Düğünde Roman Kızların Kapışması

exixiz exixiz diyor ki;
Sapanca'da yapılan roman düğününde roman kızlar kapışmış. Hangisi daha başarılı siz karar verin.
Kategori: Amatör
sitene ekle
Etiketler: düğün roman roman havası oyun havaları göbek
2 26 Ağustos 2015
Yorumlar
Yorum Yaz

En Popüler Yorumlar

  • empedans
    empedans 26 Ağustos 2015 - 03:14ulan romanların bile tarihi geçmişi var şu malum ırkın yok çok acı .
    +17
  • astronom
    astronom 26 Ağustos 2015 - 02:13Etnik kökenlerine baktığımızda romanların Hindistan'dan dünyaya yayıldıklarını duymuştum.
    Sesi kapatıp izlediğinizde , sizce de şu ortam aynı Hindistan'dakiler gibi değil mi? Kızların tipleri , orta da gezinen adam, evler falan aynı.
    Genelde herkes Kökenleri İspanyol falan zanneder ama bunlar kesin Hintli.
    Bunu bilse bilse @emirtimur bilir.
    +13

Tüm Yorumlar

  • neurosurgen
    neurosurgen 02 Temmuz 2017 - 11:34diğer ülkelerin çingenelerinden quaresma falan çıkar bizden balık ayhan çıkıyor
    • astronom
      astronom 27 Ağustos 2015 - 01:54@emirtimur
      Tekrar merhaba ,işten güçten yazamadım.
      Öncelikle artı-eksi konusuna gelirsek, burası herkesin özgürce ve aklı yettiğince yorumlar yazabildiği bir platform.eksilenme mevzusuna pek takılmıyorum.
      Hatalı veya yanlış şeyler yazmış olabilirim başkalarına göre.

      ""Doğru bilgiler vermek isteyen; doğru bilinsin, doğru öğrenilsin diye uğraşan ve araştırmayı, öğrenmeyi bir de bildiğini paylaşmayı seven biri olarak nitelendirmek daha doğru olur. Öğretme açısından belki… Bir de kaynakları güvenilir seçmeye ve bu kaynakları sunmaya çalışan biriyim, diye düşünüyorum.""

      Demişsin ,bunu zaten yapıyorsun,
      Hz. Ali eğitimi ve eğitimcinin önemini vurgulamak için , klişe olacak ama yerinde sanırım "Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum" demiş.
      Doktrin kelimesi de bazı kaynaklarda "öğretilen" diye geçmekte ve anlamı geniş.Yani öğretmek için illa ilk kaynak olman gerekmiyor.
      Öğretmek veya bilgi kaynağı olmak için de illa bir filozof , Tibet'te bir rahip , veya antrolpolog olmana da gerek yok.Doktrinin temelini oluşturanlar da senin benim gibi insan sonuçta.Bu konular da araştırıp öğrendiklerini yayımladığın için bir çoğumuzdan bilgili olduğun aşikar, o yüzden bu kadar mütevazı olmana gerek yok.
      Ben işini iyi yapan ve alanında benden daha ileride olan bir kişiye her zaman saygı duymuşumdur/duymalıyız.Site de bu özellikleri taşıyan bir çok üye olduğundan eminim.Herkesin bir ilgi alanı ve birikimi var sen de onlardan birisin.
      sevgiler.
      +2
      • hasson
        hasson 26 Ağustos 2015 - 21:59ya abla kafana sıçim..
        • emirtimur
          emirtimur 26 Ağustos 2015 - 20:08@kandak, Yorumlarımı okuduysanız sevindim… Çok iyi… O halde, okuduğunuz için de teşekkür edeyim ilk olarak. Konuya güzel bir başlangıç yapabiliriz.

          Bir konuyu biliyorsam ve bu konuda eminsem… Yanlış anlamayın kolay kolay kestirip atmam meseleyi…

          Önce neyden bahsettiğimizi bir kez daha hatırlayalım.

          Siz Romanların kökenlerini Dravidlere dayandığını söylemişsiniz. Ben Dravidler ile etkileşimlerini görmezden gelmiyorum. Coğrafi olarak mümkün. Ayrıca genetik olarak da kanıtlanmış bir etkileşim bu… Zaten yorumumda buna değindim. Fakat gelelim işin aslına. Hindistan alt kıtasının ana çıkış noktaları olduğu konusunda hemfikiriz, herhalde.

          Y-DNA ve mt-DNA verilerinden bahsetmiştim yorumumda. Romanlarda en yüksek bulunun Y-DNA haplogrupu Haplogrup H, bu özellikler Hint-Aryan halkları ile paralel özellikte. Dravid halklarında en yüksek oranda bulunan ise Haplogrup F. Bu atadan gelen özellikler. Romanlar mt-DNA olarak en yüksek orana sahip olan Haplogrup M, bu özellikler de Hint-Aryan halkları ile paralel özelikte. Dravid halkalarında ise N ve R daha baskın. Bunlar anneden gelen özellikler. İşte bu veriler gösteriyor ki genetik olarak Hint-Avrupa halklarına daha yakın özellikler gösteriyorlar.

          Bu genetik grupların hepsi birbiri ile akraba ve etkileşim içinde doğal olarak ama halkların genetik özelliklerine göre bazıları yüksek bazıları düşük oranda. Mesela Türkiye Türklerinde daha fazla haplogruplar var ve tüm oranlar aşağı yukarı birbirine yakın. Romanlarda iki üç tane olma nedeni. Daha izole olan yaşamları… Etkileşime daha az girmeleri…

          Dil özelliklerinden zaten detaylıca bahsettim. Aynısını yazıyorum.

          Dilleri Marvari denen ve Racastan’da konuşulan dil ile ses benzerlikleri taşımaktaymış. Ayrıca Hintçe-Urduca (din ile alakalı bir ayrım, alfabe de işin içinde tabi), Pencap dili ve diğer Hint-Aryan dillerine benzemekteymiş. Leksik açıdan var olan bu benzerlik gramer olarak da varmış ve gramer özellikleri Bengalceye benziyormuş. Doğal olarak Hint-Aryan dillerinde yer alıyor Roman dili. Bu da başka bir kanıt.

          Kökenleri Hint-Avrupa halklarına dayanıyor anlayacağınız defalarca da çeşitli açılardan kanıtlanmış.

          Ben Batı-Doğu böyle bir ayrım yapmam. Ne doğruysa ne bilim çevreleri tarafından kabul görüyorsa onu alırım. Objektif mi diye her zaman kontrol de ederim. Öyle olduğu gibi alıp kapmam yani. Kendi bilgi ve yorum süzgecimden de geçiririm. Asıl mesleğimin dışında tarih konusunda da lisans eğitimi aldım. Kendimce az çok bilgi ve yöntem bilirim. Batı’da aldım eğitimi bu arada, belirteyim ama hiçbir zaman Batı-Doğu ayrımı yapmadım. Zaten bu bilimsel anlayışa da sığmaz. Çıkarı mıkarı bırakın… Bilim dünyasına rezil olurlar… İtibarı sıfırlanır sahtekâr olanların… Hemen de ortaya çıkar.

          Bir de efendim, şunu eklemek istiyorum. Bu alanlarda kim çalışıyor. Kim eser ortaya koyuyor. Türkolojinin öncüsü, kurucusu sayılan kişi dahi Türk değil. Altay dilleri teorisini destekleyen de Türk değil karşı çıkanlar da… Adamlar nasıl eserler veriyor görmeniz lazım. Bizdeki Zeki Velidi Togan, Fuat Köprülü gibi adamlar kalmadı artık. Bizim eserlerimiz ortada. Onların ki de… Alın okuyun, inceleyin. Ben niye etimolojik çalışmada Sevortyan, Rasanen, Clauson, Radloff kullanıyorum? Hala en detaylıları onlar da ondan… Türkiyedeki üniversitelerde hangi kaynaklar kullanılıyor? Başta bu kaynaklar… Eren, Ercilasun, Eyüboğlu sonra geliyor. Çünkü başlıca eserler dediklerim daha kapsamlı da ondan… Bu insanların hepsi yanılıyor mu şimdi?

          Şu zihniyeti aşmak lazım artık. Her Batı kaynaklı esere öcü gibi bakıp şüphelenmeyin. Kim ortaya eserini ve akademik çalışmalarını koyarsa kaba bir tabir olacak ama onun borusu öter… Bu kadar basit.
          Tarihçilik ve geleneği çok yerleşik ve sistematiktir bu arada Batı’da, ekleyeyim dedim son olarak…

          Ha, yanlış anlamanızı istemem. Sizi kırmak da istemem ama durum bundan ibaret…
          +5
          • kandak
            kandak 26 Ağustos 2015 - 18:39Evet yorumunuzu okudum ve bunu onaylamadığımı söylemek isterim batı tarihçilerinin sınıflandırmalarına göre hareket ediyorsunuz.Olaylara batı tarihi gözünden bakarsanız yanılırsınız.Batı tarihçileri kendi çıkarları doğrultusunda tarih yazmaya çok heveslidir.Tarihi muğlak, kökeni tam olarak bilinmeyen kültürleri hint-aryan etiketi ile etiketlemekte uzmanlaşmışlardır.Eğer bu işlerle ilgiliyseniz ki ilgilisiniz derinlemesine bir araştırma yapmanızı dilerim.Son olarak tarih gibi bir bilim dalında hiçbirşey çok açık değildir.
            +1
            • karaerol
              karaerol 26 Ağustos 2015 - 17:49Ne kadar gereksiz millet varsa türkiye'de
              • emirtimur
                emirtimur 26 Ağustos 2015 - 16:29@astronom, Bu arada son yorumlarınıza verdiğim artılara ne oldu? Anlamadım açıkçası... Bilin istedim.
                +3
                • emirtimur
                  emirtimur 26 Ağustos 2015 - 16:27@ritterbruder, Hint-Avrupa dilleri çok fazla sayıda ve geniş bir alana yayılmış Ön-Hint-Avrupa dilinden köken alan grupların tamamını kapsar. Arya/Aryan denen kolu Cermen, Baltık-Slav, Kelt dilleri gibi diğer kollarla birlikte bu dil ailesinin mensubudur.

                  O da Hint-Aryan, İrani ve Nuristani diller şeklinde üçe ayrılır. Onlar da kendi içlerinde çeşitli dillere ayrılır. Hintçe, Romanca, Farsça ve diğerleri gibi… Onlarında çeşitli ağızları ve bölgesel özellikleri mevcuttur.

                  Bu şekilde sınıflandırarak hem akrabalık ortaya konur hem de inceleme hızlandırılır ve kolaylaştırılır. İlk önce kısaca bu bilgi ile giriş yapayım dedim.

                  Aryan halkları Sintashta ve Andronovo kültürü ile ilişkilendiren görüşler de mevcut. Böylece M.Ö 2000’e kadar gidiyor mesele en basitinden…

                  Tabi Andronovo kısmında Mongoloid etki de var. Europoid ve Mongoloid bir karışım söz konusu. Göç de tabiki… O yüzden o kısım biraz muğlak ama genel kabuller bu şekilde.

                  Aryan terimini tüm Ön-Hint-Avrupa halkları için kullanmak 19. ve 20.yüzyılda tutulan bir görüştü ama artık sadece Aryan kolu için kullanılan bir ifadeye dönüşmüş durumda. Tabi ırkçılığın yarattığı etki de var bu arada. Onda da Ön-Hint Avrupalılar ve onların “urheimat”ı için kullanılırdı.

                  Nazi ırk teorisi kısaca… (Aryan kökenli olan ve Nordik görünüşe sahip “doğru” ve “üstün” insan tipi yaratma şeklinde özetlenebilir.)
                  +3
                  • emirtimur
                    emirtimur 26 Ağustos 2015 - 16:03@kandak, yorumumu okudunuz mu bilmiyorum ama okumanızı rica edeceğim. Başlarda bir yerde… Yeterince de açık...

                    Dravidler ile karışma söz konusu... Genetik olarak da biliniyor. Fakat Hint-Aryan dillerini konuşan halklardan Romanlar ve genetik özelliklerinde bu halkların genetik özellikleri daha büyük ölçüde yer alıyor.

                    Ayrıca dilleri de Hint-Aryan dillerinde yer alıyor.

                    Dravid dilleri ile de çok farklı. Gerçi Dravid dilleri de Hint-Aryan dillerinden ile 0 oranında kelime almış, çok değişmiş ama bu asıl gerçeği değiştirmez.

                    Hint-Aryan halklarındandır, Romanlar. Bu çok açık...
                    +2
                    • emirtimur
                      emirtimur 26 Ağustos 2015 - 15:53@astronom,

                      Çıkarım derken cümledeki manayı çıkarma anlamında demiştim. Karşılıklı yanlış anlama ve anlaşılma durumu söz konusu demek ki… Böyle durumlar da olabiliyor bazen… Siz de kusura bakmazsınız sanırım. Çünkü taşlar şimdi yerine oturdu diye düşünüyorum.

                      Doktor (öğretici, öğretmen kelime anlamı) kelimesinden kök alsa da doktrin çok iddialı bir kelime, diye düşünüyorum. Zira öğretiler oluşturacak, bunları ilkelere ve kurallara bağlayacak kadar yetkin görmüyorum kendimi.

                      Doğru bilgiler vermek isteyen; doğru bilinsin, doğru öğrenilsin diye uğraşan ve araştırmayı, öğrenmeyi bir de bildiğini paylaşmayı seven biri olarak nitelendirmek daha doğru olur. Öğretme açısından belki… Bir de kaynakları güvenilir seçmeye ve bu kaynakları sunmaya çalışan biriyim, diye düşünüyorum.

                      Size bunlarla ve bu şekilde ulaşıyorsam zaten bu bana yeterli gelecektir. Teşekkür ederim. İyi günler…
                      +2
                      © 2004 - 2019 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...