Çok güzel bir laftır, ''futbol asla sadece futbol değildir'' lafı. Lafı söyleyenin maksadı bam başkaydı ama futbol gerçekten de sadece futbol değil Türkiye'de. Dünyanın birçok ülkesinde de böyle ama son bir aydır saha içinde ve dışında yaşanan olaylar, Türkiye'de futbolun sadece futbol olmadığını, aynı zamanda ırkçılık ve ölümcül şiddet olduğunu bir kez daha gösterdi.

Televizyonlarının başında bir oyun olarak futbolu izlemek için kurulanlar, stadyumlara her nedense keyif aldıkları bir maçı izlemeye gidenler, neler neler yaşıyorlar.
İstiklal Marşı'yla başlıyor her şey. Marş sırasında milli hisler biraz olsun tırmandırılıyor. Herkes ayağa kalkmak zorunda. Türk olmayan futbolcular, sadece Türkiyeliler değil, Portekizli, Ukraynalı, Brezilyalı futbolcular Türk milli marşını dinleyerek, içten içe 'ya sabır'' diyerek muhtemelen maç öncesi milli seremoniyi tamamlıyor.

Sonra ıslıklar, küfürler gelmeye başlıyor. Kendi futbolcusuna, rakip futbolcuya ve özellikle hiç kimseye yaranamayan hakemlere arka arkaya küfür ediliyor. 30 bin kişi, 40 bin kişi, Fenerbahçe stadında 55 bin kişi hep bir ağızdan küfür etmeye başlıyor.

Küfür azaldığında, saha içinde ve dışında ırkçılık yarışı başlıyor. Fenerbahçeli Emre, Trabzonsporlu bir futbolcunun rengini aşağılama konusu yapmıştı geçen sene. Bu sene bir Fenerbahçe taraftarı, Galatasaraylı Drogba'ya muz uzatıyor, renginden dolayı maymun olduğunu ilan ediyor kendince.
Fenerbahçe kulübü hemen savunmaya geçiyor, ne taraftarını ne de oyuncusunu harcıyor ırkçılık yaptığı için.

Saha içindeki ırkçılık, saha dışında hem ırkçı hem de nefret yüklü şiddet eylemlerine dönüşüyor. Yıllar önce Galatasaray taraftarları Leeds taraftarlarını İstanbul'un göbeğinde öldürmüşlerdi. Son Fenerbahçe Galatasaray maçından sonra metrobüs durağında bir grup Galatasaray taraftarı bir Fenerbahçe taraftarını, çok genç bir insanı bıçaklayarak öldürüyor.

Televizyonlarda eski futbolcular, eski hakemler, bazı yazarlar maç öncesi ve sonrası programlarda düzeysizlik, küfürbazlık, ırkçılık örnekleri sergileyerek, habire ama habire tartışıyor.

Şiddet durmuyor. Polis devreye giriyor her seferinde. Stadın şimdiki haliyle son maça tanık olmak için eğlenen Beşiktaş taraftarına polis saatlerce gaz bombası sıkıyor. Bir kaç sene önce ise Beşiktaş taraftarları kendi aralarında çıkan tartışmada birbirlerini bıçaklamışlardır.
Başka haberler de var. Amatör kümede bir maçta futbolcular bir birine giriyor. Sahayı polis ve taraftar aynı anda basıyor.

Bu arada... bu arada, spor programlarında yayıncı kuruluş kod adıyla anılan Digitürk'ün patronu, para kazanıyor. İstiklal Marşı okunurken, para kazanıyor, ırkçı sözler sarf edilirken, para kazanıyor, genç insanlar bıçaklanarak öldürülürken, para kazanıyor, maç öncesi ve sonrası televizyon programlarıyla para kazanıyor, Mehmet Ali Karamehmet, Çukurova Holding'in sahibi saha içinde ve dışında şiddet ve ırkçı hiddet yaşanırken pazar kazanmaya devam ediyor. 2012 yılında dünyanın en zengin 268. kişisi olduğu açıklandı. 2010 yılında Türkiye Futbol Federasyonunun 4 sezonu kapsayan yayın hakları ihalesini 321 milyon TL ödemeyi taahhüt ederek kazanan adam.

Ya üzerinde Fenerbahçe formasıyla bir metrobüs durağında muhtemelen kendisi gibi yoksul olan bir genç tarafından bıçaklanarak öldürülen Burak!

Kapitalizmin ne kadar akıl dışı olduğunu görmek istiyoruz, sadece futbol olmayan futbola biraz daha yakından bakmak yeterli. Bir tv kanalı daha fazla para kazansın diye, en gergin maçlar en gergin haftalara konuyor.

Aylık gelirlerinin kendilerini zorlayan oranlarında paralar vererek maçlara giden yoksullar bıçaklanıyor, öldürülüyor, gaz bombalarına maruz kalıyor. Bu taraftarların takımlarının her biri son derece zengin işadamı başkanları ise VIP'lerde maç seyredip, özel koruma ve polis koruma ordularıyla maçlara gelip, maçların ardından gergin açıklamalar yapıp, yarım saat sonra kazandıkları paranın yeniden keyfini sürmek üzere, özel koruma ordularının ve polis korumasının altında, köşklerine geri dönüyor. Duvarlarında yıllık gelirleri en az bir kaç milyon Euro olan futbolcuların posterleri asılı olan gençler, güvencesiz, işsiz, yoksul bir şekilde, sadece futbol olmayan futbolun her düzeydeki arenasında ölüyor, öldürüyor.

Evet! Futbol sadece futbol değil! Irkçı, çoğu derin devlet bağlantılı, mafyatik, faşist işadamlarıyla yoksulların eşitlendiğini sandığı bir maçoluk, ırkçılık ve şiddet okulu. Bir oyunu böyle bir okula çevirebilen kapitalizmin tüm sahtekarlığı ve akıl dışılığı ortada. Futbolun kesinlikle sadece futbol, yani bir oyun haline gelmesi için sermaye ilişkisinin bu sahadan çekilmesi bir zorunluluk.

Futbol Asla Sadece Futbol Değildir!

815 kez bakıldı - 16 Mayıs 2013
Danzka Danzka diyor ki;
Kategori: Ciddi
Etiketler: futbol para para babası vatandaş
4 16 Mayıs 2013
1. mkyb
360
2. buyur
249
3. exixiz
248
118
77
48
10. lalati1
41
PUANLAMA?
© 2004 - 2020 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...