Çalınan Aşk - Türkan Soray & Sadri Alisik (1963 - 74 dk)

yeşilçamış yeşilçamış diyor ki;
“What a Diff’rence (Difference) a Day Made (Makes)” (1934) (Maria Méndez Grever / Stanley Adams). İlk kez Harry Roy ve Orkestrası’ndan dinlediğimiz melodi ve Boğaz’a bakan Lokanta. Genç kadının boynunda Necmi’nin (kaz-tavuk hesabıyla) verdiği pahalı kolye.
Necmi; “Hakkımda ne düşünüyorsun?”
Günsel; “Cüretkâr ve inatçı olduğunu.”
Necmi; “(Pek inandırıcı olmayan bir biçimde) Seni seviyorum.”
Günsel; “Bir gecelik kadın olmak istemem.”
Necmi; “Ben de tek olmak isterim.”
Günsel; “Teksin.”
Necmi; “Ya kocan?”
Günsel; “O benim için bir şey ifade etmiyor artık.”

(Murat’ı da seslendirecek olan Hayri Esen) “Bu filmin hikâyesi iki gencin mektuplaşma sıyla başladı. Birbirlerini gazetelerdeki evlenme ilanlarından tanımışlar, mektuplaşmaya karar vermişlerdi. Niyetleri ciddiydi. Hayattan bütün bekledikleri sıcak ve sevgi dolu bir yuvaydı. Ama kader bunu onlara çok gördü. Kötülükler bir örümcek gibi iki gencin masum aşkları etrafında ağlarını ördü. “
Aysel. Mektuplardaki adı Gül. Ablası Günsel’den başka kimsesi yok. Baba bir anne başka. Saç ve ben dışında görünüşleri aynı. Ama huylarının farklı olduğu daha ilk saniyelerde anlaşılıyor. ‘Ölüm Saati’ (1967) filminde Ahmet ve annesi Ayşe’nin olacak 24 numaralı ahşap evde oturuyorlar. Aysel, ‘dikiş dikerek hayatını kazanmaya çalışıyor’. Günsel bir şirkette sekreter. Amerikan folk/caz klasiği ‘When the Saints Go Marching In’ melodisinin duyulduğu büro ve araba vapuru sahnelerinde Necmi’nin de aklını başından almıştı. ‘Bütün ömrünü onun bunun elbiselerini dikmekle geçirdiği’ için kardeşini küçümsüyor. Aysel ise ‘gece yarılarına kadar sokaklarda dolaşmak, patronlarla gezmektense’ böyle mutlu. Üstelik o Perşembe (11 Temmuz) yedi aydır mektuplaştığı delikanlı ile buluşacak. Ama hastalanınca yerine ablası gidiyor.
Murat’ın mektup ismi söylenmiyor. Bir oto tamirhanesi ve en iyi arkadaşı Bitirim Ali’nin kullandığı taksisi var. Aynı yıl çevrilen ‘Arka Sokaklar’daki bir başka Murat ve annesi Emine teyze’nin evinde kalıyor. Perdeler ve Atatürk resimli duvar halısı yerli yerinde.
Mektup arkadaşı zannettiği Günsel’le buluştuğu araba sahnesinde The Shadows’dan ‘F.B.I.’ (1961) (Peter Gormley) melodisi vardı. Direksiyondaki Bitirim, onun konuşmasını ‘8 silindirli motorun iyi çalışıp çalışmadığını söyleyerek’ yönlendiriyor. Genç kadın, delikanlıdan çok hoşlandığı için durumu ona ve kardeşine açıklamaz.
Uzaktan denizin göründüğü bir ağaç altında ve yine The Shadows’dan dinlediğimiz ‘Man of Mistery’ (1960) (Michael Carr) ile evlenmeye karar verirler.
Nikâh sırasında Murat ve Ali’nin candan arkadaşları Kuru, Ufaklık ve Tosun ile tanışırız. Yeni evliler Ayvalık Vapuru ile balayına giderken kız kardeş gerçeği öğrenir. Rıhtım’da el sallıyorlar.
Ali; “Hayatta en büyük arzum Murat abimi mesut görmekti… Köyden geldiğim zaman kimsem yoktu. Üstelik hastaydım ümitsizdim. Elimden tuttu, bana yardım etti, iş verdi. Her şeyimi ona borçluyum.”
Aysel; “Çok iyisin Ali. Seni de Murat abini de evvelden görmüşüm gibi bir his var içimde.”
Ali; “Mektuplardan olacak.”
Aysel; “Hangi mektuplar?”
Ali; “Bilmiyor musun yoksa Murat abimle ablanın mektuplaşarak evlendiklerini. Önceleri ben de senin gibi şaşırmıştım. Murat abimle alay ederdim ‘bu iş yürümez’ diye. Ama bugün hepsi hakikat oldu. İlk buluştukları Perşembe gününü hiç unutamam..”
Genç kız gözyaşlarını evde ‘(Somewhere) Over the Rainbow’ (1939) (Harold Arlen / Edgar Yipsel Harburg) melodisi ile paylaşır.
Murat ne kadar ‘yuvayı yapan dişi kuş’tan, ‘ayağı yorgana göre uzatmak’tan söz etse de Günsel’in gözü yükseklerde. Menekşe Sokak 23 numarada kirası 650 liraya bir ev tutarlar. Ev sahipleri ‘bir senelik peşin rica ediyorlar’mış. Nedense kira yüksekse ‘rica edilir’ düşükse ‘istenir’. Emlakçi rolündeki Kamer Sadık, rol aldığı filmler dışında böyle bir yer görmüş müdür acaba? Evde filmin sürprizi ile karşılaşıyoruz. Duvarda Edgar Degas’nın iki yağlı boya tablosunun (herhalde!) reprodüksiyonları var; ‘Two Dancers on Stage’ (1874) ve ‘Two Dancers’ (1890/98). İlki 12 Ekim 1961 tarihli Hayat Dergisi’nin orta sayfasında ‘Dansöz’ adı ile yayınlanmıştı. Belki oradan almışlardır.
Cha cha ritmindeki ‘Moon River’ (1961) (Henry Mancini / Johnny Mercer) ile yaptıkları alışveriş sırasında ülkemizde ‘taksit’ uygulamasının öncüsü Rıdvan Umay ve mağazası görüntüye geliyor.
Günsel’in ısrarıyla gittikleri Gazino’da Necmi de var. “Breakfast at Tiffany’s” filmi (1961) için yapılan ‘Something for Cat’ (Henry Mancini) melodisiyle dans ederken kocasından çok ona bakıyordu. Murat “Kim olduğumuzu unutmamalıyız. Bu hayat bize göre değil” diye yırtınıyor ama anlayan kim. “Şimdi hiçbir şeyimin eksik olmasını istemiyorum. Eski hayatımı yaşadıktan sonra evlenmenin manası kalır mı” deyip duruyor.
Dükkân ve taksi satılır. Murat’ın ‘hayatı boyunca hasretini çektiği’ çocuğu bile bile düşürür. Artık anne olamayacakmış.
Genç kadını elde etmek isteyen Necmi, para getiren her işi yapıyor. Bunların ‘dürüst olup olmadığı’ da ‘anlayışa göre değişirmiş’. Sonradan esrar ticareti yaptığını anlayacağız. Sadettin Erbil’in seslendirdiği Patron “Kadının karıştığı her işte bela vardır” demişti. Necmi ilerde olabilecek sorunlara en baştan çözüm getiriyor. Günsel’i öldürüp kahramanımızın suçlanmasını sağlar.
Filmin sonunda sevdiğine kavuşan Murat; “Kötü bir rüya gördük Aysel. Ama her şey bitti. Aşkımızı kimse çalamaz artık.” Ali’nin onayı; “Motor saat gibi çalışıyor Abi.”

Delikanlı mektup arkadaşı ile buluşmak için İskele Gazinosu’na gidecek.
Murat; “Kravatsız olmaz mı be Bitirim?”
Ali; “Olmaz tabii. Façan ne kadar afili olursa olsun bunu takmazsan farsız arabaya benzersin.”
Murat; “Mektuplaşmak iyiydi. Yüz yüze gelince ne konuşurum ben onunla.”
Ali; “Kadın arabaya benzer Abi. Önce açmaz vermeyeceksin. Çenen sekiz silindirli motor gibi çalışacak. Teklemeye başlarsan hava alırsın. Sonra çeliğine göre su vereceksin. Eğer kız sıkılgan, ağır başlıysa sen de öyle olacaksın… Dur biraz, son bir trafik muayenesi yapalım. Sıkı dur ey güzel, damatların piri geliyor.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Yönetmen Ülkü Erakalın
Senaryo: Erdoğan Tünaş
Yapımcı: Şahan Haki
Müzik: Yorgo İlyadis, Fecri Ebcioğlu
Görüntü Yönetmeni: Memduh Yükman
Tür: Dram, Duygusal
Özellikler: 35 mm, Siyah Beyaz

Oyncular: Türkan Şoray, Tamer Yiğit, Sadri Alışık, İzzet Günay, Hüseyin Baradan, Eşref Vural, Hasan Ceylan, Necdet Tosun, Hayri Caner, Mehmet Aslan, Haydar Karaer, Nubar Kamçılı, Ali Seyhan, Hüseyin Güler, Ayhan Altunç, Kamer Baba, Hayri Esen, Erdoğan Esenboğa, Rıza Tüzün, Adalet Cimcoz, Jeyan Mahfi Tözüm
Kategori: Film
sitene ekle
Etiketler: çalınan aşk 1963 tam film tek parça türkan şoray tamer yiğit sadri alışık izzet günay hüseyin baradan eşref vural hasan ceylan necdet tosun hayri caner mehmet aslan haydar karaer nubar kamçılı ali seyhan hüseyin güler ayhan altunç kamer baba hayri esen erdoğan esenboğa rıza tüzün adalet cimcoz jeyan mahfi tözüm siyah beyaz buluşma esrar kaçakçılığı mektupla arkadaşlık nik
9 15 Kasım 2012
Yorumlar
Yorum Yaz

Tüm Yorumlar

  • xeray
    xeray 31 Mayıs 2014 - 00:41harika bir film izledim tşk. [ispiyonla]
  • ilhanmansız
    ilhanmansız 06 Ocak 2014 - 00:57Türkan Şoray kanunları var diye biliyorduk ama bu filmde çatır çutur öpüşmüş valla. [ispiyonla]
© 2004 - 2014 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola' nın formülü ile aynı yerde saklıdır...