Bir Yerli Malı Haftası Etkinliği

çok başarılı ve öğretmenimin örnek öğrenci olarak gösterdiği, önlüğüme kırmızı kordela takıldığı ilkokul 1. sınıfın ardından 2. sınıfa başlamıştım.yaşamımın, çok iyi bir başlangıçla, devamını getiremeyip, aniden düşüşe geçen başarılarla dolu olduğunu acı bir şekilde şimdi idrak ediyorum. Yeni okul yılı istediğim gibi gitmemişti. derslerim çok kötüydü, hergün okula geç kalıyordum. matematik ödevlerini okula gideceğim sabah, bana söylenerek annem kendisi yapıyordu.hergün aynı tablo; sınıfa geç kalan ben ve kulağı öğretmeni tarafından çekilen yine bendim.beni çok seven kadın öğretmenimizin bana olan tavrı tamamen değişmişti artık.gözünden düşmüştüm.ve bu durum beni çok üzüyordu.

bir gün sınıfta yerli malı haftası muhabbeti başlamıştı, herkes okula neler getireceğinden bahsediyordu. öğretmenimiz bize "çocuklar yerli malını kutlayalımmı?" diye sorduğunda "evet" ve "hayır"lı homurdanmalar birbirine karışmıştı , ben çok dalgın bir şekilde, sadece sıraya odaklanmış hiçkimseye bakmıyor, konuşmaları hiç umursamıyordum.öğretmenim de zaten beni sevmiyordu artık.

O gün eve gittiğimde, akşam evde televizyon izlerken bir anda aklıma bir soru çakıldı; yarın yerli malı haftası varmıydı? hatırlamıyordum.ne yapacağımı bilemiyordum.sokağımızda aynı okulda okuduğumuz bir arkadaşım vardı,annem o arkadaşıma gidip sormamı söyledi.Hemen soluğu arkadaşımın yanında aldım.arkadaşımdan "evet yarın yerli malı eğlencesi yapılacak" cevabını aldığımda rahatlamıştım çünkü o arkadaşıma güvenirdim.

Bu kez herzamankinden farklı olarak erken kalkmıştım,daha doğrusu kaldırılmıştım. yarı uykulu; annemin poşetlere kola, bisküvi, çikolata benzeri yiyecekler doldurduğunu gördüm.belki bilirsiniz sebze kasalarının kenarında bir ucu düz bir ucu ise üçgen şeklinde tırtıllı kağıtlar vardır. annem o kağıtlardan birini bulmuş rulo şeklinde kıvırıp şapka yapmıştı.üzerini de kiraz,üzüm gibi meyve resimleriyle süsleyip kocaman harflerle "YERLİ MALI HAFTASI" yazmıştı. annemin organizasyon yeteneğine gözlerim şapaklı şaşkın şaşkın bakmaktaydım.son olarak matematik ödevimi de herzamanki gibi anneme yaptırdıktan sonra yolu koyulma vaktim gelmişti. saate baktığımda yine okula geç kaldığımı farkettim ama artık alışmıştım.hem bugün yerli malı haftasıydı, öğretmen kızmazdı.

Ellerimde poşetler, bir anda kendimi duman kokulu,sisli havada, yağmur suyuna kanmış asfalt düzlükte koşarken buldum.mutluydum. heyecan nefesimi kesiyor,koşamıyordum artık. sınıf koridoruna geldiğimde bütün sınıfların kapıları kapalıydı.koridorun korkutucu karanlığında sınıfımın kapısına geldim. kulağımı sınıfa verdiğimde arkadaşların belli belirsiz seslerini duyuyordum.belli ki ziyafet başlamıştı. benim geç kaldığımı, öğretmene ve bütün sınıfa ilan edercesine gıcırdayan, -gıcırdamaktan çok bağıran- sınıf kapısını açtığımda bir anda kala kalmıştım. öğretmen tahtada elinde tebeşir ve bütün sınıf kafasını bana çevirmişti.müthiş bir sessizlik hakimdi.o sessizliğin 3 saniye sonrasında ise bütün arkadaşlarım ve öğretmenim kahkahalarla gülüyordu.kelimenin tam anlamıyla rezil olmuştum. ne yerli malı etkinliği vardı ortada ne de birşey. işin garip tarafı kafamda annemin yaptığı şapka, ellerimde poşetler benim bu mutlu günü, okul hayatımdaki bütün olumsuzluklara rağmen sırtımda taşımak zorunda hissetmemdi.
sınıfa usulca girip sırama oturduğumda gülüşmelerin son demleriydi artık.hoşlandığım bir kız vardı onunla gözgöze geldiğimde, gülme krizini arkadaşlarının bile engelleyemediğini gördüm. öğretmenimiz bu olay üzerine "arkadaşlar madem arkadışınız böyle bir hazırlık yapmış, o zaman bizde bugün olmasada yarın bir yerli malı etkinliği yapalım" dediğinde bütün sınıf gözler benim üzerimde alkışlamıştı. ama ben pek umursamıyordum galiba.

ve karne günü,kendisinden artık korkar hale geldiğim,hergün dayak yediğim öğretmenim ve sınıf, okul bahçesindeydik. gökyüzünde yazın parlak güneşi ve ruhlarımızı ısıtan sıcaklığı vardı. öğretmenimin gözüne ben iliştim, herkesin içinde beni yanına çağırdı.ama kızgın değildi. yüzünde gülücükler açıyordu. karnemi elime verdi." demek istanbula gidiyorsunuz?" dedi.tebesüm ettim. makyaj yapmış, saçına fön çekmişti. esmer ve güzel olduğunu yeni farketmiştim. bana öyle bir sarıldı ki o anı hayatım boyunca unutamazdım. şefkat,dostluk, hatta aşk hatta cinsellik babında çeşitli duygular iç içe geçmişti bende.tek kelimeyle afallamıştım.son kez gözgöze geldik.yanağımdan öptü.utandım.arkadaşlarla da vedalaşıp okuldan ayrıldım.

sizinde belki tahmin ettiğiniz üzere öğretmenimin adını hatırlayamamam içimde hep burukluk oldu...

Yorumlar
Yorum Yaz

Tüm Yorumlar

  • arthes
    arthes 13 Ocak 2012 - 23:53yerli malı ile cm yılmaz ne alaka hala onu düşünüyorum ya. Yazı güzel kardeşim beğendim [ispiyonla]
    +1
© 2004 - 2014 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola' nın formülü ile aynı yerde saklıdır...