Süper Sitrit Faytır İki

dün başıboşluğumun verdiği gaz ile snes emulatorune çift tıkladım. önüme ilk çıkan oyun, a harfi ile başlayan şuan telaffuz dahi edemeyeceğim uzunlukta bir oyundu, es geçtim. aslında gideceğim hedefi biliyordum fakat biraz naz yapmak en iyisidir diye düşünmüş olacağım ki s harfine gelene kadar her oyunun ismini tek tek okudum. ve nihayet s harfine gelmiştim. bundan sonrası epey kolaydı, s harfinde sadece bir oyun vardı; super street fighter 2. çok fena bir oyun, açıklama yapmak dahi istemiyorum. bana düşmez zira. sadece açtım. o benim çocukluğumun aşkıydı.

menüyü hızlı hızlı geçerek dövüşçü kataloğuna vardığımda kimi seçeceğimi adım gibi biliyordum; fei long. internette yaptığım ufak bir araştırma sonucunda yabancılar dahil herkesin fei long'a kıl olduğunu, o meşhur yanar tekmesini savururken çıkardığı sesten nefret ettiğini öğrenmiştim. fakat bu bile fei long'tan vazgeçmeme yetmemişti. fei long "benim adamımdı". fei long'un profilinin üzerine gelip elimdeki joystiğin start tuşuna basar basmaz içimde manyak bir titreme oldu. karşıma ilk olarak zangief çıktı. bundan sonrasını şu şekilde özetleyebilirim:

zangief: ilk hareketi uçarak yatay tekme atmak olmuştu fakat fei long'um buna yanar tekmesiyle karşılık verdi. zangief piliç kızartma kıvamına gelir gelmez ikili komboyu yapıştırmıştım bile. zangi "la oğlum bi dur" bile diyemeden boynundan tutup 2.80 uzattım deyyusu. o kadar büyük cüsseli bir yarmanın fei long gibi bi vitaminsizden nasıl dayak yediğini bir türlü anlayamıyorum ama ilk roundda "perfect" çektim. ikinci roundun başında ikili komboyu çekerek "först ettak" yaptım ve 3000 puan aldım. puanın hiç önemi yoktu gözümde, birden zangi'ye karşı içim hınç ilen, gıcık ilen doldu, ben vurdukça o yattı, o yattıkça ben vurdum. sonunda zangief'in eline vermiş idim. geçmiş olsun.

guile: çok pis bi tekme savurdum havadan, şey gibi yamuldu boynu, deve gibi. ikinci tekmeyi atamadan jilet attı iblis. fei long tedbirsiz yakalanmıştı, yani ben öyle yakalanmıştım, fei long'un bi suçu yoktu. yerden bi tekme savuruverdim, guile yeri öptü. o da bana yerden bi tekme savurdu, ben de öptüm yeri, ama fei long'un yeri öpüşü çok acayipti. resmen yere yüzükoyun(bir gün bu kelimeyi kullanacağımı biliyordum) yapıştı. çölde su arayan bedevi gibi yattı yüzüstü. kalktığımda tekme tokat daldım ama terbiyesiz herif jöleli saçlarıyla korudu kendini, ama ben sonunda onun ta... neyse, yendim sonunda. ikinci roundu da aldım. daha ikinci rakipte olduğum için işlerin bu kadar kolay gittiğinin farkındaydım. ama içim birden galibiyetimin verdiği şevk ilen doluverdi. sıradaki gelsin...

fei long: çok acayip bir karşılaşma oldu. "emrah'ın babası emrah" modunda birbirimize aynı beden ile, aynı ayaklar ile aynı tekmeleri savurup durduk. fekat öteki fei long benimkinden daha kötü gibiydi. iki roundda da hiç zorlanmadan eline verdim. çok sinirlenmiştim, sanki birileri kardeşi kardeşe düşürmüş idiler. hieeyt! teker teker gelin hülean!

chun-li: "aşkım sen neden ama?" dahi diyemeden kafama kafama uçan tekmeleri yapıştırdı. "erkek olaydın şimdi" dedim ama dinlemedi, daha pis vurdu. ilk 10 saniyede "ko" noktasına epey yaklaşmıştım. amanın o da ne, elimden hiçbirşey gelmiyordu. karı beni pörfek yendi la, olmaz ki ama. ikinci rounda çok iyi hazırlanmıştım. ilk hareketim uçan tekmeydi. bildiğin uçan tekme, ama çinlu kendini koruyamadı ve ağzı burnu kan oldu. yerden bi tekme koydum, yere yapıştı. kalkar kalkmaz karın boşluğuna bi yumruk attım "auuh!" dedi resmen. benim içim acıdı. içimden bi ses "kadına öyle vurulur mu deyyus?" diyordu amma bu bir oyundu sonuçta. ve ikinci round benimdi. üçüncü roundda Allah ne verdiyse, elime ne geçirdiysem daldım, arkadan sürekli piskletli bi emmi geçiyordu amma kurtaramıyordu hemşerisini fei long'un tekmelerinden. birden fei long'a "la bu ne öfkedir evladım, ikiniz de uzak doğudansınız. araştırsak akraba bile çıkarsınız, büyüklük sende kalsın, insan düşmanına böyle vurmaz" diyesim geldi ama artık ben fei long'u değil fei long beni kontrol eder olmuştu. onun da ağzına ağzına vurup yine galip geldim. helal bana.

e.honda: aygır gibi herifti. "yemiş yemiş sçamamış" derler ya, aynen o tip bi eleman. "sumo-mumo hikaye, kesin şişmanladıktan sonra sumoya başlamıştır bu" diyemeden otomatiğe bağlamış gibi yumruklar saydırmaya başladı kafama-gözüme. yanar tekme attım, işlemedi. yumruk attım, işlemedi. tekme attım, işlemedi. ah keşke asıl bilmesi gereken dövüş stillerini bileydi fei long'um. bir kere oyunun adı street fighter, yani mealen sokak dövüşçüsü ise, bunlar neden tekme tokat dalmayı, rakibin ayalarına tekme koymayı, kafa atmayı, surata tükürmeyi, güreş pozisyonuna gelmeyi, rakibin kafayı mengene gibi sıkmayı falan bilmiyorlardı. benim izlediğim tüm sokak dövüşlerinde bunlar vardı. neden kapkom bizi sokak dövüşü diye böyle acayipliklerle kafalıyordu. neyse lafı çok uzatmayalım, honda ilk roundu almıştı. "honda, hayat onda" demişti bir arkadaşım zamanında, o lafı hatırladım(sonra aynı arkadaş "nonda, hayat onda"yı buldu). "maçı bırakıp onu mu alsam la" dedim, vazgeçtim sonra. fei long "benim adamımdı". o anda teyzemin en ufak oğlunun sesini duydum arkamdan; "ya ben de oynıycam ya!". çok pis dalasım vardı. yani al coystiği, kement gibi havada savur, fırlatıp bücürün kafaya çak, o derece. neyse ki bu sinirim hemen geçti ve oyuna odaklandım, amma velakin ben uyandığımda honda maçı kazanmıştı bile. ulan var ya. hemen start tuşuna abandım. dövüş açılmıştı, teyzemin zibidi ufak oğlu da dibimde beni izlemekteydi. ben o sinirle öyle bir daldım ki hondo'ya iki roundda da pörfek koydum. heyt! sıradaki gelsiiin!

teyzemin ufak oğlu: reset tuşuna bastı hergele. gel lan buraya, aduuket! bi dakka lan aduket değil, fei long'unki nasıldı? lan kaçma dur!

4 07 Temmuz 2010
Yorumlar
Yorum Yaz
Bu içeriğe hiç yorum yazılmamış, bir ilke imza atmak ister misin?
© 2004 - 2014 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola' nın formülü ile aynı yerde saklıdır...