ABD'de Yayınlanan Türkiye Tanıtım Filmi (1950 - 41 dk)

tedranbustok tedranbustok diyor ki;
Amerika'da 1950'li yıllarda travelogue(seyahat konferansı) amacı ile hazırlanan, İstanbul, Ankara ve Bursa'nın incelendiği belgesel tadında bir film. İzlerken o zaman ülkemizdeki şehirciliğin ne kadar güzel, insanlarımızın ise yüzlerinin ne kadar temiz ve aydınlık olduğunu, giyim kuşama verdikleri önemi görüyoruz. Gerçekten medeni bir ülkeymişiz bir zamanlar..

not: Altyazılı versiyonunu bulamadım, kusura bakmayın beyler.
Kategori: Nostaljik
sitene ekle
Etiketler: türkiye istanbul ankara bursa seyahat amerika belgesel tanıtım nostaljik 1950 eski türkiye turizm
47 17 Mayıs 2017
Yorumlar
Yorum Yaz

En Popüler Yorumlar

  • kontratak
    kontratak 17 Mayıs 2017 - 03:48Videonun ilk 13 dakikasını izledim.

    Türkiye'nin ABD'nin en önemli müttefiklerinden biri olduğundan bahsediyor ilk kısımlarda. Birleşmiş Milletler'in en önemli üyelerinden birisi olduğunu söylüyor.

    Bölgede stratejik olarak en önemli konuma sahip ülke olduğuna değiniyor. Avrupa'dan Asya'ya uzanan bir ülke olarak bu iki kıtanın kültürüne ve problemlerine aynı anda sahip olduğundan bahsediyor.

    ABD üzerinden uçakla gidilebilecek gelişmiş bir ülke olduğu aktarılıyor. Öncelikle Ankara'ya geliyor. Atatürk'ten bahsediyor ve ülkenin kurucusu olduğu bilgisini veriyor. Ankara'nın küçücük bir köyden modern ve gelişmiş bir şehre dönüşmesini övgü dolu sözlerle anlatıyor. Hükumet binalarının bulunduğu bölgeleri gösteriyor, buralardan son derece modern görünümlü yerler olarak bahsediyor ve buralar için "Washington DC'nin benzer bölgeleri ile görünüşte hiçbir farkı yok." diyor.

    Celal Bayar'ı gösteriyor. Halkın içinde birtakım sebeplerle koruma olmadan dolaşamayacağından bahsediyor.

    "Bu gün Ankara sokaklarına baktığımızda bundan otuz yıl önce buranın küçücük bir kasaba olduğunu fark etmek çok zor." diyerek bulvarların, otobüslerin artık eskisine göre çok daha simgesel bir yeri olduğunu ifade ediyor. Modern ve gelişmiş görünümleri nedeniyle kimin ziyaretçi kimin bir Türk olduğunu ayırt etmekte çok büyük güçlükler çekilebileceğinden bahsediyor. Bundan bahsettikten hemen sonra otobüs durağında çizgi roman okuyan bir çocuğu gösteriyor ve "Bu çocuk, genç bir Türk mü yoksa Ankara'da yaşayan bir Amerikan teknisyeninin çocuğu mu?" diye soruyor. "Hadi çizgi roman okuyan o çocuğun bu banliyö bölgesinde yaşayan bir Amerikan genci olduğunu varsayalım." diyor ve bu modern konut yapılanması ile bir Amerikan veya Türk olarak hayatın tadını çıkaracağını söylüyor.

    Parkların ve bahçelerin güzelliğinden bahsediyor. Çubuk Barajı hakkında kısa bir bilgi veriyor. Devlet opera topluluğunun modern bir opera binasına sahip olduğunu söylüyor ve binayı gösteriyor. Dünyanın ünlü operalarının burada halkın kültürel yaşamına katkı sağladığını belirtiyor.


    Halk sağlığı enstitüsünü gösteriyor, burada aşılar ve diğer biyolojik ürünler üreten önemli bir biyoloji laboratuvarının bulunduğunu aktarıyor.

    Genişleyen nüfus karşısında yapılan binalardan bahsediyor ve büyüme ile birlikte Türkiye'nin genel hayat standartlarında sürekli bir gelişim hâlinde olduğunu ifade ediyor. Hükumetin de kendi binalarını inşa etmeye devam ettiğini ve bu binaların sadece fonksiyonel değil, aynı zamanda modern olduğunu belirtiyor.

    Gelişimin ve değişimin ortasında, hiçbir şeyin, kadınların tamamıyla özgürlüğe kavuşmasından daha büyük ve etkili sonuçlar doğurmadığını aktarıyor. Bir zamanlar evlerine hapsedilen kadınların toplumsal yaşama açılmasından nispeten çok az bir süre geçmesinin ardından, hayatın her alanında yerlerini aldıkları gerçeğine değiniyor. Dönemin milletvekili Tezer Taşkıran'ı ve onun kızkardeşi Süreyya Ağaoğlu'nu (Türkiye'nin ilk kadın avukatı) gösteriyor. Ardından Türk kadının tıp alanında büyük bir rolü olduğunu belirtiyor ve uluslarının refahı için büyük katkılar sağladıklarını ifade ediyor. Türkiye'nin, modern tıp ve modern hastenecilik tekniklerinden yararlanıyor olmanın gururunu yaşadığını söylemeden geçmiyor. Bir zamanlar spor, sadece erkeklere özgü bir etkinlikken artık kadınların da bu alanda yerlerini aldıklarını söylüyor. Avrupa güzeli Günseli Başar'ı ekrana getiriyor ve onun hakkında konuşuyor.

    Şimdilik aktaracaklarım bu kadar. Devamını izlersem eğer anlatırım.
    [ispiyonla]
    +20
  • sarı borat
    sarı borat 17 Mayıs 2017 - 02:25Geçmişteki,Türkiye'ye gerçekten imreniyorum;1950'li yıllara bakınca şunu net söylemek istiyorum:Bu ülkenin en büyük sorunu ve bu ülkeye en çok zarar veren olay köyden kente göçtür. [ispiyonla]
    +10

Tüm Yorumlar

  • iceman1903
    iceman1903 25 Mayıs 2017 - 01:23birde geldiğimiz noktaya bak ülke silme çomar dolu birde suriyeli piçler pakistanlı ve afganistanlılar doluştu anasını siktiler ülkenin 14 yılda [ispiyonla]
    +1
  • vulpes
    vulpes 18 Mayıs 2017 - 19:34başlarda iki katlı bahyçeli evler falan baya amerikanın banliyö tarafları gibi lan. [ispiyonla]
    +1
  • meliddu
    meliddu 17 Mayıs 2017 - 23:23ikinci izleyişimde farkettim midilli ve sakız'ı bize vermiş coniler ama gökçeada'yı yunan'a vermişler baştaki haritada. [ispiyonla]
  • ucanelma
    ucanelma 17 Mayıs 2017 - 22:41Nerden nereye şimdi koskoca ülke ingilizce bilmeyen, torun tombalağa devlette torpil çeken birine emanet [ispiyonla]
    +4
  • Bilinc6
    Bilinc6 17 Mayıs 2017 - 21:42tamam bu türkiye üzerinden bir çeşit abd propaganda filmi, bir yandan ülkenin o zamandaki en güzel yerlerinin çekildiği bir belgesel olmuş ama

    naptık amk bu günleri hak edecek, şu zamanların üstüne binbir türlü şey koyup, harika şehirler, harika bir nesil, kadınlara daha da fazla haklar, demokrasi vs. vereceğimize, ne bok yedikte bu günleri hak ettik, şimdiki istanbul'un hali, ülkenin halini, şu kokuşmuş zihniyeti, yobazlığın, betondan başka birşey kalmamış şehirleri görünce, nedir bu lanet diyorum, atom bombası düşse bu ülke bu kadar beter hale gelemez amk..
    [ispiyonla]
    +1
  • Altis
    Altis 17 Mayıs 2017 - 18:29Burası gerçekten Türkiye mi? Beni bu güzel rüyadan uyandırmayın lütfen... [ispiyonla]
    +6
  • revanus
    revanus 17 Mayıs 2017 - 18:02Telaffuzların şimdikine oranla daha bir doğru olması da güzel birşey. Ankara, Atatürk gibi kelimeler iyi telaffuz edilmiş. [ispiyonla]
    +4
  • lonely00
    lonely00 17 Mayıs 2017 - 17:54Bursa'yı görünce astım bayrağı.Demek ki zamanında Bursam harbiden önemliymiş.Şimdi ise heryerden aldığı göçlerle adeta bir bok çukuruna dönüştü. [ispiyonla]
    +4
  • Çorabın teki
    Çorabın teki 17 Mayıs 2017 - 14:16En hasta olduğum nostaljik video türü. Hele anlatanın sesi ve konuşmadaki vurgularına bayılıyorum.Restorasyon zor iş ama Alt yazı eklense muhteşem olur. Yükleyene teşekkürler [ispiyonla]
    +5
  • ay879209363
    ay879209363 17 Mayıs 2017 - 13:45M.nderes denen gavat sayesinde 1960 'da 25 milyon olan ülke nüfusu, 1980 yılında yüzde 100 artarak toplam 50 milyona ulaşmıştır. Özal ile ülke nüfusu iyice katlanmıştır ve hastalıklar baş göstermiştir.

    1927 ile 1935 arası nüfus kontrol altında tutulup, 13 milyondan, 15 milyon a çıkmıştır.


    Yani bu gün 1920 ile 1950 arasındaki nüfus artış hızını koruyup, ne idüğü belirsiz adamları içeri almasaydık nüfusumuz ortalama 50 milyon civarı olacaktı.
    [ispiyonla]
    +7
© 2004 - 2017 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...