Ömrümün baharını piyano çalarak heba etmeyi ister miydim? Sanırım bir kez daha gelsem gider fagot, obua, yan flüt tarzı üflemeli aletler çalardım. Bir seviyeden sonra her parçayı çalabilecek duruma geliyor lan insan onlarda. Ucu, bucağı var en azından.
Oysa ki piyano öyle mi?

Şimdi yaş sınırı koymak yanlış olur. İçinizde piyano'ya karşı bir istek, bir çekim varsa diye farzediyorum. Sonuçta güzel, çekici, sesi hoş bir çalgı. En azından bana göre. Böyle bir havası, parça çalabilince bitmez tükenmez bir mutluluğu var.

Her şeyden önce bu alete kesinlikle ara vermemeniz gerektiğini, aksi takdirde başladığınız yere geri döneceğinizi unutmayın. Hevesim geçene kadar çalar, sonra bırakırım derseniz, sadece çaldığınız süre içinde tatmin etmiş olur sizi.

Eğer piyano çalışmaktan sıkılacağınızı hissediyorsanız, bu hissiyatı üzerinizden atmaya çalışın. İlla bir hoca bulup çalışmanıza gerek olmadığını belirteyim, tabii 6-7 yaşında değilseniz. Sonuçta Chopin, Beethoven ailelerinin isteğiyle bir sanat merkezinde aylığı 300 liraya piyano dersleri almadılar. Bazı iyi kalpli besteciler, piyanist olmak isteyen her genci piyanist edebilecek metotlar yazdılar.
Hanon, Beyer, Czerny bunların en ünlüleridir. Tavsiyem Hanon, tek başına parmak oturtmaya yeter de artar bile. 1 yıl içinde rahat Moonlight Sonata, Nocturne in C#minor çalacak seviyeye getirir. Fakat bu 1 yılınızı, Hanon içindeki egzersizleri akıcı ve seri bir şekilde çalabilmeye ayırmalısınız, günde yaklaşık 1 saat yeter, hatta fazladır.
Tabii önce bir piyanoya sahip olmalısınız. Maddi durumlar buna engel olabilir, anlarım. İyi bir akustik duvar piyanosu 3500 tl'den başlıyor. Tabii bu durumda elektronik piyanolar imdada yetişiyor. Bir zamana kadar insanı idare edebilecek pahalı olmayan aletlerdir bunlar.
Maddi durumum uygun, illa da çalıcam, ya da çocuğuma, yeğenime çaldıracağım derseniz kendi hikayemi anlatmaya başlayabilirim.

Efenim, gittiğim çocuk korosundaki yetkili şahıslar piyanoya olan ilgimi görüp beni başlatmışlardı bir şekilde. Çok çalıştım. Yaşıtalrım sokakta saklambaç oynayıp fink atarken, ben piyano kurslarında çürüyordum. Buna mazoşistçe itiraz etmeyen bendim. Üstelik ilk piyanomu, yetenekli ve istekli olduğumu gören bir konservatuar öğrencisi hediye etmişti. Kendisinin sahip olduğu bu eski ve akordsuz rus piyanosu beni uçurdu adeta. Kendisini halen saygıyla anıyorum.
Klasik müziğe, özellikle Chopin'e olan tutkum giderek büyüdü. Meşhur ''Piyanist'' filminde de duyulan do diyez minör noktürn, dönüm noktam oldu. Chopin'ler, Bach'lar derken Liszt'ten ilk eserimi çaldım falan filan vs vs...
Bunlar bahane sevgili okuyucu. Benim içimde bu müziğe karşı hep bir ilgi oldu. Fantaisie impromptu, Nocturne op.9 no.2 gibi eserleri walkman ve idil biret kasetiyle dinleyen bir ergen oldum ben. Büyük bir zevkle dinlediğim parçaları çalabilmek, bana mastürbasyondan daha büyük bir zevk veriyordu. Hala da öyledir.
Hiç bir zaman çok çalışmadım, istekli çalıştım.
İstek her şeydir piyano çalmak isteyen biri için.

Ben çocukluk ve ergenliğimi bir çalgı uğruna heba ettim. Memnunum ama. En azından Ballade no.1 çalarken acayip mutlu oluyorum. Antidepresan'ım benim. Eskiden komşuların hakaretine uğrardım. Apartmanda piyano çalmak zor zanaat. Neyse ki geç olsa da klasik müziğin dinlendiriciliğine alıştı hepsi.
Yaşıtlarımdan geri kaldığımı düşünmedim hiç. Sosyal bir insan oldum. Piyano sadece başka insanlarda olmayan bir organ gibiydi benim için. Arada ''okşuyordum''. ^^

Piyano, herkesin anlayamayacağı kadar zevk veren bir araç. Yaşım geçti diye de düşünmeyin. Sadece istekli çalışmak bile 1 senede mükemmel hale getirir insanı. Piyanolu günler efendim...

Bir Ömrün Baharını Piyano'yla Heba Etme Rehberi

2.304 kez bakıldı - 06 Ağustos 2012
johnberk johnberk diyor ki;
Kategori: Müzik
Etiketler: piyano piyanist chopin bach mozart idil biret hanon piano klasik müzik
3 06 Ağustos 2012
Yorumlar
Yorum Yaz

Tüm Yorumlar

  • kul'yabani
    kul'yabani 12 Ağustos 2012 - 23:21piyano, keman ve yan flüt çalmayı çok istedim
    param ve zamanım olmadığı için ölürken bile bir hayal olarak kalacak benim için
    [ispiyonla] [cevap yaz]
    +2
  • johnberk
    johnberk 10 Ağustos 2012 - 20:01@witchase seni çok iyi anlıyorum. başladığım ilk iki yıl hayatı zehir etmişti zaten bana. ancak gerçekten istediğini çalabilmeye başladığın an keyif almaya başlıyorsun... yeteneksiz olduğuna kesinlikle inanmıyorum. elbet kendi enstrumanını bulursun...
    türk müziği ekolüyle büyümüş olsaydım sanırım kanun çalmayı isterdim. sen hiç denedin mi?
    [ispiyonla] [cevap yaz]
    • HePa
      HePa 08 Ağustos 2012 - 06:45Kız arkadaşlarınız, enstrümanlarınızın başında geçirdiğiniz vaktin fazlalığından dert yanıyorsa doğru yerdesiniz demektir. [ispiyonla] [cevap yaz]
      +2
    • witchase
      witchase 07 Ağustos 2012 - 23:53hayatı boyunca bişi çalmayı denemiş ama becerememiş, herkesin bişi çaldığı bi evde olmasına rağmen beceriksizliğini defalarca ispatlamış biri olarak özenerek, imrenerek ve hatta kıskanarak, haset ederek okudum :)))önce her insanın kendi enstrümanını bulması gerekir ,sen ne şanslısın bulmuşsun ki galiba bunun için yetenek gerekiyor :) benim gibi yeteneksiz olduğun halde "bişiler çalmak" istiyorsan hayatının belli bi dönemi belli kurslarda belli enstrümanlarla geçiyor ki ben önce üflemeli sonra yaylı sonra vurmalı en sonda aman ne var tuşuna basıyosun ses geliyor diyerekten tuşlu enstrümanları denedim amma lakinki öyle olmuyormuş babam bağlama "tıngırdattığı" için hiç ona bulaşmak istemedim, kardeşim kemanla başladı, klasik kemençeye bi el attı şimdi çello diye tutturmuş durumda, en azından yaylılardan gidiyor. bi tanesi senelerdir ney üflüyor en istikrarlımız o bizim:) işin ilginci gitara kimse merak sarmadı bizim evde, Türk müziği diktasıyla büyüdüğümüz için olabilir bak o yüzden çello isteğine geçit verilmiyor. Senin gibi zevk alarak çalabilmeyi isterdim ama olmayınca olmuyor işte ben yeteneksizim beceriksizim ve sıkılganım bu alanda [ispiyonla] [cevap yaz]
    • © 2004 - 2020 Alkislarlayasiyorum.com Tüm Hakları Coca - Cola'nın formülü ile aynı yerde saklıdır...