Vahdettin, İstanbul'un Anahtarını Britanyalı Komutana Teslim Ederken

tırtkadın tırtkadın diyor ki;
Son Osmanlı Sultanı Vahdettin'in şehrin manevi anahtarını Britanyalı kumandana teslim ettiği tarihi görüntü
Kategori: Ciddi
sitene ekle
Etiketler: Vahidettin Britanya İstanbul
3 17 Mayıs 2019
Yorumlar
Yorum Yaz

En Popüler Yorumlar

  • profesöriterol
    profesöriterol 17 Mayıs 2019 - 14:33iftiranızın amına koyayım ;
    ''burdaki kişiler: padişahın tam karşısındaki amerikalı general j.harbord. yanındaki zat ise tercümanlık yapan, 1918-1920 yılları arasında donanma komutanlığı yapan ahmet arif paşa. amerikalı general’in bu toprakları ve padişahı ziyaret sebebi 1915 ermeni soykırımı iddialarını araştırma soruşturmadır. amerikalı general 1919-1920 yılları arasında elazığ, erzurum, mardin, harput, sivas bölgelerinde incelemelerde bulunmuş, soykırım iddialarını araştırmış ve topladığı delillerle ermeni soykırımının aleyhine rapor düzenlemiştir. bu ziyaretlerin hepsinin film kaydı mevcuttur. bu kayıt. 6. mehmed (sultan vahideddin)’in en net film kaydıdır. film kaynağı gaumont pathe.“[4]''

    https://www.facebook.com/osanal/videos/10204251474038566/

    kaynağı ilk internete yükleyen kişi Özgür Sanal'dır
    [ispiyonla]
    +14
  • 123asd123
    123asd123 17 Mayıs 2019 - 13:10Bizim tarih ilginçtir Padişah ve Atatürk’ten sürekli bahseder ama nedense hiç İttihatçilerden pek bahsetmez. Adam koskoca Kazım Karabekir demiş ama eminim Kazım Karabekir’in de eski ittihatçi olduğunu bilmiyordur. Kazım karabekir’in Atatürk yanında yer almasının aksini beklemek de şaşırmışlık olurdu.

    Padişah’a hain derler ama İttihatçi Talat Paşa, Enver paşa,ve Cemal paşalar bile Padişah’tan önce ülkeyi terk etmişlerdir. Talat paşa ermeni belasını başımıza musallat eden bir paşadır. Dünya savaşına girmemize neden olan bir paşadır. Ha diyeceksiniz ki o sayede Türkiye kuruldu. Yalnız acılar çekilmeden ve daha temiz şekilde İngiltere’nin yaptığı gibi geçilebilirdi Cumhuriyet rejimine ki Meşrutiyet onu gösterir. Olmaz hocam öyle şey diyeceksiniz ama mesela 2. Abdülhamit bile peçeyi yasaklayan biridir. Gel gelelim Vahidettin bu durumların sonuçlarını sürekli baskı altında kalarak çekmiştir. Haindir veya değildir demiyorum araştırmadım ve tarih kitaplarında yazan bilgilere de “Almanya yenilmiş olduğu için biz de yenilmiş sayıldık” mottosundan sonra oturup inanasım gelmiyor.
    [ispiyonla]
    +3

Tüm Yorumlar

  • COOLMISTER BLONDEATH
    COOLMISTER BLONDEATH 18 Mayıs 2019 - 15:51Vahdettin e laf eden yavşaklar Murat bardakçı' nın arşivlerden çıkan
    müzede saklanan Şu araştırmasını
    okusun,19 Mayıs ın arefesinde size kapak olsun;

    https://www.timeturk.com/tr/2012/04/22/ataturk-un-sultan-vahdettin-e
    -yazdigi-mektup.html

    Atatürk bile Vahdettin e karşı böyle bir üslup
    kullanmadı.Sizin nereden peydahlandığınız çok açık; Atatürk'ü
    zehirleyip yönetimi alıp milli eğitimi kendi istedikleri gibi yalan dolan
    saçmalıklarla tarih yazan mason sabetay piçlerin inkılap tarihinden
    devşirdiği ibnelersiniz siz!
    [ispiyonla]
    -1
  • edebi
    edebi 18 Mayıs 2019 - 09:01Vahdeddin çok geç yaşta tahta geçti. Ağabeyi V. Mehmed Reşad da aynıydı aslında. 60 yaşından büyüktü ikisi de padişah olduklarında. Vahdeddin 1918 yazında tahta geçtiğinde savaşı kaybetmiştik. Durumu hafifletmekten başka yapacak bir şeyi yoktu ama en azından milli mücadelenin aleyhinde çalışmaması lazımdı. En büyük hatası, Damad Ferid'e güvenip onu 5 defa sadrazam yapmasıdır. Tecrübeli devlet adamlarını dinlememesi, tamamen teslimiyetçi bir tavır takınması onun atılgan biri olmadığını gösteriyor. [ispiyonla]
    +1
  • kemalkılıcdaroglu
    kemalkılıcdaroglu 18 Mayıs 2019 - 08:33Keşke Yunan kazanaydı diyen kahpenin dölünün öğrencileri ile, Yunan asıllı İngiliz'i aşağılayan gavatlar toplanmış gene. Göbels meşhur ilkelerini dinden almıştır. Büyük yalan söyleyin, sürekli yalan söyleyin, yakalanırsanız daha büyük yalan söyleyin. Sonra sahte hesaplar ve troller birliği olarak kendinizi artılayın ki bazı salaklar gerçek sansın. Atatürk hakkı da defalarca idam fermanı veren,Yunan ordusuna direnmeyin fermanı veren, Anzavur'u destekleyen şahıstan bahsediyoruz. Damatları tarafından bile dalgaya alınan, Kurtuluş savaşı yılları, saray bahçıvanının Nevzat adlı kızının koynunda geçmiş, İzmir düşünce sırmalı-kordonlu korumalarınca bile terk edilmiş, tamamen İngiliz askerlerinin koruması altına girmiş bir zavallı haini büyütme çabanız nedir? [ispiyonla]
    +1
  • azbibak
    azbibak 17 Mayıs 2019 - 23:48Açıklama tarihi bir gerçek olmaktan ne kadar da uzak..

    Olayın aslı kısaca şöyledir efendm: İngiliz komutan karargahtaki bir musluğun su kaçırdığının istihbaratını alır ve hemen işgal üzere bulunduğu komşusu Osmanlı İmparatorluğu başyetkilisinden "İngiliz Anahtarı" nı rica eder. Padişah da saraydan anahtarı kapıp komutana "Buyur kardeş" edası ile kapıp teslim ederken çekilen görüntülerdir bunlar.

    Açıklamana sokayım tırtoo
    [ispiyonla]
  • davetsizmisafir
    davetsizmisafir 17 Mayıs 2019 - 20:10birisi sorar diye bekledim ama kimse sormayinca kendim soyleyeyim, bandirma vapurunun altinda sandiklarca altin oldugunu hicbir tarihi kaynaktan alintilamadim. bir arkadas toplantisinda bandirma vapurunun kaptaninin torunu oldugunu iddia eden bir adamdan dinledim. bu bilgiye eminim pek az kisi sahiptir, dogrudur degildir, sizin takdiriniz. ayrica ingilizlerin isgal altindaki istanbul’da ataturk’un ihtilal yapmasindan korkmasi bana daha sacma geldi. yani ingilizlerin ataturk’u bile isteye ellerinin altindan kacirmalari hikayesi bana daha mantiksiz geldi ama soylediginiz gibi her teorinin bir alicisi var. onemli olan kafa kafaya verip ortak bir noktada bulusmak. [ispiyonla]
    -1
  • ninjabekir
    ninjabekir 17 Mayıs 2019 - 18:28Ülkece en büyük problemlerimizden biri olaylara bakış açımız. Sadece tarih özelinde değil, farklı pek çok konuya yaklaşımımızı kendi ideolojik penceremizden, şahsi değerlendirmelerimiz üzerinden yapıyoruz. Bugün, ülkedeki kaosun ayrışmanın sebebi de sorgulamaktan, araştırmaktan, acaba demekten üşenen, empatiden yoksun ve objektif değerlendirme yapma yetisine sahip olmayan eğitimsiz toplumumuz. Evet, elbette hepimiz aynı fikirlerde, aynı hissiyatlarda olamayız, bu zaten eşyanın tabiatına aykırı fakat aleni gerçekler üzerinde bile tartışma yaşanması durumun vehametini bir adım öteye taşıyor. Her şeyden önce tarih bir bilimdir arkadaşlar, ciddi yöntemleri, kuralları vardır.

    Atatürk'ün Bandırma vapuruna binip Samsun'a çıkışına kadar İstanbul'da geçirdiği süre, neler yaptığı, nereye gittiği, kimlerle ne görüştüğü, pek çok resmi belgede, hatıratta, farklı kaynaklarda yazmaktadır. Bütün bunlara rağmen, herkes işine gelecek şekilde yıllardır farklı hikâyeler, teoriler üretiyor. Bunların en klişesi Anadolu'daki direnişi örgütlemesi için Atatürk'ü Vahdettin'in Anadolu'ya gönderdiğidir. İkincisi de teşkilat-ı mahsusa'nın devamı olan gizli örgüt Karakol Teşkilatı'nın veya belirli isimlerden oluşan (aksakallılar gibi) gizli bir Türk örgütünün Atatürk'e bu görevi verdiğidir. Atatürk'ün bir gece Rumeli Hisarı'ndaki sırlarla dolu bir mekânda bu gizli örgütün yetkilileri ile buluştuğu anlatılır. Her iki hikâyenin de alıcısı var, tarihe özel bir merakım olduğu için bu konuyu çok farklı kaynaklardan araştırdım. Belgelere göre, her iki teori de tarihi gerçeklerden uzak.

    Atatürk'ün 9. ordu müfettişi olarak atandığı görev emrinde Vahdettin'in mührü olduğu doğrudur, zaten bir Osmanlı subayı olarak görevlendirildiği için olması gereken de budur. Samsun'a gitmeden önce sadrazam damat Ferit ile icra edeceği görev üzerinde konuştuğu da doğrudur, Vahdettin ile de görüşmüştürler. Saray ziyaretlerini de genelkurmay başkanı Cevat Paşa ile gerçekleştirmiştir. Vahdettin, Atatürk'e ''paşa, bugüne kadar çok hizmet ettin fakat bu görev çok önemli, devleti kurtarabilirsin'' demiştir. Vahdettin hain değildir diyenler genelde bu diyalogtan çıkarım yapıyor ama çok önemli bir detayı atlıyorlar. Vahdettin bu cümlede aslında şunu kastediyor; Anadolu'ya git ve görevin gereği İngilizlerin istediği gibi Türk'leri silahsızlandır, Türk direnişini bastır, çünkü başka çaremiz yok, bu görevi başar ki İngilizler elimizden İstanbul'u da almasın. Çünkü Vahdettin, tam bir teslimiyet, çaresizlik ve korku halinde, her şey bitti artık düşüncesinde. Diğer yandan, İngilizler ve padişahın çevresindeki yetkililer de Atatürk'ün İstanbul'dan gitmesini istemektedir; çünkü Atatürk'ün alışılmışın dışında biri olduğunu bilmekteler ve payitahta bir ihtilal yapabileceğinden endişe etmektedirler. Kısacası; bu adamı gönderelim, Anadolu'nun bozkırında çürüyüp gitsin demektedirler. Atatürk'e bu görev için harcırah verilmiştir, kasalarca altın verilmemiştir. Anadolu'daki siyasi ve askeri yetkililer Vahdettin'in emri ile Atatürk'e itaat etmemiştir. Atatürk ve Cevat Paşa, kurnazca davranarak birlikte 9. ordu müfettişinin yetkilerini arttırmıştır, bu sayede Atatürk'e ek yetkiler edinmiştir. Bu da ileride farklı kesimlere emir verebilmesini sağlamıştır.

    Şimdi, Vahdettin hain değildir diyenlerin size kaynağını açıklayayım. Katıksız bir Atatürk düşmanı, adı Mevlanzade Rıfat denilen biri 1929 yılında Türkiye İnkılabı'nın İç Yüzü adında bir kitap yazar ve bu hikâyeyi uydurur. Daha sonra Necip Fazıl, Kadir Mısıroğlu, Nihal Atsız, Hasan Hüseyin Ceylan, Vehbi Vakkasoğlu gibi Vahdettinci yazarlar, bu saçmalığı sürdürür. Bir aralar Murat Bardakçı da bu yalana soyundu ama sürdüremedi. Bir şeylere inanmak kolaydır, zor olan araştırmak ve sorgulamaktır.

    19 Mayıs 1919'un 100. yılı kutlu olsun.
    [ispiyonla]
    -1
  • kurbaavakdedi
    kurbaavakdedi 17 Mayıs 2019 - 16:33amına koyayım vahdettin, medine dilencisi gibi tipin var. [ispiyonla]
  • profesöriterol
    profesöriterol 17 Mayıs 2019 - 14:33iftiranızın amına koyayım ;
    ''burdaki kişiler: padişahın tam karşısındaki amerikalı general j.harbord. yanındaki zat ise tercümanlık yapan, 1918-1920 yılları arasında donanma komutanlığı yapan ahmet arif paşa. amerikalı general’in bu toprakları ve padişahı ziyaret sebebi 1915 ermeni soykırımı iddialarını araştırma soruşturmadır. amerikalı general 1919-1920 yılları arasında elazığ, erzurum, mardin, harput, sivas bölgelerinde incelemelerde bulunmuş, soykırım iddialarını araştırmış ve topladığı delillerle ermeni soykırımının aleyhine rapor düzenlemiştir. bu ziyaretlerin hepsinin film kaydı mevcuttur. bu kayıt. 6. mehmed (sultan vahideddin)’in en net film kaydıdır. film kaynağı gaumont pathe.“[4]''

    https://www.facebook.com/osanal/videos/10204251474038566/

    kaynağı ilk internete yükleyen kişi Özgür Sanal'dır
    [ispiyonla]
    +14
  • davetsizmisafir
    davetsizmisafir 17 Mayıs 2019 - 13:54@helezort bir şu altında yazan adamların kalitesine bak bir de kendi yazdıklarına bak. ben de seninle atışmaya hiç niyetli değilim, ne halin varsa gör. [ispiyonla]
  • helezort
    helezort 17 Mayıs 2019 - 13:46@davetsizmisafir bireysel atışmaları hiç sevmesem de bu kadar yüzsüzlüğe cevap vermeden edemeyeceğim. ulan şu an yazı yazdığın sayfada ki video da bile vahdettin İstanbul'a demirleyen işgalcilerle el pençe divan duruyor. Adamın fermanı var diyorum, altında mührü var, imzası var hala lise tarih kitabı falan zırvalıyorsun. Asıl o işgalcilerin ev ev gezip neler yaptıklarını bizim lise tarih kitaplarımız yazmıyor. Şimdi düşmana teslim edilmiş vatanı kurtaran Atatürk'ü karalamak için götünüzden tarih uydurmaya devam edebilirsin. [ispiyonla]
    +1
© 2004 - 2019 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...