Güzel Bir Güne Nefretle Merhaba Diyorum

Kalemimi baba yadigarı bir çakıyla açtım ve yazmaya başlıyorum…
Dudağımda biraz önce paketini açtığım ve uzun olduğu ucundan kırdığım united marka sigara önceleri biraz acı geliyor ve insanın boğazını biraz yakıyor ama her şey gibi buna da alıştım zamanla ,arka fonda ise siya siyabend çalıyor o boğuk ve boğazını bir temizlese sesinde hiçbir özellik kalmayacakmış gibi.
Küçükken kendimi kadim zamanlarda yaşayan bir kralın oğlu olarak düşünürdüm. Sözde uzun bir uykuya dalmışım bana kara büyü yapıldığı için yıllardır da uyuyormuşum. Bu uzun uykularımda ise gelecekte yani günümüzde yaşıyormuşum gibi gelirdi. İyi kalpli , cesur otoritenin merkezi sarayda vakur bir şekilde tahtında oturan kral yani babam beni uyandırmak için elinden geleni yapıyor fakat bir türlü başaramıyordu. Ben ise ha bugün ha yarın kralın beni kurtaracak o adamı bulmasını bekliyordum. Çocuk aklı işte yaşım daha 10 . Bu böyle sürdü gitti ‘’ hadi oğlum artık karneni de aldın yaz tatilinde bana yardım et ‘’ babam bu sözüyle yaralı eli ve keser darbelerinin tırnaklarında oluşturduğu eliyle hayatın hiçte masallarda ki gibi olmadığını kafama çakmıştı. Aslında daha önceleri arkadaşlarımın ayakkabıları eskiyip yırtıldığında yenileri alınıp benin ayakkabıcı Hüsnü abinin yağ kokan ve yerler kirlenmesin diye talaş dökülmüş dükkanına gidip ayakkabılarımı tamir ettirdiğimizde şüphelerim olmuştu. Hala gözümün önündedir o dükkan küçük ve mavinin üstüne yazılmış tabelası. Ama çokta düşünmemiştim nasılsa ben uyanacak ve sarayın o mermer kaplı merdivenlerinde koşacak uçsuz bucaksız bahçelerinde oyunlar oynayacaktım.
Durumlar iyi gitmiyordu. 13’üme bastığımda ağrıları başlamıştı o zaman ki aklımla her hastalığı grip gibi zannediyordum babam cereyanda kalmış yada soğuk betona oturmuş birkaç güne geçiverirdi. Birkaç gün birkaç ay birkaç yıl geçti ama babamın yataktan kalkmaya hiç niyeti yoktu ve hiçte işe gitmemek için numara yapar bir hali yoktu. Babam yataktaydı ve annemde açtı çalışmak zorundaydım. O yaşta inşaatta çalışan bir çocuğa en zor gelen şey park kenarında bir binanın içinde çimento karılsın diye su taşırken o parktan gelen çocuk kahkahalarıdır. Çünkü onlar orada annelerine babalarına ne kadar yükseğe zıpladıklarını göstermek için heyecanlı heyecanlı zıplarken ben gri renkli ve nemli inşaatın içinde tuğlaları ne şekilde kucağımda tutarsam daha çok taşıyabilirimin hesabını yapıyordum ve bunun için bana kimse aferin demiyordu ve sırtıma kimse havlu koymuyordu çünkü o sıralarda annem başka çocukların pahalı ayakkabılarının merdivene bırakmış olduğu çamurları temizliyordu.
Tam bir Türk filmi gibiydi hayatım bir farkla seyredenlerin vicdanlarını sızlatmak için senaryo edilmemiş ve tonlarca paralar harcanmamıştı. Ve filmlerde ki gibi hayatımızda ‘’ yıllar sonra ‘’ yazmıyordu. Her yaz sıcakta terden ölecek gibi oluyor ve sırtıma aldığım çimento torbalarının terimle birleşip vücudumda yaralar acıyordu. Her kış eve rüzgar girmesin diye her yerini muşamba denen o saçma şeyle adeta kaplıyor bir hediye paketi haline getiriyorduk . Ama hayatlarında birazcık farklılık olsun diye sinemaya gelen insanları sıkmamak için yazılan yazı ‘’ yıllar sonra ‘’ benim hayatımda hiç olmamıştı .
Tek çocuktum kimseye derdimi anlatamıyordum o yüzden insanlarla karşı bu kadar az konuşmam belki de , hem kime anlatacaktım ki derdimi her zaman yatakta yatıp ağızını açıp konuşmaktan bile aciz olan ağlayan , altını her değiştirişimde gözlerini benden kaçıran babama mı ? Yoksa temizlik yapmaktan üstü başı deterjan kokan parmaklarının derisi kalmayan çamaşır suyu lekeli kıyafetli anneme mi ? Herkese zaten dertler eşit şekilde pay edilmişti sanki . Ama kendimde öyle bir yetenek keşfetmiştim ki belki de dünyada benden başka kimsede yoktu bu yetenek . Hatta öyle bir şeydi ki bu şeytan ayağıma gelecek ve benimle anlaşma yapmak için yalvaracaktı kapıdan kovamamam için kendini acındıracaktı. Herkesten nefret ediyordum evet dünya üzerindeki bir tek atom parçasına varıncaya dek ama kimseye belli etmemeyi başarıyordum işte yetenekte tam da burada başlıyordu . 15’ime çoktan girmiştim artık biliyordum kadim zamanlardan kalma bir kralın oğlu falan olmadığımı tanrının bana yukarılardan güldüğünü ve hata yaptığımda bana kızdığını da düşünmüyordum eğer öyle olsa da bana ancak küfür ediyordur çünkü yarattıklarının içine en fazla nefreti koyduğu bendim ve oyun şimdi başlıyordu. Hayatımı değiştirecek olay o gün olmuştu.

gorko gorko diyor ki;
Kategori: Enteresan
Etiketler: insan nefret anne baba kahkaha az çok.zaman.mekan para
8 01 Ocak 2014
Yorumlar
Yorum Yaz

Tüm Yorumlar

  • cehenneme gidecez
    cehenneme gidecez 02 Ocak 2014 - 14:18Doğru söylüyorsun aslında bende okumaya çalıştım alta doğru lakin çok süslemişssin lafları çok ağır geldi.Zaten bunu eleştiri olarak alma bence iyi yazıyon .Ben böyle edebi ağızı sevmiyom o yani tamamen benim düşüncem yoksa kral hikaye yazmışın konusuda güzel .
    Sonunda basit bir dille anlatmaya başlamışşsın ordan ben yakaladım aynı hisleri paylaşıyormuşuz.Devamını bekliyorum gorko.
    [ispiyonla] [cevap yaz]
    +3
  • gorko
    gorko 02 Ocak 2014 - 09:50Dediklerin benim için önemli sayın büyük bir yazar bir iki bilgi edindim sayende çok müteşekkirim ama büyük yazarlar aynı zamanda büyük okuyuculardır ve- büyük okuyucular bilirler ki hiç bir yazı ilk cümlesine bakılarak değerlendirilmez, bazen 100 sayfa kitap okursun vakit öldürüyorsun gibi gelir ama 101. sayfada bir şey yakalarsın ki o boşuna okuduğun 100 sayfa anlam kazanıvermiş öldürülen vakit sana kazanç olarak ders olarak keyif olarak geri dönmüş.Saygılar [ispiyonla] [cevap yaz]
    +1
    • cehenneme gidecez
      cehenneme gidecez 02 Ocak 2014 - 03:44Baba yadigarı çakı dediğin yerde bıraktım gerçekçi değil,yok öyle bir çakı hikaye klişesidir baba yadigarı lafı.Kendin ol okunma kaygın olmasın edebi bir dille yazma.Benim gibi büyük bir yazarı da dinle bir iki bilgin olsun tamam :D
      Milyonlar satan tanrının kitapları iyiydi be reis zirvede bıraksaydın böyle süslü püslü krallı hikaye sana yakışmıyor.
      [ispiyonla] [cevap yaz]
    • gorko
      gorko 01 Ocak 2014 - 13:50Uzun diye okumamazlık yapmayalım efenim , begenirseniz devamı gelicek [ispiyonla] [cevap yaz]
    • © 2004 - 2020 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...