Garip - Neşet Ertaş Belgeseli

7 7 diyor ki;
Can Dündar'ın hazırladığı ve yönetmenliğini yaptığı, "Bir Ayrılık", "Bir Yoksuzluk", "Bir Ölüm" adlı üç bölümden oluşan "Garip" adlı belgeselde, Neşet Ertaş'ın müzikal yolculuğu geniş bir dökümanla sunuluyor. Ertaş'ın yaşadığı yerlerde yapılan çekimlere eklenen, büyük usta Muharrem Ertaş'ın görüntüleri, Neşet Ertaş'ın köyünde yapılmış çekimler ve zengin bir görsel malzeme, belgeselin değerini oldukça yükseltiyor. Halk müziği alanında önemli bir çalışma sayılabilecek belgesel, kültürel tarihimizin yaşayan en büyük ozanının görüntüleriyle eksiksiz bir arşivsel çalışma.

Neşet Ertaş türkü demek; binlerce yıldır söyleyen ve söylenecek olan... Neşet Ertaş bağlama demek;binlerce yıldır çalınan ve çalınacak olan...Kırk yıldır ismi türkü ve bağlama ile özdeşleşmiş Neşet Ertaş'ın yoksulluk, gurbet ve ayrılıklarla dolu hayat hikayesi 1938'de Kırtıllar Köyünde bağlar. Anası Keskin'in Hacelobası köyünden Döne, babası Yağmurlu Büyükoba'dan Muharrem Ertaş... Baba Ertaş, orta Anadolu Türkmen/Abdal Müziği geleneğinin bilinen en güçlü temsilcilerinden biri ve gelmiş geçmiş en büyük bozlak ustası.

"Yağmurlu Büyükoba, Hacelobası, Kırtıllar, İkibikli, Tezrek, Barak, Kırıksoku, Keskin, Kırıkkale, Yerköy ve Çiçekdağı... "
Buralar, asırlar öncesinin gezginci ozanlık geleneğini sürdürürcesine köy köy gezen Baba Ertaş'ın çocukluk ve ilk gençlik yılları, başta Kırşehir Ve Yozgat'a ait Bu köyler olmak üzere çevre il ve ilçelerde babası ile düğün çalarak geçer.

Hayatının anlattığı bir şiirinde şöyle der:
"Dizinde sızıydı anamın derdi
Tokacı saz yaptı elime verdi
Yeni bitirmiştim üç ile dördü
Baban gibi sazcı oldun dediler"
Derken bir gün elinde sazı, cebinde iki buçuk lirayla ver elini Ankara diyerek Kırşehir'den ayrılır. Ankara, İstanbul, kısa bir süre için tekrar Kırşehir ve nihayet hiç bitmeyecek bir gurbet hayatına başlamak üzere tekrar Ankara... Gazinolar, pavyonlar, eğlence yerleri, düğünler ve konserler... Ve turneler; Anadolu turneleri, Sarısözen'in tabiri ile "Kırşehirli mahalli sanatçısı" Neşet Ertaş, 1960'ların sonlarına doğru artık yurdun dört bir tarafında zevkle dinlenen ve herkesin sevdiği bir sanatçı olmuştur. O'nun türküleri ortanadolu bozkırlarının bin yıllık hüznünü anlatır Lisan-1 hal ile. İşte bunun için, "türkü" denince O'nun o gür, parlak ve bir o Kadar da içli ve duygulu sesiyle söylediği yürek burkan ezgiler gelir aklımıza. Bağlama denince de O'nun elinde adeta sihirli bir alet haline gelen bin yıllık sazımız akla gelir hemen. 1976 yılında geçirdi ani bir rahatsızlığın tedavisi için Almanya'ya gider ve iyileştikten sonra sanatçı olarak oturma izni alıp orada kalır. Yirmi üç yıldır "Alaman gurbetinde", ülkesine insanlarına duyduğu aşkla çalıp söylememektedir.

Bir sanatçıyı tanımanın en iyi yolu, hele de bu Neşet Ertaş gibi Türküler de hep kendini anlatan, kendi ruh ve gönül macerasını saza, söze döken bir usta ise, en güzeli sanatçının kendisini dinlemek. Neşet Ertaş, sazı türkü'ye; türkü'yü saza o kadar yakıştırır ve yakınlaştırır ki, dinleyenlere derin iç çekmek ya da göğüs geçirmek kalır.

Neşet Ertaş'ı kaybettik... O sazın telleri birdaha vurmayacak.Bozkırın tezenesi, türkülerini kimse böyle içli çalmayacak.

Neşet Ertaş'ın kendi el yazısıyla otobiyografisi: http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/57759/neset-ertas039in-el-yazisiyla-otobiyografisi
Neşet Ertaş'ın kendi sesiyle anlattığı hayatı: http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/36841/neset-ertas-hayatini-anlatiyor
Kategori: Film
sitene ekle
Etiketler: neşet ertaş belgeseli garip belgeseli can dündar kalan müzik neşet ertaş garip
75 26 Eylül 2012
Yorumlar
Yorum Yaz

En Popüler Yorumlar

  • serdarblue
    serdarblue 26 Eylül 2012 - 01:02Sanatçı(!) nın Serdar Ortaç ve Demet Akalın olduğu , yetenekliyi Hülya Avşar'ın belirlediği toplumda bir şaheser daha gitti sessiz sedasız..Hastaymışsın büyük üstad , tedavi görüyormuşsun hastanede. Vefatından sonra haberim oldu..! Çünkü televolede , pazar magazininde , gece klüplerinde salya sümük aşağılık gündemlere malzeme olmamıştın hiç , o yüzden haberimiz olmamıştı.. Affet bizi.. Köylüsün , halktansın , adamsın , alçak gönüllüsün diye seni bizim gözümüzden uzak tutanlar bir gün unutulup gidecek ama bizim torunlarımızda senin türkülerini dinleyecek. Nur içinde yat.. [ispiyonla]
    +18
  • 7
    7 26 Eylül 2012 - 17:44aslında çok önceden yüklemek istiyordum garip belgeselini buraya.Ama olmadı işte, üstadın ölümünün ardından eklemiş oldum.Hasta olduğunu duyduğum andan itibaren her Neşet Ertaş haberinde "acaba" diye sordum kendime.Öyle büyük bir boşluk kaldı ki bu yürekte, yüreklerde.Bende 5-6 yaşlarımda tanıdım.Babamın eski radyosunda, belki o zaman anlamıyorduk sözlerini ama büyüdükçe anladık Zahide'yi, gurbeti, garipliği.Cenazesinde cami-cemevi diye kavga edenler, kendi vasiyetinde kesinlikle istememesine rağmen devlet töreni yapan bürokratlar, cenazeye geç kalıp onlarca kişiyi bekleten başbakan.Siz Neşet Ertaş'ı hiç anlamamışsınız.
    Gurbete olan özlemindendir türküleri böyle yanık, içli okuması."Kalbi buruk gitti" diyorlar, doğrudur.TRT'de türküleri tezek kokuyor diye aşağılayan patronları vardı bu ülkenin.Sözde "patron"ları.Şimdi badem gözlü sanatçısı oldu.Yersen...
    [ispiyonla]
    +9

Tüm Yorumlar

  • janickthepriest
    janickthepriest 23 Aralık 2013 - 18:02"saygısızlık olmasın, ceketimi çıkarabilir miyim?" şu cümleyi kendisinden her duyduğumda gözüm doluyor. bir insan bu kadar naif olmamalı. bir insan bu kadar mütevazi olmamalı. nasıl oluyor yahu? bir insan nasıl bu kadar güzel olabiliyor? yer yüzünde şu adamı sevmeyecek, şu adama kızabilecek, şu adamdan nefret edebilecek bir insan evladı var mıdır acaba? içimde kalmış en büyük uktelerden biridir neşet ertaş'ı dinleyememiş olmak. toprağı bol olsun. [ispiyonla]
  • kuzeykemanci
    kuzeykemanci 25 Eylül 2013 - 22:36Hiç bir sanatçıyı daha önce bu kadar sevmedim! [ispiyonla]
  • Kafinka
    Kafinka 25 Eylül 2013 - 08:37Bugün ölümünün birinci senesi toprağın bol olsun Neşet Ertaş. [ispiyonla]
  • lopopo
    lopopo 30 Ekim 2012 - 23:10hayattaki en sevdiğim meziyetim neşet gibi "gönül" diyebilmek. [ispiyonla]
    +2
  • dördüncüdede
    dördüncüdede 27 Eylül 2012 - 15:23Belgeseli izliyorum şu an, tamda bahsettiğimiz muhabbet geçiyor 30. dk. 'da Komşusu soruyor; hayırdır neşet göremiyoz televizyonlarda, Neşet Ertaş cevap veriyor ; ''ölmemiş desinler diye ara sıra görünüyom.'' İşte bu kadar halkın sanatçısı bir insan, bu kadar mütevazi , bu kadar yalansız bir insan daha gelirmi bu yalan dünya'ya bilinmez. Huzur içinde yat büyük usta. Bu dünyada şad olmadın, var diğer dünyada şad ol. [ispiyonla]
    +1
  • 7
    7 26 Eylül 2012 - 17:44aslında çok önceden yüklemek istiyordum garip belgeselini buraya.Ama olmadı işte, üstadın ölümünün ardından eklemiş oldum.Hasta olduğunu duyduğum andan itibaren her Neşet Ertaş haberinde "acaba" diye sordum kendime.Öyle büyük bir boşluk kaldı ki bu yürekte, yüreklerde.Bende 5-6 yaşlarımda tanıdım.Babamın eski radyosunda, belki o zaman anlamıyorduk sözlerini ama büyüdükçe anladık Zahide'yi, gurbeti, garipliği.Cenazesinde cami-cemevi diye kavga edenler, kendi vasiyetinde kesinlikle istememesine rağmen devlet töreni yapan bürokratlar, cenazeye geç kalıp onlarca kişiyi bekleten başbakan.Siz Neşet Ertaş'ı hiç anlamamışsınız.
    Gurbete olan özlemindendir türküleri böyle yanık, içli okuması."Kalbi buruk gitti" diyorlar, doğrudur.TRT'de türküleri tezek kokuyor diye aşağılayan patronları vardı bu ülkenin.Sözde "patron"ları.Şimdi badem gözlü sanatçısı oldu.Yersen...
    [ispiyonla]
    +9
  • holidildo
    holidildo 26 Eylül 2012 - 14:03Kime sahip çıktık hangi değeri koduruk ki,bizden bir bok olmaz bunu bilir bunu söylerim... [ispiyonla]
    +2
  • robbenua
    robbenua 26 Eylül 2012 - 14:03Sana kurbaaa nolurum! Sana kurbaa nolurummmm! [ispiyonla]
    +1
  • bymerakli
    bymerakli 26 Eylül 2012 - 12:59Fazla söze gerek yok .. Eleman hislerimini havalandırmış.. 00:40 [ispiyonla]
    +4
  • dehmen06
    dehmen06 26 Eylül 2012 - 12:46Serdarblue ağzına sağlık... [ispiyonla]
    +1
© 2004 - 2014 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola' nın formülü ile aynı yerde saklıdır...