1. Dünya Savaşı (Renkli Arşiv - Bölüm 6) Çanakkale Savaşı

singlewhiteglove singlewhiteglove diyor ki;
Daha önce siteye gönderilen 1. Dünya Savaşı'nın renkli görüntülerinden oluşan bu belgeselin, Çanakkale Savaşı konulu 6. bölümüdür. İyi seyirler.
Kategori: Ciddi
sitene ekle
Etiketler: 1. dünya savaşı çanakkale savaşı anafartalar osmanlı devleti savaş belgesel anzak ingiltere
46 04 Ekim 2015
Yorumlar
Yorum Yaz

En Popüler Yorumlar

  • emirtimur
    emirtimur 04 Ekim 2015 - 18:34Bu güzel yorumların üstüne birkaç bilgi de ben eklemek isterim.

    Aslında, savaştan önce Lahey’de 1899 ve 1907 yıllarında düzenlenen toplantılarda alınan kararlara, imzalanan sözleşmelere ve yayınlanan bildirilere göre savaş sırasında “zehirlerin ve zehirli silahların kullanımı” yasaklanmıştır.

    Bu iki sözleşme Cenevre Sözleşmeleri ile birlikte savaş ve savaş suçları ile ilgili hazırlanan en önemli sözleşmelerdendir. I. Dünya Savaşı başladığı için tabii ki de bir üçüncüsü yapılamamıştır ama kararları açısından evrensel ve önemlidir.


    I. Dünya Savaşı sırasında ilk kimyasal silahları kullananlar bilinenin aksine Fransızlardır. Savaşın başında hatta… Ayrıca Fransızların modern kimyadaki yeri unutulmamalı diye düşünüyorum, bu noktada.

    “Etil bromoasetat” ve “kloroaseton” gazlarını kullanmışlardır. Bunlar göz yaşartıcı gazlardır. Göz yaşartıcı gaz deyip geçmeyin. Yüksek acı ve hatta körlüğe sebebiyet veren gazlardır bunlar. Ciddi etkileri vardır yani. Bilen bilir…

    Bu gazları sondadan İngilizler ve Almanlar da kullanmışlardır. Göz yaşartıcı gazlar, I. Dünya Savaşında kimyasal silah olarak sık sık kullanılmıştır.

    Almanların ilk kullandığı kimyasal silah tahriş edici özelliği yüksek olan “dianisidin klorosülfonat”tır. Sonra “metil benzil bromid” de kullanmışlardır. Bu gaz da yüksek derecede toksik ve tahriş edicidir. Almanlar bu gazı ilk olarak Ruslara karşı kullandılarsa da istedikleri geniş çaplı, yıkıcı etkiyi sağlayamamışlardır.

    Alman kimyasal silahlarının üreticileri, bizde de meşhur olan, “Kayzer Wilhelm Kimya Enstitüsü” ile ortak çalışan “BASF”, “Bayer” ve “Höchst” firmalarıdır. İngilizlerin ve Fransızların da firmalarına bir bakın derim. Savaştan en karlı çıkan olanlardır çünkü… Silah üreticilerinden sonra tabii ki de…

    Göz yaşartıcı gazlar malum fakat “klorin”, “hardal gazı” ve tabii ki de “fosjen gazı” daha ölümcül ve meşhurdur.

    Kimyasal gazla temas sonucu yaşamını yitiren yüz binin üstünde insanın yüzde 85’inin katili “fosjen” gazıdır. Renksiz ve çok ölümcül bir gazdır.

    Britanyalı bilim adamı John Davy tarafından çok önceden sentezlenen bu gazı Britanya Ordusu ve kimya ve ilaç sanayii firmaları daha da ölümcül hale getirerek çokça üretmiş ve sıkça kullanmışlardır.

    Hardal gazının keşfi (ilk sentezi anlamında) Almanlar tarafından olmasa da kimyasal silah anlamında kullanımı Almanlar tarafından gerçekleştirilmiştir. Modern anlamda kullanılan ilk kimyasal silah olarak da bilinir.

    Çok yıkıcı etkilidir. Asfiksi, deri yanması ve erimesi, sinir sisteminin çökmesi, solunum eksikliği ve şiddetli kas kasılmaları ile birlikte kemiklerin kırılması bu etkilerindendir. Bu gazların yıkıcı etkilerinin bazıları hemen gerçekleşse ve görülse de bazılarının etkisi birkaç hafta sürebilir. Uzun ve acı dolu bir harabiyeti hedefler anlayacağınız. Bu gaza Ypres Savaşlarında sıkça kullanıldığı için “Yperite” de denilmektedir.

    Klorin gazı yine ilk defa Almanlar tarafından ve yine Ypres’de kimyasal silah olarak kullanılmıştır. Çok yıkıcı sonuçlara yol açmıştır. Aynı zamanda I. Dünya Savaşı sırasında yüksek öldürücü etki amacıyla kullanılan ilk kimyasal gaz da bu gazdır.

    Bir de Almanların “Weisskreuz” gaz karışımı vardır. Bu karışım; “bromoaseton”, “bromobenzil siyanit”, “bromoetil keton”, “kloroaseton”, “etil bromoasetat” ve “metil benzil bromid” gibi birden fazla göz yaşartıcı gazdan oluşur.

    Bazıları bu gazların yoğun ve sık kullanımı sebebiyle I. Dünya Savaşına “Kimyagerlerin Savaşı”, “Kimyacıların Savaşı” veya “Kimya Savaşı” gibi isimler vermişlerdir.

    Savaşla birlikte göz yaşartıcı gazlar kimyasal silaha olarak kullanılmaya başlanmış. 1915 yılında geniş-çaplı ve yaygın bir biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Öldürücü gazların ve yıkıcı ve yok edici gazların üretimim ile kullanımı da bu yılda başlar. İngilizler ve Almanlar da 1915 yılında çok büyük ve geniş çaplı kimyasal gaz saldırıları gerçekleştirmişlerdir.

    Bu yılın sonuna doğru gazlar daha ölümcül hale gelmiştir. 1917 yılında hardal gazı kullanımı ile ölümler artmış ve savaş çok “adi” bir biçim almıştır.

    Kimyasal gazların yarattığı zayiat sayısı, toplam zayiatlar göz önüne alınırsa, çok düşüktür ama buradaki mesele sayı değildir. Çok büyük acılar içinde can veren insanlar, kimyasal silahların kullanımı, kimyanın kullanılış şekli ve genel olarak işlenen bu insanlık suçudur.

    Ayrıca belirtmeden edemeyeceğim: Gaz maskelerinin gelişmesi ile etkiler azalsa da, yeni silahlara ilk kez maruz kalan askerler tabii ki de en çok etkilenenler olmuştur. Gaz maskelerinin gelişimi ne yazık ki bu şekilde ve bu ölümler sonucu olmuştur. Birçok diğer icat gibi… Ne yazık ki…

    Bu yüzden bu insanları az da olsa hatırlamak, hatırlatmak gerekir diye düşünüyorum. Daha yazılabilecek çok şey var ama şimdilik bu açıdan ve bu kadar olsun. Sorusu olan sorabilir. İyi akşamlar. Saygılar…
    +8
  • emirtimur
    emirtimur 04 Ekim 2015 - 18:40@singlewhiteglove,

    Devamlı takip ediyorum, sürekli kaliteli paylaşımlar yapıyorsunuz. Elinize sağlık. Kendi adıma size çok teşekkür ederim.

    Paylaşımlarınızın devamının geleceğinden eminim. En azından ben devamını bekliyorum. Diğerleri de böyle düşünüyor diye umuyorum. Alkışlıyorum sizi ve paylaşımınızı...

    İyi akşamlar...
    +5

Tüm Yorumlar

  • Ninjakomando
    Ninjakomando 04 Ekim 2015 - 23:441. Dünya Savaşı ikinci kadar olmasa da rezil bir savaştır. Bir ton şey yazacaktım ama arkadaşlar benden önce davranmış, teşekkür ediyorum bilgilendirdikleri için.

    Siper savaşı denilen şeyin ne rezil bir şey olduğunu görmek istiyorsanız Valiant Hearts adlı oyuna bir göz atın. Batı cephesi ile ilgili çok bilgi vardır.

    Klorin gazının akciğerde ki su ile temas edince, sülfürük aside dönüştüğünü oradan öğrendim mesela.
    +2
    • astronom
      astronom 04 Ekim 2015 - 22:03Değerli arkadaşların,üzerine ben de ekleme yapayım.
      Bunlar yüzeysel kaynaklardan, 1. dünya savaşı hakkında kısa bir kaç bilgi.

      1. Dünya Savaşı'nda yaklaşık 15 milyon kişi öldü, 20 milyon kişi de yaralandı.

      1. Dünya Savaşı'nın dünya ekonomisine zararı o günün parasıyla yaklaşık 185 Milyar Dolardı.

      1. Dünya Savaşı'nın en büyük ordusu Rusya'nındı. Tam 12 Milyon askerden oluşan ordunun 3/4'ü hastalık ve çatışma yüzünden yaralandı, öldü veya kayboldu.

      Savaşın en iyi pilotu Rittmeister von Richthofen (1892-1918), 80 tane uçak düşürdükten en sonunda Fransız pilot tarafından vuruldu.

      1. Dünya Savaşı'nda en sofistike siperler Alman siperleriydi. Özellikle uzun süre dayanması için tasarlanmışlardı ve yatak, mutfak, elektrik ve su tanklarına sahipti.

      Dogfight, yani İt Dalaşı terimi 1. Dünya Savaşı esnasında ortaya çıktı. Bunun sebebi pilotların beklenmedik manevralar yapmak için zaman zaman uçakların motorlarını havada kapamaları ve tekrar çalıştırdıkları zaman köpek havlamasına benzer bir ses çıkması.

      1929 yılında Amerika Başkanı olacak Herbert Hoover, 1. Dünya Savaşı esnasında Amerika Tarım Bakanı'ydı. Amerika halkını savaş esnasında kendi bahçelerinde yiyecek yetiştirmeye teşvik etti ve yemek harcamalarının düşmesini sağladı.

      1. Dünya Savaşı'nda kullanılan topların sesleri yüzlerce kilometre uzaktan duyulabiliyordu. Belçika sınırında olan top atışları 220 kilometre uzaklıktaki Londra'dan duyulabiliyordu.

      Belçika'nın Messines bölgesinde yer alan bir göl, 1. Dünya Savaşı esnasında, İngilizlerin mayınları temizlemek amacıyla patlattığı 45 tonluk patlayıcı ile oluştu.

      Big Bertha, Almanlar tarafından kullanılan 48 tonluk toptur. Yaklaşık 930 kilogramlık topları 15 kilometreye kadar fırlatabiliyordu. Almanlarda 13 adet bu müthiş silahtan vardı ancak silahı kurmak için 200 kişinin 6 saat çalışması gerekiyordu.

      Margaretha Zelle (1876-1917), yani Mata Hari Hollandalı bir dansçıydı. Çifte ajanlık yapmakla suçlandı ve 1917 yılında Fransa'da idam edildi. Üst düzey Fransız generalleriyle ilişkiye girip bilgi sızdırıyordu.

      1. Dünya Savaşı esnasında ünlü İspanyol Gribi tüm askeri kayıpların yaklaşık 1/3'üne sebep oldu.

      Tanklara 1. Dünya Savaşı esnasında Kara Gemisi anlamına gelen "Landship" deniyordu. Daha sonra İngilizler Tank ismini koydu.

      Lav Silahlarını ilk olarak Almanlar 1. Dünya Savaşı esnasında kullandı. Silahlar 40 metreye kadar ateş fırlatabiliyordu.

      İngiliz tankları dişi ve erkek olarak ikiye ayrılıyordu. Erkekler top atışı yaparken, dişilerde sadece makineli tüfek vardı.

      Ağustos 1914'te Almanlar Aerschot'da tam 150 sivili idam etti. Bunun amacı işgal edilen bölgelerde sivillerin ayaklanmasını engelleyici bir korku psikolojisi oluşturmaktı.

      Alakası yok ama bir bilgi de 2. dünya savaşı zamanından biraz öncesi..
      Hitler 1931'de,Avusturya'lı mühendis Ferdinand Porsche'a düşük maliyetli bir 'halk' otomobili yaratması emrini verdi.Araç 1932'de üretildi fakat Hitler arabanın tasarımını çirkin olarak niteler ve hatlarını yumuşatarak yeniden kendisi tasarlar ve 1938'de ortaya Volkswagen Beetle ,yani tospağa ortaya çıkar.
      Arabanın motorunun arkada oluşu ve hava soğutmalı olması donmasını engelliyordu,bu özellikleri 2. dünya savaşında işe yaramasını sağladı.
      +5
      • jamiefoxx
        jamiefoxx 04 Ekim 2015 - 21:57..Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa;
        Adın yazılacak mücevher taşa...
        -1
        • singlewhiteglove
          singlewhiteglove 04 Ekim 2015 - 19:10@emirtimur / Yorumunuzdan dolayı ben size çok teşekkür ederim.Paylaşımlarımın devamı gelir umarım.Ayrıca genel olarak söylüyorum, güzel paylaşımların değerini sizin gibi iyi insanlar biliyor.Sağolun.
          +3
          • emirtimur
            emirtimur 04 Ekim 2015 - 18:40@singlewhiteglove,

            Devamlı takip ediyorum, sürekli kaliteli paylaşımlar yapıyorsunuz. Elinize sağlık. Kendi adıma size çok teşekkür ederim.

            Paylaşımlarınızın devamının geleceğinden eminim. En azından ben devamını bekliyorum. Diğerleri de böyle düşünüyor diye umuyorum. Alkışlıyorum sizi ve paylaşımınızı...

            İyi akşamlar...
            +5
            • halitizm8
              halitizm8 04 Ekim 2015 - 18:35Favorilerime aldım müsait bi zaman da izleyecğim bunu, paylaşan arkadaşa teşekkürler güzel paylaşım olmuş
              +2
              • emirtimur
                emirtimur 04 Ekim 2015 - 18:34Bu güzel yorumların üstüne birkaç bilgi de ben eklemek isterim.

                Aslında, savaştan önce Lahey’de 1899 ve 1907 yıllarında düzenlenen toplantılarda alınan kararlara, imzalanan sözleşmelere ve yayınlanan bildirilere göre savaş sırasında “zehirlerin ve zehirli silahların kullanımı” yasaklanmıştır.

                Bu iki sözleşme Cenevre Sözleşmeleri ile birlikte savaş ve savaş suçları ile ilgili hazırlanan en önemli sözleşmelerdendir. I. Dünya Savaşı başladığı için tabii ki de bir üçüncüsü yapılamamıştır ama kararları açısından evrensel ve önemlidir.


                I. Dünya Savaşı sırasında ilk kimyasal silahları kullananlar bilinenin aksine Fransızlardır. Savaşın başında hatta… Ayrıca Fransızların modern kimyadaki yeri unutulmamalı diye düşünüyorum, bu noktada.

                “Etil bromoasetat” ve “kloroaseton” gazlarını kullanmışlardır. Bunlar göz yaşartıcı gazlardır. Göz yaşartıcı gaz deyip geçmeyin. Yüksek acı ve hatta körlüğe sebebiyet veren gazlardır bunlar. Ciddi etkileri vardır yani. Bilen bilir…

                Bu gazları sondadan İngilizler ve Almanlar da kullanmışlardır. Göz yaşartıcı gazlar, I. Dünya Savaşında kimyasal silah olarak sık sık kullanılmıştır.

                Almanların ilk kullandığı kimyasal silah tahriş edici özelliği yüksek olan “dianisidin klorosülfonat”tır. Sonra “metil benzil bromid” de kullanmışlardır. Bu gaz da yüksek derecede toksik ve tahriş edicidir. Almanlar bu gazı ilk olarak Ruslara karşı kullandılarsa da istedikleri geniş çaplı, yıkıcı etkiyi sağlayamamışlardır.

                Alman kimyasal silahlarının üreticileri, bizde de meşhur olan, “Kayzer Wilhelm Kimya Enstitüsü” ile ortak çalışan “BASF”, “Bayer” ve “Höchst” firmalarıdır. İngilizlerin ve Fransızların da firmalarına bir bakın derim. Savaştan en karlı çıkan olanlardır çünkü… Silah üreticilerinden sonra tabii ki de…

                Göz yaşartıcı gazlar malum fakat “klorin”, “hardal gazı” ve tabii ki de “fosjen gazı” daha ölümcül ve meşhurdur.

                Kimyasal gazla temas sonucu yaşamını yitiren yüz binin üstünde insanın yüzde 85’inin katili “fosjen” gazıdır. Renksiz ve çok ölümcül bir gazdır.

                Britanyalı bilim adamı John Davy tarafından çok önceden sentezlenen bu gazı Britanya Ordusu ve kimya ve ilaç sanayii firmaları daha da ölümcül hale getirerek çokça üretmiş ve sıkça kullanmışlardır.

                Hardal gazının keşfi (ilk sentezi anlamında) Almanlar tarafından olmasa da kimyasal silah anlamında kullanımı Almanlar tarafından gerçekleştirilmiştir. Modern anlamda kullanılan ilk kimyasal silah olarak da bilinir.

                Çok yıkıcı etkilidir. Asfiksi, deri yanması ve erimesi, sinir sisteminin çökmesi, solunum eksikliği ve şiddetli kas kasılmaları ile birlikte kemiklerin kırılması bu etkilerindendir. Bu gazların yıkıcı etkilerinin bazıları hemen gerçekleşse ve görülse de bazılarının etkisi birkaç hafta sürebilir. Uzun ve acı dolu bir harabiyeti hedefler anlayacağınız. Bu gaza Ypres Savaşlarında sıkça kullanıldığı için “Yperite” de denilmektedir.

                Klorin gazı yine ilk defa Almanlar tarafından ve yine Ypres’de kimyasal silah olarak kullanılmıştır. Çok yıkıcı sonuçlara yol açmıştır. Aynı zamanda I. Dünya Savaşı sırasında yüksek öldürücü etki amacıyla kullanılan ilk kimyasal gaz da bu gazdır.

                Bir de Almanların “Weisskreuz” gaz karışımı vardır. Bu karışım; “bromoaseton”, “bromobenzil siyanit”, “bromoetil keton”, “kloroaseton”, “etil bromoasetat” ve “metil benzil bromid” gibi birden fazla göz yaşartıcı gazdan oluşur.

                Bazıları bu gazların yoğun ve sık kullanımı sebebiyle I. Dünya Savaşına “Kimyagerlerin Savaşı”, “Kimyacıların Savaşı” veya “Kimya Savaşı” gibi isimler vermişlerdir.

                Savaşla birlikte göz yaşartıcı gazlar kimyasal silaha olarak kullanılmaya başlanmış. 1915 yılında geniş-çaplı ve yaygın bir biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Öldürücü gazların ve yıkıcı ve yok edici gazların üretimim ile kullanımı da bu yılda başlar. İngilizler ve Almanlar da 1915 yılında çok büyük ve geniş çaplı kimyasal gaz saldırıları gerçekleştirmişlerdir.

                Bu yılın sonuna doğru gazlar daha ölümcül hale gelmiştir. 1917 yılında hardal gazı kullanımı ile ölümler artmış ve savaş çok “adi” bir biçim almıştır.

                Kimyasal gazların yarattığı zayiat sayısı, toplam zayiatlar göz önüne alınırsa, çok düşüktür ama buradaki mesele sayı değildir. Çok büyük acılar içinde can veren insanlar, kimyasal silahların kullanımı, kimyanın kullanılış şekli ve genel olarak işlenen bu insanlık suçudur.

                Ayrıca belirtmeden edemeyeceğim: Gaz maskelerinin gelişmesi ile etkiler azalsa da, yeni silahlara ilk kez maruz kalan askerler tabii ki de en çok etkilenenler olmuştur. Gaz maskelerinin gelişimi ne yazık ki bu şekilde ve bu ölümler sonucu olmuştur. Birçok diğer icat gibi… Ne yazık ki…

                Bu yüzden bu insanları az da olsa hatırlamak, hatırlatmak gerekir diye düşünüyorum. Daha yazılabilecek çok şey var ama şimdilik bu açıdan ve bu kadar olsun. Sorusu olan sorabilir. İyi akşamlar. Saygılar…
                +8
                • hoppakoppa
                  hoppakoppa 04 Ekim 2015 - 14:15allah bidaha yaşatmasın.
                  +5
                  • bizkitch
                    bizkitch 04 Ekim 2015 - 14:11Alkış
                    +4
                    © 2004 - 2019 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...