Onuncu Yıl Marşı Orjinal Hali Taş Plak Kaydı

Çıktık açık alınla on yılda her savaştan;
On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan;
Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan,
Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan.
Türk'üz: Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi;
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!
Bir hızda kötülüğü, geriliği boğarız,
Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız.
Türk'üz, bütün başlardan üstün olan başlarız;
Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız.
Türk'üz: Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi;
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!
Çizerek kanımızla öz yurdun hartasını,
Dindirdik memleketin yıllar süren yasını;
Bütünledik her yönden istiklâl kavgasını...
Bütün dünya öğrendi Türklüğü saymasını!
Türk'üz: Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi;
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!
Örnektir milletlere açtığımız yeni iz;
İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz:
Uyduk görüşte bilgi, gidişte ülküye biz.
Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz.
Türk'üz: Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi;
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!

Söz : Faruk Nafiz ÇAMLIBEL
Behçet Kemal ÇAĞLAR
Müzik:Cemal Reşit REY
Kategori: Ciddi
sitene ekle
Etiketler: 10.Yıl Marşı 1933 Cumhuriyet Atatürk Mustafa Kemal Chp Bayram Milli Türkiye Ankara Anadolu İstiklal Gazi
34 02 Kasım 2017
Yorumlar
Yorum Yaz

Tüm Yorumlar

  • jeanrenoo
    jeanrenoo 02 Kasım 2017 - 15:45anamızı siktin hükümet. yakında bunları dinlemek bile suç olur.
    +7
    • tebete
      tebete 02 Kasım 2017 - 14:17yok glock21 anlatamazsın adamların tek gayeleri bu dünyada üremek ötekisinde de huriler ne diyecen.
      +3
      • xiphoid
        xiphoid 02 Kasım 2017 - 10:33glock21 ağzına sağlık kardeşim çok güzel yazı olmuş
        +4
        • glock21
          glock21 02 Kasım 2017 - 09:23Ülkenin, milletin şu son yıllarda geldiği iğrenç durum düşününce bir zamanlar bu ülkenin böyle bir dönem yaşadığına (1919-1948 arası) inanmak zor geliyor.

          Bütün dünyaya karşı 2000 Yıl aralıksız savaş ver, bu sürecin son 300 Yılı tamamen yenilgi, sefalet, fakirlik, sürekli yok edilme, aşağılanma ile geçsin, en son fiili olarak büütn dünya bir araya gelip bütün topraklarını işgal etsin, seni tam yok edecekken Ergenekon vb. Türk destanlarında hep adı geçen GÖKBÖRÜ adlı yol gösterici lider Kurt gibi bir insan, tek bir adam çıkıp bir anda her şeyi tam tersine çevirsin, aşağı akan ırmakların akışını tersine değiştirir gibi milletin kaderini tam tersine değiştirsi, yoktan, küllerinden yok olmuş bir milleti tekrar 4000 Küsür yıllık varlığının temelleri üzerine yeniden inşa etsin!

          Üstelik imkansız koşullarda ortaya çıkardığı şey de dönemin İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya vb. gelişmiş toplumların dahi ötesinde bir medeniyete dönüşsün!

          Cumhuriyetin ilk yıllarına bakıldığında Atom Bombası yemiş Japonya'nın, 2. Dünya savaşında yok edilmiş Almanya vb. ülkelerin kendini tamamen gelişmeye modernizasyona çalışmaya adayıp bugün bütün dünyada üretimi tamamen eline geçirmiş üstün toplumlara dönüşmesine benziyor.

          Ama biz bunun yerine 1948'den itibaren Orta Doğulu cahil, eğitimsiz, beceriksiz, tembel, vurdumduymaz, aymaz çomarlar olmanın ilk adımlarını attık. 2002 Yılında bu karlaşmalarla sürecinin son vitesine/aşamasına geçtik ve bugün geldiğimiz bu batmış, yok omanın eşiğinde millet haline dönüştük!

          Avustralya Türkiye ile neredeyse bire bir aynı zamanda kuruldu! 1. Dünya savaşında karşılıklı savaştık. Türkiyede Atatürk dönemi başladı, Avustralya İngiliz baskısından çıkıp kendi başına bir millete dönüştü!

          İlk 30 Yılda Avustralya'ya oranla 10 kat ileride olduğumuzu halde bizler Cumhuriyet devrimlerini Atatürk'ten sonra durdurduk!

          Avustralya ise bire bir Atatürk'ün oluşturmaya çalıştığı millet ve devrim anlayışını devam ettirdi!

          Avusturya dediğin okyanusun ortasında kup kuru, % 70'den fazlası neredeyse tamamen çöl, doğru düzgün su, dağ, orman, hatta kanguru ve yabani köpek dışında hayvan dahi olmayan bir yer! Nüfusu 24 Milyon, bunun en az % 25'î göçmen!

          Avustralya şu an sanayi, tarım, ihracat gibi alanlarda patlama yarattığı gibi dünyada en anormal hızla büyüyen ekonomilerden!

          Türkiyede Opel, İngiltere'de Vauxhall, Amerika'da Chevrolet, Buick vb. adı altında bindiğiniz arabaları üretiyor!

          Bir çok araba üreticisine motor parçaları, egzoz vb. ürünler üreten ülkeler arasında en üstlerde.

          Dünyada hayvancılık, ceviz, fındık, üzüm vb. sayısız tarım ürününde en çok üretim ve ihracat yapan ülkeler arasında yer alıyor! Evet, o iklimde fındık, ceviz yetiştirip dünyaya satıyorlar!!!

          Nüfusu olması gerekenden % 80 daha az! Bu nedenle bütün dünyadan 44 Yaş altı, suça bulaşmamış, sağlıklı, eğitimli, laik, yüksek okul mezunu ve/veya kalifiye işçi olan insanlar arasından en beğendiklerini bildiğin at seçer gibi seçerek alıp vatandaşları yapıyorlar!

          Biz ise dünyada kimsenin istemediği, herkesin başına bela Orta Doğu çomarı Suriyeli, Iraklı Kürt, Ermenistanlı Ermeni, Vahabi Arap vb. ne kadar gereksiz adam varsa alayını beşer onar milyonlar halinde alıp Türkiye'ye getiriyoruz! Ülke/Millet adeta bilinçli olarak asimile ediliyor, devşiriliyor, tam anlamı ile dört bir koldan yok ediliyor!

          Bütün bunların sorumluluğunu da "Dıj Gücler Yapii, 2. Kurtuluş savaşı yaşiik" vb. gerzek söylemlerle başka bir şeylere bağlamaya çalışıyoruz.

          Her ülke bir diğerine karşı dış güç = düşmandır. Çıkarları doğrultusunda diğerlerini sikmeyeçalışır. İnsanlık insana dönüştüğü 55 Milyon küsür yıldır bu böyle, bundan sonra da böyle olmaya devam edecek!

          Sen aptal olduğun sürece düzülen, akıllı olduğun sürece de düzen millet olacaksın!

          Bizim ülkemizin dış düşmana vs. ihtiyacı yok. İçimizde bizzat ülkeyi yönetenlerin (Ve güya sözde ona muhalefet olan ama özde yönetenlerin bire bir ekürisi 3 Meclis içi siyasi parti) 16 Yılda bu ülkeye verdiği zararı bütün dünya 4000 Küsür yıldır uğraşmasına rağmen veremedi.

          Düşmanı dışarıda değil, içinde arayacaksın! Zaten en tepende oturuyor!

          Bu ülke 1948'den beri yok komünist, yok muhafazakar, yok sağcı, yok kapitalist, yok şu bu vs. bok püsür her yöntemi denedi ama bir tek 1938'lere kadar gerçekleştirdiğimiz devrim sürecindeki "1930'ların Türkiye'si" olmayı denemedi!!

          1930'ların Türkiye'si sadece son 100 yılın değil, Bütün Türk tarihinin en güçlü ve gelişmiş dönemidir. Çünkü Osmanlı gibi sadece savaş ve ganimet gücü ile geçinen bir güç olmak yerine; Ordusu güçlü, medeni, çağdaş, gelişmiş, eğitimli, sanayiden tarıma, turizme, eğitime kadar her alanda gelişmiş ve anormal bir hızla gelişmeye devam eden bir ülke/Millete dönüşmüştü!

          Eğer din, mezhep, Uzmanlı vb. saçmalıkları bir yana bırakıp, Ülkeyi tekrar 1930'lara reset edip, 1938'de yarım kalan Cumhuriyet devrimlerini kaldığı yerden alıp bire bir aynı şekilde devam ettirirsek; Bu ülke çok değil en fazla 15 Yıl içinde dünyada ABD, Almanya, İngiltere, Rusya, Çin gibi en güçlü, zengin 5 devlet arasına yerleşip, zengi,nlik, refah ve medeniyette tek başına bütün Avrupa'ya eş değer, Güç olarak Amerika ile Rusya arasında bir yerde bir güç haline gelecek konumda!

          BU yapılmadığı taktirde de sonumuz Irk, Suriye vb. den bin kat beter olacağı gibi bira bir Bizans ile aynı kaderi paylaşıp bire bir Bizans gibi tarihten tamamen silineceğiz.

          Şu an sözde "Yeni Türkiye" denen şey bire bir Bizans'ın yıkılmadan öncesi son 50 yılıdır...
          +34
          • viaport
            viaport 02 Kasım 2017 - 08:47Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!
            +10
            © 2004 - 2020 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...