SEKA'nın Açılışı (1934)

Seka, tam adı: Türkiye Selüloz Ve Kağıt Fabrikaları A.Ş), Türkiye'de kâğıt sanayiinde yatırım ve planlamalar yapan kamu kuruluşudur. 1998 yılında özelleştirme kapsamına alınıp anonim şirkete dönüştürüldü. Kuruluş, 2005 yılında Sümer Holding ile birleştirilerek kapatıldı.
SEKA, Cumhuriyet tarihinin ilk sanayi kuruluşudur. 1972 yılında Selüloz ve Kağıt Sanayicileri Birliği'nin kurulmasında, 1976 yılında Selüloz ve Kağıt Sanayicileri Derneği'nin rol almış, derneğin 1989 yılında vakfa dönüştürülmesinde ise ana neden olmuştur. SEKA'nın ve Türkiye'de kâğıt sanayinin kuruluşunun öncüsü Mehmet Ali Kâğıtçı'ydı.[kaynak belirtilmeli]
Şirketin, Ankara'da Alım Satım Müdürlüğü olmak üzere, Afyon'da , Muğla Dalaman'da , Balıkesir'de , Bolu'da , Zonguldak Çaycuma'da , Kastamonu'da , Aydın Karacasu'da , Ordu Akkuş'ta işletmeleri ve Mersin'in Silifke ilçesine bağlı Taşucu'nda tersane alanı bulunmaktaydı.
Şirket arazisi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından park olarak yapılandırılmıştır. SEKA adının yaşaması için parkın adı Sekapark olarak konulmuştur. Marmara'nın en büyük etkinlik alanlarından biridir.
Kategori: Nostaljik
sitene ekle
Etiketler: SEKA izmit kocaeli kağıt ismet inönü 1934 celal bayar mehmet ali kağıtçı
5 11 Ocak 2018
Yorumlar
Yorum Yaz

Tüm Yorumlar

  • slmyldz
    slmyldz 12 Ocak 2018 - 01:04Seka ilköğretim Okulunda okudum ben. gözlerim yaşardı. [ispiyonla]
    +1
  • glock21
    glock21 12 Ocak 2018 - 00:12Bugün Giresun'un nüfusu yaklaşık 1 Milyon. Bundan 20-30 Sene önce olsun 400 Bin!

    400 Bin nüfuslu ilde dahi Seka Kağıt Fabrikası, FİSKOBİRLİK, Sümerbank, Adel, Faber vb. haddi hesabı bilinmeyen devlet, yarı özel vb. onlarca kurum vardı!

    Üstüne bir de Giresun limanı neredeyse Balkanlar, Avrupa, Rusya vb. yerlerden gelen bütün malların indirildiği, sonra tırlarla İran, Irak, Suriye vb. ülkelere taşındığı Hollanda, İngiliz limanları kadar işlek bir yerdi!

    Babam da bu kurumlardan birinde devlet işçisiydi! Çevremdeki bir çok insan da bu kurumlarda çalışırdı!

    Babanım o yıllardaki maaşını hesapladığımızda Dolar karşılığı 3000-3500 Dolar civarı bir paraya geliyor. 2500-3000 Euro gibi bir para!

    Şimdi ise Türkiye'nin tamamında bütün bu fabrikalar, limanlar, köy işletmeler, PTT vb. bütün kurumların alayı yok fiyatına satıldığı için zaten bu kurumlarda çalışmak mümkün değil!

    Yılların hemşiresi (Devlet memuru) bir arkadaşımın maaşı en son 3000 TL civarıydı! 795 Dolar eder!!!

    AK-Troller istediği kadar kıçını yırtsın, inkar etsin!
    Bu ülkenin son 16 Yılı sadece Türkiye Cumhuriyeti tarihinde değil ta Selçuklu'nun kurulduğu günden bu yana en sefil, rezil durumdur!

    "Yoh egonomi büyüü, gelişii" vb. yalanlarını bizzat bu konulara dair ilgili bakanlıkların sitelerinden vs. indirip geçmiş yıllarla ve dünyadaki diğer devletler ile kıyaslayarak bakabilirsiniz!

    Medyada farklı ötüyorlar ama bizzat devletin kendi yayınladığı verilere baktığınızda bizzat kendi sundukları resmi veriler söylediklerinin tamamını yalanlıyor!

    Hepsini bırakın hepimiz 90 veya 2000 sonrası doğmadık! BU ülkenin ta 80 İhtilalinden bu yana bütün değişimini bizzat yaşadık, bizzat şahit olduk, hala da görüyoruz!

    Çoğumuz da başka ülkede yaşayıp farklı ülkeleri milletleri tanıyıp bizzat bizim ülkemiz ile kıyaslama şansı buldu!

    Sadece Dolar, Euro artmış gibi gösterilip sonra da "Yav efenim Amperyalizler bize koplo gurii" masalı sıkıyorlar!

    Ama Euro, Dolar, Avustralya vb. diğer ülkelerin paralarını bir birleri artasında kıyasladığında bunların arasında % 0,01 dahi zor değişim oluyor!

    Öte yandan sadece gelişmiş ülke değil dün yadaki neredeyse bütün ülkelerin para birimleri TL'ye oranla 3-4 kat değer kazanmış durumda! Uganda, Zimbabve vb. ilkel kabile gibi ülkelerin para birimleri dahi böyle! Bu da % 75'den fazla fakirleşmişiz demek.

    Diğer bir değişle; Dünyada hiç bir para birimi artıp inmiyor, aslında bizim paramız sürekli anormal değer kaybediyor!

    Çünkü ülkemizde üretim neredeyse hiç yok, sanayi yok, tarım yok, eğitim yok!

    Yer yüzünün en verimli, tarım için en uygun, en kolay tarım yapılabilen ülkesinde Fransa'dan et, Avustralya'da havuç vs. ithal eder hale düştük!

    https://www.ntv.com.tr/galeri/ekonomi/turkiye-hangi-yiyecegi-nereden-aliyor,XNbP52at7kO6xenfELxC5A/xKbG79E9dE2MLCJ6n__AKw
    [ispiyonla]
    +3
  • serdarkara
    serdarkara 11 Ocak 2018 - 23:46Seka İzmit için çok önemli bir tesisti.
    Bir çok insanın ekmek kapısıydı. Yanlızca fabrika olarak değil bir çok alanda topluma faydası vardı. Spor tesisleri vardı. Kağıt spor futbol, basketbol, güreş, atletizm takımları ve bunlar için tesisler vardı. Çalışanlar için sapanca gölü kıyısında çok güzel ahşap evler vardı. Lojmanları çok düzenli yemyeşil bahçeler geniş parklar, dev kocaman ağaçlar içindeydi. Sanki bir avrupa şehrine benziyordu. Sabah saat 6 da fabrikanın önünde Börekçiler sıra sıra diziler işe giden işçiler börek alırlardı. İş çıkışı ayakkabı boyacıları müşteri beklerdi. Limana yanaşan gemiler ve çalışanları, Yük taşımak için sıra bekliyen kamyoncular, nakliyeciler. Çok hareketli canlı bir yerdi. Para dönüyordu bir şekilde ekonomiye katkı sağlıyordu. Sonraları zarar ediyor diye kapatıldı. Bu tesis Cumhuriyetimizin ilk kuruluşlarından biridir. Böyle bir tesis Almanya'da olsa mutlaka yaşatılırdı. Şimdilerde milli ve yerli lafı çok kullanılıyor ama her zaman ki gibi hep lafta kalıyor. Ülkemiz için büyük kayıp. Yeri belediye aldı çok büyük bir alanın ufakcık bir yerini müze benzeri bir şey yaptılar. geri kalan yerleri park içindde kafeler ve restoranlar var artık.
    [ispiyonla]
    +6
  • batudemirci
    batudemirci 11 Ocak 2018 - 18:07şimdilerde devlet böyle şeylerle ilgilenmiyor. daha çok yol, mol, inşaat vs. [ispiyonla]
    +11
© 2004 - 2018 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...