Aslında 7. Sınıfa kadar normal bir yaşam sürüyordum. 7. Sınıfa gelmiştim ve liselere giriş sınavı yaklaşmaya başlamıştı. Derslerim güzeldi fakat bu sınava önceden hazırlanmaya başlamak gerekiyordu, çoğu arkadaşım dershanelere gitmeye başlamışlardı bile. Ben de bu dershanelerin yaptığı ücretsiz sınavlara girip kendimi geliştirmeye ve indirim kazanmaya çalışıyordum. Bu şekilde yaklaşık 5-6 dershanenin sınavına girdim. Fakat içlerinden birinin sınavına girmek istemiyordum. Çünkü bu dershaneye gidenlerin veya herhangi bir bağı bulunanların askeri liselere alınmadığını duymuştum. Ben pilot olmayı kafaya koymuştum, askeri liseye girip savaş pilotu olmak istiyordum. Bu yüzden bu dershanenin sınavına girmek istemiyordum fakat annemin dershaneye gitmeyeceksin ya sınava gir sadece demesi üzerine sınava kaydımı yaptırdım. Sınav günü geldi ve çok büyük katılım vardı. Sınav zor geçmişti pek istediğim gibi değildi açıkçası fakat çok kötü de değildi hani. Sınava girenlerden kimseyi tanımadığım için biter bitmez eve dönmüştüm. Yine aynı şekilde devam ediyordu hayat; okul, ödev, sınavlar, televizyon derken zaman geçiyordu. ikinci dönemin başlarıydı; okuldan eve gelmiştim biraz dinlenip derse geçmiştim bir ara telefon çaldı; bizim evde telefonları ben açardım genelde, arayan malum dershaneden olduğunu söyledi ve sınav sonuçlarının açıklandığını ve benim de bir hediye kazandığımı söyledi ve ertesi gün dershaneye uğrayıp hediyeyi kendisinden almamı istedi.

Aslında ne hediye kazandığımı da merak etmiyor değildim, indirim veya kırtasiye ürünleri, dershane kitapları verirler diye düşünüyordum en fazla. Ertesi gün dershaneye öğleden sonra gittim. içeri girdiğimde kiminle görüşeceğimi bilmediğim için oradaki görevliye sordum ve kendisinin beni kantinde beklediğini söyledi. Kantine girdiğimde uzak köşede, masa tenisi oynayan çocukların ilerisinde yaklaşık 22-23 yaşlarında biri oturuyordu. Başka da kimse olmadığı için onun olabileceğini tahmin ederek masanın yanına gittim ve beni dün arayan sizdiniz galiba ben fahri dedim ve o da bana isminin Yunus olduğunu söyledi. Nerden bilebilirdim ki hayatımın bu tanışmadan sonra değişeceğini, yaşamımı yeniden çizmem gerekeceğini…
Bana dershanede kendisinin üniversite öğrencisi olduğunu, matematik okuduğunu ve dershane adına çalıştığını söyledi. Aslında sınavdan maddi bir hediye kazanmadığımı, eğer istersem haftada birkaç gün dershanede ücretsiz olarak birebir ders anlatabileceğini söyledi. Ben de bunu aileme sorduktan sonra kabul ettim, ne zararı olabilirdi ki dershanede ders anlatacaktı sonuçta. Aslında bu tam benim ihtiyacım olan bir şeydi. Çünkü maddi yetersizlikten dolayı dershaneye gidemiyordum. Yunus abiyle bu şekilde dershanede 3-4 hafta çalıştıktan sonra bir gün bana eğer istersem diğer derslerden de yardımcı olabilecek kişileri tanıdığını ve bir grup ile haftada iki gün ders çalıştıklarını fakat bunun bir evde olduğunu söyledi. Ben Yunus abiye çok güvendiğim için olur tabi ki dedim. Sonuçta sadece ders çalışacaktık.

Beraber eve gittiğimizde Lütfi isimli bir abiyle daha tanıştım ve bu abinin benim genel sorumlum olacağımı öğrendim. Gittiğimiz evde benim yaşlarımda iki kişi daha vardı, onlar da benim gibi ders almak için gelmişlerdi. Bu olaylar rutin bir şekilde her hafta sonu öğlenden akşama kadar ders yapıyorduk. Fakat zamanla ders aralarında namaz kılmaya başlamıştık, bu ilk zamanlar biraz garip gelse de sonradan alışmaya başlamıştım. Sonuçta namaz kılmanın ne zararı olabilirdi ki? Daha sonraları evlere birkaç büyük abiler gelmeye başlamıştı, bizlerle konuşuyorlar sohbet ediyorlardı. Hepsinin ortak özelliği sakin konuşan ve sohbetlerde dini konulara yer veren kişiler olmasıydı.

Bir hafta sonra Mehmet diye bir abinin evine gittik ve bana artık Mehmet abinin grubunda olduğumu söyledi. Mehmet abi kısa boylu, Adıyamanlı ve iyi birine benziyordu. Ona kanım ısınmıştı, daha samimi gelmişti. Bu evde ise sezgin ve veli isminde iki arkadaş daha vardı ve ben onların grubuna katılmıştım. Onlarla tanıştığımda arada biraz soğukluk oldu fakat zamanla alıştık birbirimize. Bu ev daha farklı gelmişti bana, ders aralarında çayın yanında bisküvi, simit gibi şeyler geliyor ve sohbet ediyorduk. Mehmet abi iki haftada bir kitap verirdi ve okumamızı isterdi.

Zaman böyle geçerken bir gün sohbet esnasında Bedüizzaman Said Nursi’yi tanır mısınız dedi. Fakat bizler kim olduğunu bilmediğimiz için cevaplayamadık. O bize kim olduğunu asrın müceddidi olarak bilindiğini anlattı ve bana “nur dede” adlı masalsı kitabı okumam için verdi. Ben fantastik roman okumayı çok severdim. Bu kitap da onlardan biri gibiydi ama beni etkilemişti. Çünkü nur dedeyi insanüstü güçlere sahip, havada namaz kılan bir masal kahramanı gibi anlatıyordu fakat Mehmet abi sohbetlerde bahsettikçe bana inandırıcı gelmeye başladı. Bir gün yine çay içip, simit yerken Fethullah gülen hoca efendiyi bilir misiniz dedi. Veli ben biraz biliyorum abi kitapları var kendisinin görmüştüm dedi. Ben hiç bilmediğim için bir şey söyleyemedim fakat bu isim bana yabancı gelmiyordu. Bunu üzerine Fethullah Gülen’i bir din âlimi ve Said Nursî’den sonra gelen kişi olarak anlatmaya başladı.
Biz bu şekilde derslerimize devam ederken namaz kılmayı, sohbetler etmeyi ve kitaplar okumayı sürdürüyorduk. Eve yine büyük abiler ara sıra gelip bizlerle konuşuyordu. Olaylar böyle devam ederken bir gün bizlere ne olmak istediğimizi sordu Mehmet abi. Ben savaş pilotu deyince herkes biraz şaşırdı. Bir gün yine ders arası verdiğimiz vakitlerde Mehmet abi 37 ekran bir tv ile içeri girdi ve sehpanın üzerine koydu. Daha sonra bir cd taktı ve bizden namazdaki oturuş pozisyonundaki gibi oturmamızı istedi. Ekrana baktığımda bir adam vardı ve dini konulardan konuşuyordu. Hz Ömer diyordu, Enes bin Nasr diyordu fakat pek bir şey anlayamıyordum konuşmanın genelinden. Bir süre sonra fethullah hocanın olduğunu öğrendim ve ekrana baktığımda ağlamaya başlamıştı, o ağladıkça cemaat coşuyor Allah sesleri yükseliyordu. Benim biraz tuhafıma gitti ama sonradan etkilenmeye başladım anlamasam da. Artık Fethullah hocayı da biliyorduk, Said Nursi’yi de.

Artık veli ve sezgin ile kaynaşmıştık ve baya iyi anlaşıyorduk. Hepimiz aynı okulda olduğumuzdan okulda da görüşüyorduk. Hatta Veli ile aynı sınıftaydık. Yunus abiyle aramız hala çok iyiydi bazı günler bizi arabasıyla gezdirirdi eğlenirdik onlarla. Artık abilerde geceleri de kalmaya başlamıştım, ailem ders çalışacağım için izin veriyordu. Aslında ben onlara namaz kıldığımızı da söyledim, bunlar annem için güzel şeylerdi çünkü bana hem ilmi hem de dini öğretiyorlardı aslında bana da kötü bir şeymiş gibi gelmiyordu. Üstelik zorlamıyorlardı da, ben istediğim için yapıyordum.

Aylar geçmeye başladı ve yazın ortasına gelmiştik. Ders çalışmak üzere haftada belli günlerde abilere gidiyorduk. Artık cemaatle ışık evleriyle ilgili birçok şey öğrenmiştik ve fethullah Gülen’in kitaplarını, Said Nursi’nin risalelerini okuyorduk ve birçok şey öğrenmiştik. Ben artık çok alışmıştım ve hiçbir şey yabancı gelmiyordu artık. Çoğu abiyi tanır olmuştum. Zaman geçmiş okullar başlamıştı ve artık 8. Sınıfa gidiyordum ve dershaneye gitmem gerekiyordu. Sınavlara hazırlanmam için bu gerekliydi. Abilerin de uygun gördüğü sınav dershanesine gittim ve bu sayede askeri liseler için bir sakınca oluşmayacaktı. Fakat sonradan öğrendiğim üzere bu dershane askeri liselere gitmek isteyen öğrencileri yolladıkları dershaneymiş. Neyse artık derslere ağırlık vermiştik ve ışık evlerinde dini konularla birlikte ders ağırlık kazanmıştı fakat her şey planlı ve programlıydı, hangi saatten yemek yiyip hangi saatte namaz kılacağımıza kadar. Bazen geceleri Yunus abi gelip bizi çorbacıya götürürdü, ders çalışmaktan sıkıldığımız bazı geceler film izlerdik ya da çeşitli faaliyetlerde bulunurduk fakat gece saat 3 te bizleri arabayla Pamukkale’ye götürmeleri hiç aklımdan çıkmaz. Böyle çeşitli aktivitelerle bizleri kaynaştırıyor cemaati sevmemizi kolaylaştırıyorlardı. Hem niye sevmeyecektik ki bize ücretsiz ders veriyorlar, yemek yediriyorlar, barındırıyorlar, gezdiriyorlar; yani kısacası eğlenmeye başlamıştık
Benim savaş pilotu olma isteğimi herkes biliyordu. Askeri liselere giriş sınavı da nisan ayındaydı. Bizler bu şekilde ışık evine gidip gelmeye devam ettik. Fakat bir süre sonra eve gittiğimde kimseyi bulamadım ve kapı açılmayınca geri döndüm. Diğer planlanan günde gidişimde yine evde kimse yoktu ve ben boşu boşuna o kadar yolu gidip geliyordum. Üstelik dolmuşa para vermeyim diye bisikletle gidip geliyordum. Bunun üzerine yunus abiyi aradım ve olayları anlattım ve canımı sıkmamam gerektiğini Mehmet abiye söyleyeceğini anlattı. Mehmet abiyle konuştuğumuzda anlaştık ve yanlış anlaşılma olduğunu diğer arkadaşların bana haber vereceğini düşündüğünü söyledi. Fakat ben kafaya koymuştum eğer bir daha olursa gitmeyecektim. Normal bir şekilde gitmeye devam ettim fakat bir ay sonra gittiğimde evde tekrar kimseyi bulamadım ve dönmek zorunda kaldım. Eve gittiğimde ilk işim Yunus abiyi aramak oldu ve artık gelmeyeceğimi cemaati bıraktığımı söyledim. Yunus abi bunun üzerine ben gelip seni alıyorum konuşalım biraz seninle dedi ve yarım saat sonra eve geldi. Dışarı çıkıp arabasına bindik ve beni stadyuma getirdi. Benim futbolu çok sevdiğimi bildiği için beni o gün oynanan Galatasaray maçına götürdü ve böyle bir olayın tekrarlanmayacağını tekrardan devam etmem gerektiğini onlar için önemli olduğumu söyledi. Maç bitiminde de beni eve bıraktı. Yunus abiyi seviyordum bir olay için ondan ayrılmak istemedim ve devam edeceğimi söyledim. Bu insanlar benim zaaflarımı biliyorlardı ve beni kaybetmek istemiyorlardı.
Tekrardan Mehmet abilerin grubunda devam ettim ve aramız gayet iyiydi. Bir süre sonra konu çalışmaları bitiminde bizlere deneme soruları vermeye başladılar ve sınavlar oluyorduk artık evde. Fakat bu sınavların soruları farklıydı liselere giriş sınavındaki gibi 4 şıklı değil 5 şıklıydı. Ben daha önceden askeri liseler sınavı sorularının 5 şıklı olduğunu biliyordum ve bunu Mehmet abiye sorduğumda als sınavı için deneme sınavları olduğunu söyledi. Biz her hafta bu sınavlardan oluyor ve ben iyi notlar alıyordum. Nisandaki sınava az kalmıştı ve 15 tatilde bizlere kamp olacağını söyledi Mehmet abi. Evlerimizden eşyalarımızı ve annemizin yaptığı yemekleri alıp ışık evine geçtik. Burada 12 gün boyunca ders çalışarak, dini kitaplar okuyarak, fethullah Gülen’in kitaplarını ve risalei nur okuyarak kampı tamamladık.
Artık sınav yaklaşmaya başlamış bizler de stres yapmaya başlamıştık ve Yunus abi bize izmir’e geziye gideceğimizi söyledi. izmir’e gittiğimizde ilk olarak altınoluk adlı bir kahvaltı yerine gittik ve denize sıfır bir restauranttı. Burada mükemmel bir kahvaltı yaptıktan sonra oranın çok yakınında olan Maltepe askeri lisesinin önünden geçtik. Galiba buraya kahvaltıya gelmemizin bir nedeni vardı yoksa izmir’de başka kahvaltı yapılacak yer mi yoktu. izmir gezimiz çok güzel geçmişti ve eğlenmiştik. Nisan ayına gelmiştik ve sınavlara tam anlamıyla hazırdık ve dini bakımdan Mehmet abinin değimiyle şakird olmaya başlamıştık. Abilerin konuşmalarında cemaat yerine hizmet öğrenci yerine şakird kelimelerini duymaya alışmıştım.

Dini günlerde toplanıp hep beraber ibadet eder vaazları dinler ve kitaplar, kuranlar okurduk. Bazı sıkıldığımız günler evde abiler tarafından sadece bize özel günler tertip edilir ve güzel yemekler yenir, yarışmalar yapılır, ödüller verilirdi. Böyle zamanlarda daha bir ayrı şevkle giderdim oraya. Artık çok sevmeye başlamıştım bu ortamı çünkü ailemden bile fazla zaman geçirir olmuştum abilerle. Sınav günü geldi ve ben babamla birlikte izmir’e gittim. Babam benim asker olmamı çok istiyordu ve sınav günü de beni yalnız bırakmadı. Sınav yerine gittiğimde karşımda Mehmet abileri görünce biraz şaşırdım ama sevindim de. Çünkü onu görmek bana iyi gelmişti. Sınava girdiğimde sorular kolay gelmeye başlamıştı ve ben hepsini yapıyordum aslında bazı soruları daha önceden çözdüğüme eminim de. Evet ya ben bu soruların benzerlerini, birkaçının aynısını abilerdeki denemelerde çözmüştüm şimdi hatırladım.
Sınav çok rahat geçmişti ve ben çok mutluydum.

Abiler Hakkında Gerçekler

1.685 kez bakıldı - 11 Mayıs 2015
alizina alizina diyor ki;
Kategori: Ciddi
Etiketler: abiler gerçekler
1 11 Mayıs 2015

Yorumlar

Yorum Yaz

Tüm Yorumlar

  • bıyıklı-genc-forvet
    bıyıklı-genc-forvet 14 Mayıs 2015 - 21:11Keşke herkesin sınavı öyle kolay geçse değil mi evladım hani kul hakkı derler adına bilmem anlatabildim mi? [ispiyonla] [cevap yaz]
    +7
    • 1. lalati1
      304
      2. exixiz
      302
      233
      104
      6. vefasiz
      96
      7. buyur
      79
      8. mkyb
      64
      45
      37
      PUANLAMA?
      © 2004 - 2020 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...