Sakal Kıran ve Tedavisi !

Kafayı son 3, 4 ayda yüzümde bir gecede beliren ve yok olmayan, yer olarak ise çenemin alt tarafında çıkan ufak boyuttaki bir kaç sakal kıranıma takmıştım. Tedavisini bilime güvenerek ilk olarak doktorda aradım. Bir arkadaşımın vasıtasıyla başhekim yardımcısının yanına gittim bir devlet hastahenesinde. Valla harbi fiyakalı iş ne yalan söyleyim, gel oğlum, git oğlum, çay götür çay getir, boşları alın lannnn, kağıtlar nerde falan gibisinden fena bir otorite mevcut. Dışarda ise bir kuyruk var ki sormayın hiç kimse bana 80 lerde tüp sırası ekmek sırası vardı falan demesin hala devam ediyor bunun gibi şeyleri bizde yaşıyoruz. Fakat ben bu sıraya girmedim, hiç hasta değilmişte sohbete gelmiş biri gibi takınarak bi saniye diye diye odaya doğru yardırdım çaktırmayan bir mod içinde. Şimdi düşünüyorumda, küçükken fatura sıralarında beklerken önüme geçenlere acayip sinir olur çok küfür bilmesemde lanet okurdum, sonra büyüyüp migros, tansaş gibi alışveriş marketlerine gitmeye başladığımda olayın boyutunun değişmesiyle benimde duygularım ve olay karşısında kullandığım kelimeler değişmeye başladı. Çaktırmadan birbirleriyle muhabbet ederek önüme geçen teyzelere, ufak kızını yada oğlunu sıraya sokup çocuğun ise annesi gelene kadar sıra gelen kişiye abi sen geç annem daha gelmedi diyip tam bana sıra geldiğinde gelen annelere, yavrum benimki tek parça evladım ödeyip gideyim diyenlere, masum kasiyer kızlarla dadaşma uğruna fiyat farkı olmasada 1 ekmek için ortalama 8 kişi bekleyenlere karşı çok ağır kelimelerde bulundum sırf sıramı uzatıyolar diye. Fakat o an anladımki inanılmaz bir hismiş bu sırada öne geçme hissi, tıpkı 8 kişiyi çalımlayıp arkasından gol atmak gibi, hepsini geçmiş ve odaya girmiştim. Beni hemen bir doktor arkadaşına sevk etti başhekim yardımcısı, abi ben nasıl bulurum oda falan diyince, biri hemen bir haykırışla odaya geldi beni odaya götürmek için, başhekim yardımcısına esas duruş gösterip beni aldı ( o an lan keşke söylemeseydim ne mal adamsın sora sora bulurdun bu kadar küfür yemeye değermi dedim, biliyordum adam bana saydırıyordu yan tarafta). Doktorun odaya gidince bir sıra var ki öne geçen olursa savaş çıkar, allahtan yandaki eleman bi sn doktor beyle özel görüşmemiz lazım hastası değil diyip lank diye beni güzel bi vuruşla ağlara yolladı. Allahım bu nasıl yanlış bir şey ama nasıl bir his anlatamam, en az 3 saat kardayım zamandan, maradonda elle gol atmıştı ama sevinmişti tanrının eli diyip ve başlıyorum anlatmaya doktoruma sakal kıranlarımı. Ben tabi bilimsel bir yaklaşım beklerken, valla Özgür bunun bilimsel bir çözümlemesi falan yok senin problem psikolojik anlat bakalım nedir problem diyince ulan beni psikologa mı sevk ettiler acaba diye kendi kendime işkillenmeye başladım. Valla abi bildiğin gibi iş güç vs . Tamam koçum zaten hep aynıdır bu sakal kıran dedi, ya askerlik ya evlilik ya iş, içimden o an geçirdim la zaten başka ne kaldı hayat bunlardan ibaret deilmi amk dedim. Beklenen cevap geldi takma bunları Özgür çok dedi, valla iyi abi dedim geçicekmi şimdi dedim, geçer geçer sen takma dedi. Çok takarsan gene gel ben sana bi kaç ilaç yazayım antidepresan tedavine başlarız dedi şu an gerek yok ama istiyomusun yoksa dedi. Lan dedim noluyo gayet olayların kendimin dip noktasını gören biri olarak sağlam girdiğim hastahanede biraz daha kıllatırsam bildiğin deli olarak damgalayıp yolucaklar beni diyip sözleri sıraladım; valla abi doğru diyosun ya zamanını aldım kusura bakma , ne çok içime atmışım bundan sorna valla takmam çok saol diyip yol aldım. Bilimden yardım beklerken resmen bir kahve sohbeti yapıp tekrar evime doğru yola koyulmuştum sakal kıranlarımla. Artık takmıyorum dese de insan o an zaten takıyor ve bende sürekli takmıyorum ki lan modunda takılıyorum. E tabi doğal olarak benim sakal kıranlar geçmedi ve geçmek yerine çaplarda da azcık büyümeler oldu. Sonra bu muhabbet bir de berberlerde geçer biliyosunuz hepiniz. Geçen günlerde saçlar uzadı , iş çıkışı gittim berberime. Her zamanki gibi camlar buğulu, pc başında açılmış bir oyun, usta orda kasıyor bitmek bilmedi o amk oyunu 1 senedir hep aynı bölümde. Çırakla, kalfa ise arka sokaklar dizisinde Rıza babanın espirileriyle patlıyor, yarılıyorlar. Selamın aleyküm diyip girdim içeri normalde hep selam derim ama bu ortamlarda noluyor bilmiyorum. Pc deki aleyküm selam derken kafa kalkmadı ama konstre bozuldu herhalde ki oyunda bi hata yaptı ve arkasından hay amk gibisinden bi şeyler fısıldadı, kesin banaydı aslında bu, benim yüzümden yanı aklı sıra. Diğer kalfa ise ; amuğa godum çırağı az izle öğrende şu dizi varken gelen oldumu sen al diye geçirdi içinden kesin, oda aleyküm selamı patlatırken kafa tv de geç abi geç geliyom dedi. Lan geleceğin yer zaten 3 adım diye geçirdim içimden oturdum. Başladı benim kafayı traşa kalfa, zaten 3 numara yaptırıyorum, dizide heyecanlı bizim berber şov yapıyor benim kafada, Rıza babanın ekipler takipte hızlandıkça benim kafadaki saç kesim aletide hız alıyor yardırıyor. O sırada reklamlar girdi allah dedim en azından önler güzel olcak diye içimden geçirdim. Bizim berber o an fark etti abi sen naptın yaaa dedi, sakal kıran olmuşsun dedi. Sorma ya dedim doktora gittim bunun tedavisi yokmuş stressmiş dedi. Berber yılların tecrübesiyle cevapladı abi tedavisi var mevcut fakat doktor abinin dediği gibi sebep stress, bak hatta bunlar çıkmış kafanı takma, iyi ki çıkmışlar yoksa direk kanser olursun abi dedi, atmışsın içindekileri dışarı rahat ol diyerekten, bilimin üstüne çıkıp modern tıpı s.kip atan gülümsemeyle son noktayı koydu. Lan dedim noluyorum psilokojik hastalıktan kansere doğru bir yönelime girdim o an. Sordum var mı tanıdık sakal kıran olup sonrasında kanserden ölen diye, cevapladı; abi sakal kıran olduysan zaten kanser olmazsın dedi. Ha iyi bari dedim, sanki bir tıp adamının full testinden geçmiş ve temiz çıkmış kadar rahatladım bir anda. Ama istiyorsan o bölgeyi sık bir şekilde jiletliyorum, üstüne kan taşı sürüyoruz sonra geçiyor düşük bir ihtimal dedi. Yok ya çok saol diyip geçiştirdim bir anda ışık hızıyla. O sırada içeri bi eleman girdi, tanıyorum ufakken biz yukardaki lokale giremezken yaştan ötürü, bu eleman oralarda oturur bütün gün langırt bilardo oynardı. Gazetelere yöneldi, tüm gazeteyi 43 saniyede okuyup yorumlara başladı. Lan arkadaş ne bitmez öğretmen çilesiymiş, devletin milletin çilesi bitmedi hergün öğretmen ataması, yok kadro eksikmiş yok maaş azmış, ulan ben kamyon yolluyorum İzmir'den İstanbul'a, şöförü maaliyeti riski git gel 300 tl kalıyo, açlık sınırındayız biz napalım dedi. Benimde sorunumu çözsün madem bu devlet nutuklarına başladı. Kafam iyice allak bullak olmaya başlamıştı. Tv'de yukarda Rıza baba tekrar başladı, sıkıntıdan bakıp ta.sak yapmak istiyorum fakat tv'yi göremiyorum, o an her berberde olan arkadaki aynaları kullanarak izlemeye başladım 20 inch dev televizyonu. Ama istemeden kulağım arkadaki elemana kayıyor bir taraftan, iyice coştu, lan daha nolcak çalışma kardeşim beğenmiyorsan kpss ye ben mi oku dedim sana okuma, bak bize bizde hayat okulundayız hala adam olamadık, daya sırtını devlete ohhh ya ne güzel gibisinden fena felsefi yaklaşıyor olaya, bi an dicektim ibne sen değilmiyin biz 12 yaşındayken 20 ye gelene kadar ki 8 yıllık zaman sürecinde, ki o zaman hayatının en verimli dönemlerindeydin, göt göbek salmış şekilde akşama kadar 3 top oyanayan, langırtta 2 ye karşı tek herkesi alan, zor tutuyorum kendimi ama .O an fark ettimki bizim elemanı benden başka ipleyen yok, usta he bilader he diyip oyuna bakıyor kafayı kaldırmadan, çırakla benim kalfa zaten arka sokakların müthiş bir bölümü seyrederek onaylıyorlar ne derse kafalarıyla. İkinci reklam girdiğinde ise bizim berber benim sakal kıranlara garip hareketlerle bakarak ( sıkma büzme vb) abi bunlar geçicek sarı sarı tüyler var diye yorumlar getirirken, dizinin 1 dk lık aradan çıkmasıyla birlikte, bölümü kaçırmamak adına, hiç bi s.ke yaramayan kil maskesini ayakkabı fırçası tadındaki bir aletle yüzüme bir anda sürdü. Ulan dedim kendi kendime sen değilmiydin geçen yağmurda otobüse binerken öndeki ergenleri azarlayan ufacık çamur sıçrattılar diye, adam ağzına sıçtı sürme demedin diye içimden geçirdim Kili sürdü sonra çırak, abi çay içermisin yok saol dedim, kahve yok saol, başka bi şey yok saol, gazete istermisin abi dedim, ver dedim yoksa sorular bitmicek amk dedim içimden, önüme gelen gazete sabah 1 saat okuduğum gazetenin aynısı, fakat belki başka bir dünyaya girebilirim diyerek tekrar göz atıyorum. Her geçen an yüzümdeki nerden alındığı belli olmayan çamurun yüzümü germe oranı ile ortantılı olarak bende geriliyordum. Kısa süre sonra traş bitti çırak kafamı 50 derece şifalı kaynak suyu sıcaklığında yıkadı, Rıza babanın ekibinin macerasını izlerken. Oyun kasan hala son bölüme geçememiş, benim berber dizi sonuna yaklaşılması sebebiyle bir sonraki aktivite olan gece at yarışlarını incelemeye başlamıştı yeni puanlıdan. Diğer berberdeki eleman ise, arabada olmamasına rağmen bluetooh kulaklığı ile gelen bir telefona cevap vererek imajını en tepeye çıkarmıştı. Telefonda karşısındakini iplemeyerek tam 5-6 kere bizim berberlere gelicem, ben gelicem birazdan, geliyorum, gelcem lan gelcem, gibisinden aynı kelimeyi değişik şekillerde söyledi ve çıktı. O an bende ayaklanmıştım, eminimki karşı telefondaki eleman bluetooh kulaklıya, o onu iplemeyen berberlere, berberler o an onları rahatsız eden bu adama, ben ise hepsine söverek olaya son noktayı koyduk içimizden. Sonra kapının önüne çıktım hava buz, fena esiyor, saçlarda gitmiş ve kafa yarım yamalak kurulanmış. Sakal kıranlarıma doğru elimi götürdüm, lan dedim biraz daha büyümeyin başka bi şey istemiyorum olduğunuz gibi kalabilirsiniz kimseye sormucam,doğuştan böyleler dicem dedim. Eve doğru yürümeye başladım, cezaevi tarafından çıkıyorum karanlık sessiz bir yol yukarı doğru. İçimden dedim olm bu sakal kıranın tedavisi sende ne bilime bakacan ne berbere, az dedim rahat ol, tek düze kapitalist sosyalist empertyalist libarelist düzenin ortak çarkından çık. Stress de yapacan, sıkılcanda bunların olmaması için forbest dergisine çıkman lazım diye içimden geçirdim. Seni sıkan şeylerde bile makaranı buluyosun eğleniyosun, durumunda gayet iyi, elbet bazı şeyler olmayacak, herşey olsa da emin ol ki sen istememeye başlayacaksın elde ettiğin sürece, bak yandaki dut ağaçlarına eskiden çıkmak için götünü yırtardın, şimdi elini uzatsan alcaksın ama yeltenmiyorsun bile dedim. Bir iki gün sonra aynaya baktım sakal kıranlarım bana mesajı vermiş ve yerlerinde siyah tüyler çıkmaya başlamıştı tekrar, bilimin ilmin ve berberlerin açıklayamadığı bu illet belkide sanıldığı kadar kötü değildi ve geçmesi için gerekli olan değişiklik stress değil düşüncelerdi.

tırtkadın tırtkadın diyor ki;
Kategori: Genel
Etiketler: Sakal Kıran Sakal Kıran Tedavi Stress
11 02 Şubat 2012
Yorumlar
Yorum Yaz

Tüm Yorumlar

  • gezgin4893
    gezgin4893 17 Aralık 2013 - 22:02abi ne adamsın ya :D sakalkıran olayını öyle bi anlatmışsın bi an hikayenin içinde buluverdim kendimi :D sanki senin yerinde ben varım ha . olayı anlatış tarzın mükemmel , insanlara bakış tarzında aynı ben , gözlemlerin dehşetül vahşet :) sakal kıran mıdır nedir bilmiyorum ama benim sakallarda batık çıkıyor çözümü nedir bende bulamadım . yazıya tesadüfen ulaştım , yorumumu görürmüsün bilmiyorum ama harbi adamsın :) bi ara konuşmak isterim bu konuda ... saygılar [ispiyonla]
    +1
  • Harakiri157
    Harakiri157 30 Kasım 2013 - 06:49özet geç piç [ispiyonla]
    -1
  • pennstewei
    pennstewei 03 Şubat 2012 - 11:21Sen bu yorumu kaptin dostum bazi tdk hatalarin olsa da cok iyi tasvirlerin vardi :) metrobuste kahkaha attim. Nice sac kiranlara demiyecegim ama yaz yani. [ispiyonla]
    +5
© 2004 - 2014 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola' nın formülü ile aynı yerde saklıdır...