Fermi Paradoksu: Bölüm 2 (Evrende Yalnız mıyız?)

singlewhiteglove singlewhiteglove diyor ki;
Fermi paradoksu, dünya dışı varlıkların olma olasılığının yüksek olduğuna dair tahminlerin varlığı ile bu doğrulayacak herhangi bir kanıtın ya da temasın yokluğu arasındaki çelişkiyi ifade eder.Yani kısaca koca evrende yalnız mıyız? Yoksa komşularımız var mı? Bu paradoks 1950’de ünlü İtalyan fizikçi Enrico Fermi, Los Alamos ulusal laboratuvarlarında çalışırken, meslektaşları ile arasında geçen muhabbet esnasında ortaya çıkmıştır.Bu video ise bu konuyu gayet güzel ve anlaşılır bir şekilde işlemiş.Ayrıca ünlü bilim-kurgu yazarı Arthur C. Clarke'ın bu konuyla ilgili güzel bir sözü vardır: "İki olasılık var: Ya evrende yalnızız, ya da evrende yalnız değiliz. İki olasılık da eşit derecede ürkütücü.". İyi seyirler..

Daha önce gönderdiğim "Fermi Paradoksu (Evrende Yalnız mıyız?)" adlı videonun devam bölümüdür. İyi seyirler.
Kategori: Ciddi
sitene ekle
Etiketler: fermi paradoksu bilim evren uzay galaksi enrico fermi yıldız
24 16 Eylül 2015
Yorumlar
Yorum Yaz

En Popüler Yorumlar

  • astronom
    astronom 16 Eylül 2015 - 02:51@singlewhiteglove
    Öncelikle belirteyim , en sevdiğim paylaşım türüdür,ellerine sağlık.Benzerlerini merakla bekleyeceğim

    Nick ve avatarımdan belli olduğu gibi kendi çapımda Astronomi ve Kozmoloji meraklısıyım, bu konuda ben de bir kaç kelime edeyim.

    Birincisi, bu paradoksu ele alırsak , dünya dışı varlıkların OLMAMA ihtimalini ,olma ihtimalinden daha fazla görüyorum.

    İkincisi,paradoks gözlemlenebilir evrenin büyüklüğü ile alakalı bir durum.Son yüz yıldır bu konuda o kadar çok yol kat ettik ki , çok uzaktaki galaksileri, içerdiği yıldız ve gezegenleri kısmen de olsa gözlemleyebiliyoruz.

    Şimdi gözlemleyebildiğimiz alanın ufak bir simülasyonunu hayal edin.Güneş sistemimiz , Samanyolu galaksisinin sarmal kollarından birinde yer almaktadır.Güneşimizin ,galaksinin merkezine olan uzaklığı ~26000 ışık yılıdır.
    Bu çubuklu sarmal galakside güneşimizden hariç 200 ila 400 milyar yıldız olduğu sanılmakta.Gezegenler ışık saçmadığı için yıldızların etrafındaki bilmediğimiz gezegen sayısını siz düşünün.Galaksimizde hesaplanan enyaşlı yıldız 13,2milyar yıl yaşındadır.Bu da evrenin başlangıcına çok yakın bir zaman.İnanın bu rakamları okudukça her defasında dehşete kapılmaktayım.

    Samanyolu galaksisini geçelim , en yakınımızda,çıplak gözle dünyadan görülebilen en uzak gök cisimi ve bizim galaksimizden yüzde 20 daha büyük olan dev Andromeda galaksisi yer almakta.(Avatarımdaki resim)
    Basit teleskoplarla gözlemleyebilirsiniz.
    Andromeda'da 1 trilyon yıldız olduğu tahmin ediliyor.Galaksimiz ile Andromeda arasında 2,2 milyon ışık yılı vardır(ışık hızı yuvarlak ~1milyar km/saat yada ~300,000km/sn)dehşet verici bir mesafe.

    Son olarak milyarlarca kilometre ötedeki en yakın komşumuz Andromeda'yı da geçelim ve simülasyonu kısa keselim çünkü gözlemlenebilir evrende 100milyar galaksi olduğu belirtiliyor.Şimdi yine Andromeda ile olan mesafemizi gözden geçirin ve 100milyar galaksini yayılış biçimine göre dağılım mesfesini hayal edin,ben etmeyi bıraktım.

    Durun daha bitmedi.Bu insan oğlunun gözlemleyebildiği 100 milyar galaksi dışında henüz bize ışığı ulaşmamış galaksiler bulunmakta ve evrenin sınırları hala çözülebilmiş değil.Üstelik insanoğlu ,bırakın ışığı ulaşmamış galaksilerin varlığını,henüz kendi güneş sistemini avucunun içine alamamıştır.

    Varmak istediğim nokta şu ,
    Birincisi ,Dünya dışı canlılarla 14 milyar yıldır aynı evrende yaşadığımızı farz edersek, bizden kaç milyar yıl önce evrilmeye başlamış olabilirler.1 milyar yıl ?
    veya 3 milyar yıl? Peki sizce az önce bahsettiğim mesafeleri kat etmeye ne zaman başladılar yada bu mesafeyi kat edebiliyorlar mı? hiç sanmıyorum.

    İkincisi , Bu dünya dışı canlıların galaksimizde bir yerlerde olduklarını farz edelim.Gözlemleyebildiğimiz mesafe ve kullandığımız teknoloji hiçte yabana atılır cinsten değil.Sizce yakınımıza gelmiş olsalar hiç mi gözlemimize takılmayacaklar.Yada kendilerini belli etmeyecekler

    Sonuç olarak ,uzaylıların ışık hızındaki GÖRÜNMEZ ufoları, ışık hızında seyahat edebilmeleri (ki bu ışık hızında seyahat bana göre canlıların doğasına aykırı,fiziksel olarakta imkansız),Melül melül bakan zeytin gözleri gibi paranoyaların hepsi kendi hayalimizde uydurduğumuz şeyler olduğunu düşünüyorum.Çünkü öyle olmasını daha çok istiyoruz.Şahsen ben de istiyorum ama bizim de uzaylı oluşumuzdan başka tek bir net kanıt kimse gösteremedi.
    Benim düşüncelerim bu şekilde.

    Dilim döndüğünce anlatabileceklerim bu kadar, dediğim gibi bu işin piri deği sadece meraklısıyım.
    Herkese iyi geceler.
    +14
  • rebab
    rebab 16 Eylül 2015 - 01:06daha dün bunun 1.yayinlandi.,tam izleyemedim.bu vidyoyu görünce bastim illaki sagda cikar diye ama yok.
    su sag tassagin halini bi görün artik.sitede bi viydo izleyip birine anlatinca göster diyo adam vidyoyu googildan arayip kelimenin sonuna alkislarlayasiyorum yazip bulabiliyorum.
    ne benzer icerikler neden sitenin arama motoru bi ise yaramaz,buda siteyle ilgilenen kisilerin bi ise yaramaz oldugunu gösterir.
    +10

Tüm Yorumlar

  • themonk
    themonk 17 Eylül 2015 - 17:56@astronom gibi sitede kozmolojiye gönül vermiş dostların olduğunu görmek beni ne kadar memnun etti anlatamam.

    ancak kendisinin yazdıklarından farklı bir bakış açısına da değinmek gerek.

    sonuçta bırakın galaksilerarası seyahati, yıldızlararası seyahat bile muazzam uzaklıklardan ötürü bildiğimiz anlamda bir yolculuk ile kat edilmesi imkansız mesafelerdir.

    zira ışık hızında seyahet edilse bile (yanlış hatırlamıyorsam) bize en yakın yıldıza ulaşmamız dahi 7 sene sürüyor. Öte yandan tek bir atom altı parçacığı bile ışık hızına çıkarmak mümkün olmuyor. (bknz cern ve benzeri hızlandırıcılar) Zira hız arttıkça birim kütleyi ışık hızına hızlandırmak için ihtiyaç duyulan enerji artı sonsuza yaklaşıyor. Özetle ışık hızında yolculuğu denklemden çıkarmak gerek.

    Bu durumda uzun mesafeleri kat etmek için devasa büyüklükte kendi içinde bir tür habitat vs barındıran ve gemiye binenlerin torunlarının torunlarının torunlarının vs vs varış noktasına ulaşacağı kısacası binlerce yıllık bir yolculuğun üstesinden gelebilecek uzay gemileri tek alternatif gibi. Hasbel kader yüksek hızlara ulaşabilir bir gemi olursa da söz gelimi ışık hızının yarısı diyelim bu durumda yolcular için zamanın daha yavaş akacağını öngörebiliriz ki yine de yolculuğa başlayan kişilerin hedefe ulaşan kişilerin ancak büyük büyük dedeleri olacağı kesindir. Dolayısıyla gemi içinde yetişen toplumun da bu şekilde eğitilmesi yetiştirilmesi vs gerekeceğinden teknolojik zorluklara organizasyonel zorluklar eklenecek belki de gemi içinde yetişen nesiller görevden uzaklaşacak vs.

    Bir diğer olasılık ışıktan hızlı hareket etmek yani kestirmeden gitmek. Bundan kastım "solucan delikleri". Bildiğimiz anlamda uzay-zamanın dokusunu eğip bükerek uzun mesafeleri aşmak. Bir elmanın diğer tarafına geçmek isteyen bir kurdun elmanın etrafını dolanmak yerine içinden bir tünel açmasına gönderme yaparak bu ismi tercih etmişler. birdiğer meşhur örnek olarak sair filmlerde/belgesellerde vs bir kağıt üzerine çizilen çizgiye kıyasla o kağıdı katlayıp ortasına bir delik delerek yolunu kısalttıkları örnekleri görmüşsünüz.

    Gelgelelim solucan delikleri hala "teori" aşamasında yani gözleme ve ya deneye dayalı bir kesinlikleri olmadığı gibi teorik olarak da hem kuantum boyutlarında küçükler hem de kontrol edilmeleri çok zor yani tünelin ucu her zaman istediğiniz yer veya zamana çıkmayabilir.

    Bir diğer olasılık ise 4 boyutlu evrenin üzerine çıkabilme kapasitesi. Bizler evreni 3 uzay bir zaman olmak üzere 4 boyutlu algılıyoruz ancak güncel teoriler bu boyutların sayısını 11 e kadar çıkarıyor. Bundan hareketle 4 boyutun ötesine ulaşmayı başaran bir medeniyet için uzun mesafeleri ve ya zamanları kat etmek çok kolay olacaktır.

    Evrenin muazzam büyüklüğünü hayal etmek bile son derece imkansız bu kadar büyük bir olasılıklar yığınında çok çok çok düşük de olsa herhangi bir olasılığın (evrende başka canlıların olabilmesi gibi) gerçekleşmesi imkansız değildir. 60 yüzlü bir zarımız olduğunu hayal edin. Peşpeşe 10 defa 31 gelmesi ne kadar düşük bir olasılık değil mi? Ancak zarı -neredeyse - sonsuz kez atsanız en nihayetinde bu düşük olasılık da gerçekleşecektir.
    Evrende hayatın varolmasına olanak sağlayan koşullar pek çok değişkenin bir araya gelmesini sağlayan olasılıklara bağlı ancak evrenin muazzam büyüklüğü bu olasılığın gerçekleşmesine imkan sağlayacak kadardır.

    Ha uzaylılar varsa bile ben bunlarla iletişime geçmemizin pek olası olduğunu düşünmüyorum. Yine de olmadıklarına inanmak pek doğru gelmiyor.
    +3
    • sengelmelan
      sengelmelan 16 Eylül 2015 - 08:512.Dünya savaşı görüntülerine bağlamayın olm,hepsini verinde izleyelim.
      +2
      • butegirensemsiye
        butegirensemsiye 16 Eylül 2015 - 06:17Buradan da anlıyoruz ki insan ırkını inançları değil bilim kurtaracaktır!
        • muratgny
          muratgny 16 Eylül 2015 - 05:29çok güzel bir paylaşım. insan gerçekten hayret ediyor bu evren bunca galaksi nasıl oluştu diye ama cevabını hiçbir zaman bilemiyeceğiz..
          • astronom
            astronom 16 Eylül 2015 - 02:51@singlewhiteglove
            Öncelikle belirteyim , en sevdiğim paylaşım türüdür,ellerine sağlık.Benzerlerini merakla bekleyeceğim

            Nick ve avatarımdan belli olduğu gibi kendi çapımda Astronomi ve Kozmoloji meraklısıyım, bu konuda ben de bir kaç kelime edeyim.

            Birincisi, bu paradoksu ele alırsak , dünya dışı varlıkların OLMAMA ihtimalini ,olma ihtimalinden daha fazla görüyorum.

            İkincisi,paradoks gözlemlenebilir evrenin büyüklüğü ile alakalı bir durum.Son yüz yıldır bu konuda o kadar çok yol kat ettik ki , çok uzaktaki galaksileri, içerdiği yıldız ve gezegenleri kısmen de olsa gözlemleyebiliyoruz.

            Şimdi gözlemleyebildiğimiz alanın ufak bir simülasyonunu hayal edin.Güneş sistemimiz , Samanyolu galaksisinin sarmal kollarından birinde yer almaktadır.Güneşimizin ,galaksinin merkezine olan uzaklığı ~26000 ışık yılıdır.
            Bu çubuklu sarmal galakside güneşimizden hariç 200 ila 400 milyar yıldız olduğu sanılmakta.Gezegenler ışık saçmadığı için yıldızların etrafındaki bilmediğimiz gezegen sayısını siz düşünün.Galaksimizde hesaplanan enyaşlı yıldız 13,2milyar yıl yaşındadır.Bu da evrenin başlangıcına çok yakın bir zaman.İnanın bu rakamları okudukça her defasında dehşete kapılmaktayım.

            Samanyolu galaksisini geçelim , en yakınımızda,çıplak gözle dünyadan görülebilen en uzak gök cisimi ve bizim galaksimizden yüzde 20 daha büyük olan dev Andromeda galaksisi yer almakta.(Avatarımdaki resim)
            Basit teleskoplarla gözlemleyebilirsiniz.
            Andromeda'da 1 trilyon yıldız olduğu tahmin ediliyor.Galaksimiz ile Andromeda arasında 2,2 milyon ışık yılı vardır(ışık hızı yuvarlak ~1milyar km/saat yada ~300,000km/sn)dehşet verici bir mesafe.

            Son olarak milyarlarca kilometre ötedeki en yakın komşumuz Andromeda'yı da geçelim ve simülasyonu kısa keselim çünkü gözlemlenebilir evrende 100milyar galaksi olduğu belirtiliyor.Şimdi yine Andromeda ile olan mesafemizi gözden geçirin ve 100milyar galaksini yayılış biçimine göre dağılım mesfesini hayal edin,ben etmeyi bıraktım.

            Durun daha bitmedi.Bu insan oğlunun gözlemleyebildiği 100 milyar galaksi dışında henüz bize ışığı ulaşmamış galaksiler bulunmakta ve evrenin sınırları hala çözülebilmiş değil.Üstelik insanoğlu ,bırakın ışığı ulaşmamış galaksilerin varlığını,henüz kendi güneş sistemini avucunun içine alamamıştır.

            Varmak istediğim nokta şu ,
            Birincisi ,Dünya dışı canlılarla 14 milyar yıldır aynı evrende yaşadığımızı farz edersek, bizden kaç milyar yıl önce evrilmeye başlamış olabilirler.1 milyar yıl ?
            veya 3 milyar yıl? Peki sizce az önce bahsettiğim mesafeleri kat etmeye ne zaman başladılar yada bu mesafeyi kat edebiliyorlar mı? hiç sanmıyorum.

            İkincisi , Bu dünya dışı canlıların galaksimizde bir yerlerde olduklarını farz edelim.Gözlemleyebildiğimiz mesafe ve kullandığımız teknoloji hiçte yabana atılır cinsten değil.Sizce yakınımıza gelmiş olsalar hiç mi gözlemimize takılmayacaklar.Yada kendilerini belli etmeyecekler

            Sonuç olarak ,uzaylıların ışık hızındaki GÖRÜNMEZ ufoları, ışık hızında seyahat edebilmeleri (ki bu ışık hızında seyahat bana göre canlıların doğasına aykırı,fiziksel olarakta imkansız),Melül melül bakan zeytin gözleri gibi paranoyaların hepsi kendi hayalimizde uydurduğumuz şeyler olduğunu düşünüyorum.Çünkü öyle olmasını daha çok istiyoruz.Şahsen ben de istiyorum ama bizim de uzaylı oluşumuzdan başka tek bir net kanıt kimse gösteremedi.
            Benim düşüncelerim bu şekilde.

            Dilim döndüğünce anlatabileceklerim bu kadar, dediğim gibi bu işin piri deği sadece meraklısıyım.
            Herkese iyi geceler.
            +14
            • hawker
              hawker 16 Eylül 2015 - 01:54tabiki yalnız değiliz.

              yalnız olmamızın imkanı varmı lan
              +2
              • singlewhiteglove
                singlewhiteglove 16 Eylül 2015 - 01:26@emirtimur Ben teşekkür ederim.Amacım söylediğiniz gibi kaliteli paylaşımlar yapmak.Sağolun..
                +2
                • emirtimur
                  emirtimur 16 Eylül 2015 - 01:13@singlewhiteglove, Devamını beklediğimizi söylemiştim. Devamını çok geçmeden getirdiğiniz için de size ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Elinize sağlık... Bu paylaşım da ilki gibi çok güzel ve kaliteli bir paylaşım olmuş. Ve yine tekrarlıyorum… Sitenin bu tarz paylaşımlara ihtiyacı var. Saçmalıklara değil... İyi günler...
                  +7
                  • rebab
                    rebab 16 Eylül 2015 - 01:06daha dün bunun 1.yayinlandi.,tam izleyemedim.bu vidyoyu görünce bastim illaki sagda cikar diye ama yok.
                    su sag tassagin halini bi görün artik.sitede bi viydo izleyip birine anlatinca göster diyo adam vidyoyu googildan arayip kelimenin sonuna alkislarlayasiyorum yazip bulabiliyorum.
                    ne benzer icerikler neden sitenin arama motoru bi ise yaramaz,buda siteyle ilgilenen kisilerin bi ise yaramaz oldugunu gösterir.
                    +10
                    • bigbang31
                      bigbang31 16 Eylül 2015 - 00:56eyv sagol
                      +1
                      © 2004 - 2019 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...