2001 Yılından İstiklal Caddesi Görüntüleri

tırtkadın tırtkadın diyor ki;
Bir turistin gözünden 2001 yılındaki istiklal caddesi..
Kategori: Nostaljik
sitene ekle
Etiketler: Istanbul istiklal caddesi taksim beyoğlu 2001
16 24 Temmuz 2018
Yorumlar
Yorum Yaz

En Popüler Yorumlar

  • dudydude
    dudydude 24 Temmuz 2018 - 15:49kestiniz güzelim ağaçları allah belanızı versin
    +18
  • viaport
    viaport 24 Temmuz 2018 - 16:28Ağaçlı ve güzel zamanı. Şu ağaçları kesenlerin Allah belasını versin. Şimdi tam bir beton yığını ve arap kaynıyor.
    +18

Tüm Yorumlar

  • raunk
    raunk 05 Eylül 2018 - 19:21arapdan geçemezsiniz şimdi
    • rorosat
      rorosat 28 Temmuz 2018 - 06:112001 nostalji oldu, büyüdük amk aklıma ilk gelen bu oldu.. taksim pekte umrumda değil...
      • rorosat
        rorosat 28 Temmuz 2018 - 06:09istanbul’u terk etmeyen kaç kişi kaldık?
        • buvideoyayorumyapmak
          buvideoyayorumyapmak 26 Temmuz 2018 - 11:28eskiden taksime gitmek çok güzel bir şeydi. 2 gün önce uzuuuun bir zaman sonra ilk defa gittim her yer arap ve yol soranlarla dolu. hadi insanını geçtim beton yığını iğrenc bir görntü.
          +1
          • pokerfaceas
            pokerfaceas 25 Temmuz 2018 - 12:58teröristin mecliste gezdiği zamanlarda güvenlik kameraları sokakları iyi görebilmeli kesin ağaçları yaşadığımız yıllar orospu çocuklarının fink attığı yıllar
            -3
            • komedya
              komedya 25 Temmuz 2018 - 03:26Dükkan sahiplerinin isteğiyle kesilmişti ağaçlar. Götlerine battı amına kodumun çocuklarının.
              -1
              • proviron
                proviron 25 Temmuz 2018 - 02:43geçen haftasonu gece taksime gittim bikaç arkadaşla.ananı avradını sikiyim hayatımda bu kadar kötü bir ortam daha görmedim.1 gram abartıyosam şerefsizim.meydanın ordan taa aşağı asmalımescite kadar yürüdük.aga meydan,yerlerde,çimlerin üstünde oturan suriyeli ve araplarla dolu,dilenciler,satıcılar,çingeneler yapışıyor.beyoğlunda yürüyen 5li 6lı sakallı,kapkara,zapzayıf grup halinde suriyeli erkekler,gene beyoğlunda duvar dibinde çömelmiş,alkol alıp insanlara laf atan erkek sürüleri..size yemin ediyorum ki türkiye'de ve yurtdışında çok yeri gezdim gördüm,sıfır abartıyla söylüyorum hayatımda geçen haftasonu ctesi günü gördüğüm taksimdeki o insanları ve o ortamdaki kaosu,kalabalığı,potansiyel suç ortamını,arap ve suriyeli erkeklerin grup grup yanyana gezdiği pis ortadoğu görüntüsünü hiçbir yerde görmedim.ben bir erkek olarak abartmıyorum tırstım ve inanın utandım.çok çok kötü.yazık yemin ediyorum.10 sene sonrasını varın siz tahmin edin..
                +9
                • abadayı
                  abadayı 25 Temmuz 2018 - 01:27şimdi siktimin araplarından geçilmiyor
                  +2
                  • westxx
                    westxx 25 Temmuz 2018 - 00:47nüfusun 10mılyonu geçmediği güzel zamanlar
                    • sirfbunuyazmakic
                      sirfbunuyazmakic 24 Temmuz 2018 - 23:18geçtim 2001'i 2010 yılındaki halinden bahsetmek istiyorum. anadolu'dan gelmiş, gözü açılmamış, hayatında pek de öyle cafcaflı, eğlenceli anlar yaşamamış safçana bi genco olarak 2010 yılında yaz günleri arada buraya gidince başımdan geçenler;

                      -buluştuğum bi kızla caddeye burger king tarafından girip yürüğünde soldan ikinci sokak, hayal kahvesi var, onu geçince sağa döndüğündeki sokakta şuanda adını hatırlamadığım çok ucuza bira satan 4 katlı bir mekan vardı, insanlar genelde kapıda dışarıda otururlardı gündüz saatleri, üst katlar boş olurdu, melis'ti adı, hayatımda ilk melis görüşüm, filmlerde vardı o zamana kadar melisler bizim için sadece, ilk buluşmada bu bar binasının üst katlarından birinde hemen karşımızda göz göre göre mekan kamerası bulunmasına rağmen kızla öpüşmelere, yiyişmelere başladı, rujuyla peçeteleri öpüp öpüp bana vermişti, yine rujuyla barın balkon duvara çeşitli şiirler notlar yazmıştık, sonra mekan kalabalıklaşınca rahat yiyişiriz diye afm sinemasına gidip önümüze gelen ilk filme girdik, salon çok büyük ve karanlıkta, kız da sarhoş, öpüşürken bi yerden sonra kalktı kucağıma geldi, zangır zungur sürtünüyoruz öpüşüyoruz, yüzüme bi ışık huzmesi yayıldı, el feneriyle karşımda sinemadaki yer gösterici duruyordu, "sizi dışarı alabilir miyiz" demişti, hiç rock n roll birisi olmamama rağmen hayatımda o hisse en yaklaştığım anlarda biriydi, bi yandan utandım ama bi yandan da bişey olmuyomuş amında kodumun hayatını böyle yaşayınca diye içten içe bir rahatlamayla sinemadan atıldık,

                      -yine aynı sıralarda asmalımescit'te parantez diye bi mekan vardı, birayı alır sokakta ayakta içerdin, o dönem her bir türke karşılık bir de yabancı vardı ortalıkta ve yabancılar sarışın mavi gözlü taş kızlardan oluşuyordu, hollandalı, alman, avusturyalı, rus, isveçli, belçikalı, arap marap çok nadir hatırlıyorum, dediğim gibi çapkınlık olaylarında hayatımın geneli tutuk geçti, öyle atlongoç birisi olamadık, yurt dışında ne bileyim belgradda, stockholm'de, kharkiv'de, kiev'de, kopenhag'da, marsilya'da falan da bara gitmişliğim var ama oralarda da kimseye atlamamı sağlayacak rahatlığı hissetmedim hiç, tıpkı türkiye'de 2010-2013 arası taksimi dışında her yer de olduğu gibi, ama taksim başka o sıralar, beni bile moda sokuyor, beni bile dünyayla bir ritm yakalama, bütünleşme yaşama hissine sokuyor, ki en pahalı uyuşturucu maddelerin verebileceği bi histir bu normal şartlar. taksim bedava veriyor o sıralar. faces'ın yanındaki parantez'in önünde bir yazda en az 10 farklı yabancı kız grubuyla tanıştık, hiç biriyle de sevişmedik. o gece için eğlenmelik şeylerde. parantez'in önünde elinden bira dikilirdin, ya mekanda içen ya oradan geçen birisi sana dikkatli dikkatli bakar, seni buyur ederdi, ya da direkt kendisi gelir bir adres bi bişey sorardı, genelde de dans edecek iyi bir bar ararlar, istanbul'u pek bilmedikleri için senden bu konuda yardım isterler, sen de aa çok iyi bildiğim bi yer var deyip muhabbete dalır sonrasında artık otto'yo motto'yo, facesa falan götürürdün. deli gibi tepişirdiniz. bir gün iki arkadaşımla daha bira içerken çocuklar gitti içerde bi yerde oturdu, bense dikiliyordum sokakta, 3 tane huri gibi baltık olduğunu düşündüğüm sarhoş kız geçerken bana bir şey söylediler ve sonrasında seke seke koşmaya başladılar, ama ceylan gibi sekiyorlar, ne dediklerini anlamadım, ne dedikleri pek sikimde de değildi zaten. kovalamaya başladım. önce yavaş bir hızda sekerek koşuyorlardı, ben de yavaş yürüyordum, sonra hızlanmaya başladılar, ben de postacı yürüyüşüne geçtim, bi yandan da arkadan sesleniyorum, onlar da kendi dillerinde bir şeyler konuşup kahkahalarla karşılık veriyorlardı, sonra baya baya koşarak kaçmaya başladılar, ben de koşarak kovalamaya. 50 tane ara sokakta geçtik, her yer kalabalık, koşa koşa kaçan üç kız, onları suratında ciddi bi ifadeyle hey mey diye kovalayan bi adam. komik bi görüntü olsa gerek. yakaladım bi yerde biraz konuştuk, dans edebilecekleri iyi bi bara gitmek istediklerini söylediler, tamam dedim gelin, biz de zaten 3 kişiydik sizi arkadaşlarımla tanıştırıyım. ikisi kolum girdi, ben de bellerinden kavradım, elemanları bıraktığım yere bi dönüşüm var dersin habsburgları tokatladıktan sonra jena'ya giren napolyon.

                      gider böyle. ne hikayeler ne hikayeler. dediğim gibi benle ilgili bi durum da değildi bu anlattıklarım çünkü bi daha hiç öyle şeyler yaşamadım öncesinde de sonrasında da taksim dışında bi yerde. belli bi zaman aralığında taksim öyle bi harikalar dünyasıydı ki oraya gidip 1 gün boyunca takıldığın takdirde, başına masalsı bi hikaye gelmeme ihtimali yoktu. mutlu dönerdin eve.

                      istanbulda yaşamama rağmen en son 2 sene önce gittim, şimdiki halini yorumlamak bile istemiyorum. amk böle işin.
                      +4
                      © 2004 - 2020 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...