe ben yeni bir mesaj yazdım,yeni bir cevap gelmedi.O cevap bir türlü gelmedi.Ben de yasak bir meyve misali bu kızla konuşmak için can atar oldum.Ben de senin gibiyim diyerek haykırmak istiyordum adeta ona.Çok ortak noktamız vardı ama ben bunları ona bir türlü hissettiremedim.Utandım,korktum,söyleyemedim kimseye.1255 tweetini tek tek defalarca okudum.Yatarken ve kalktığımda ilk yaptığım iş resimlerine bakmak oluyordu.4 adet birbirinden saçma mesajlar yazdım ve hiçbirine cevap alamadım.Attığım mesajlarda duygularımı pek belli etmiyordum ama kızda canavar gibi zeka var ve benim durumumu anlamıştır diye umuyorum.İnstagramdan takip ettim,karşılık gelmedi.Çok uzun süre boyunca bekledim,bekledim.Kızın beni hayatında istemediği belliydi.Artık takip etmeyeceğim dedim ama yapamadım.En fazla 1 ay kadar dayanabildim.Unutmam da pek mümkün görünmüyordu.Zevkleri ve beğenileri benimkilere o kadar uyuyordu ki bu kızdan daha
iyisini bulabileceğimi sanmıyordum bu zamandan sonra.
Uzun yılların verdiği tanışıklığın hatrına 1-2 cümle yazı yazması gerekirdi biliyorum ama bütün ezikliğime rağmen kendimi onu düşünmekten alamıyorum.Hangi arkadaşıma bahsettiysem bu kızdan,artık onu düşünmemem gerektiğini tembihlediler ama kendimi alamıyorum ki ondan.Hayatımın bir parçası olmuş artık kendisi.Tek taraflı sevgi aptal ediyor adamı dostlar.O benim en büyük pişmanlığım,en büyük heyecanım,en büyük sırdaşım,en büyük yoldaşım,hayatımdaki en büyük keşke oldu bu dönem.Bana bir çok ilki yaşattı,benim de bir kalp sahibi olduğumu hatırlattı.Birçok müzik,kitap ve filmle tanışmamı sağladı.Bugün onu tekrar görmemin üzerinden tam 9 ay geçti ama ben bir türlü vazgeçemedim.Bu dönemde içkiye tekrar başladım.Bu yaptığım büyük aptallık biliyorum ama onun efkarı da güzel be.Her şey için çok teşekkür ederim.Senden çok hoşlanıyorum be kızım.

Kimimiz hasretiz sevdiğimize,kimimiz yanarız gençliğimize,gelmeden yolculuk sırası bize,içelim bu akşam serbest olalım be dostlar...

fatihinfedaisi fatihinfedaisi diyor ki;
Kategori: Genel
Etiketler: lise üniversite zeki müren efkar sevgi
5 25 Ocak 2017
Yorumlar
Yorum Yaz
Bu içeriğe hiç yorum yazılmamış, bir ilke imza atmak ister misin?
© 2004 - 2019 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...